Yıllardır dünyanın gözü önünde zulmeden, yıkan, öldüren ama kendini yenilmez ve dokunulmaz gösteren işgalci bir rejim var… Küresel medya onun güçlü ordusundan, yüksek teknolojisinden, demir kubbesinden bahsedip durdu… Devletlerin yöneticileri ya sessiz kaldı ya da bu terör rejiminin yanında saf tuttu, adını tarihe işbirlikçi olarak geçirdi... Ama hakikat başka bir yerdeydi. İsrail, görünenden çok daha zayıf bir yapıya sahipti. Ve bugün, onun sonunu izliyoruz.

 

7 Ekim 2023’te başlayan Aksa Tufanı operasyonuyla birlikte kulaklarımda aynı ses yankılanıyor… gözlerimin önünde aynı görüntü:

 

“2027 yılında İsrail diye bir varlık olmayacak.”

 

Bu söz, şehadetinden önce müjdeyi veren büyük bir mücahide, Şeyh Ahmet Yasin’e ait.

 

1999 yılında yaptığı açıklamada şöyle diyordu:

 

"Tam olarak 2027 senesinde İsrail diye bir varlığın olmayacağını söylüyorum."

 

Ve ardından Kur’an’a işaret ediyordu:

 

“Kur’an, milletlerin her kırk yılda bir değişime uğradığını söyler. İlk kırk yıl felakettir, ikinci kırk yıl mücadeledir, üçüncü kırk yıl ise zaferin ve özgürlüğün vaktidir.”

 

Bugün bu sözlerin gerçekleştiğine şahit oluyoruz. İran’dan gelen füzeler, işgalcilerin yerle bir olan binaları, siren sesleri eşliğinde sığınaklara koşan insanlar ve işgal ettikleri topraklardan kaçan buldukları ilk uçakla kaçan korkaklar… …Bütün bu görüntüler, bir devrin kapanmakta olduğunu ilan ediyor. Yıllarca Filistinlilere kan kusturan bu rejim, şimdi kendi halkını bile koruyamaz durumda. Artık "dokunulmaz" değil, artık korkulan değil.

 

Aslında Aksa Tufanı’nın başladığı ilk gün bunu göstermişti bize. Fakat sadece Filistin topraklarını işgal etmekle kalmamış, zihinlerimizi de öylesine işgal etmiş ki hala daha İsrail’in bu olanların acısını kat be kat çıkartabileceğini düşünen zavallılar var aramızda. Hala daha İsrail’e darbe vuranın yanında olmak yerine niyet sorgulaması yapanlar var… Biz zalimin karşısında kim varsa onun yanında dururuz. İsrail’e kim taş atarsa, ayağının takılmasına kim sebep olursa seviniriz.

 

Tarih, hiçbir zulmü ebedî kılmadı. Firavunlar, Nemrutlar, Ebreheler… Hepsinin sonu geldi. Çünkü hak, her zaman batılı yerle bir etti. Bugün de aynı hakikat sahnede: Bir zulüm rejimi yıkılıyor, bir direniş yeniden doğuyor.

 

Peki ya biz? Tarih bizi nasıl yazacak?