Korkunç bir şey… Gündemin en yoğun olduğu, en bıçak sırtı olduğu dönemlerde, hükümete yakın trol ağlarının harladığı söylemleri aklımız almıyor. Toplumu batıl bir kaosa sürüklemekten hiç çekinmiyorlar. Zihinlerin şirazesini kaydırmaktan imtina etmiyorlar. Bedeli her ne olursa olsun, hükümetin yani bizce farkında olmadan bile olsa Siyonizm’e hizmet eden zihniyetin, menfaatine bir çıkarımda bulunabiliyorlar. Hükümeti aklamak pahasına… İnsanlar mı dinden soğumuş… Enflasyondan şikâyetçi gariban halk mı cinnet geçirmiş… Depremzedeler mi donarak ölmüş… İslam coğrafyası mı paramparça olmuş… Şara’yı aklamak için Erbakan Hoca’yı mı harcamışlar… Hicret diye feveran ederken, Gazze’yi tatil köyü mü yapmışlar… Toplumda mezhep savaşlarının alt yapısını mı hazırlamışlar… Zerre miskal umurlarında değil… Neden? Çünkü patron mutlu son istiyor…
Modernist Müslümanlardan oluşan bu yazar, akademisyen, şovmen kitlenin son zamanlarda gözüme çarpan en cüretkar yaklaşımlarına birkaç örnek verelim.
HAMAS’ı Stratejik Hata Yapmakla İtham Ettiler!
1917 yılından beri oluşan bir direniş hafızası… Kırk tank kuvvetinde mücahit liderler ordusu… Gerçek bir şeriat üzerine ihtisasını tamamlayan kahraman bir toplum… Düşmanın teknolojisine mağlup olmayacak kadar hendese bilgisi… Hem sivil toplumda, akademik anlamda, hem medya anlamında, hem cephe anlamında, hem siyaset anlamında kendini geliştiren muazzam bir İslami Hareket HAMAS… Şehit İsmail Heniyye, Şehit Yahya Sinvar, Şehit Muhammed Dayf ve daha niceleri… Bu profilde olan bir beldenin başlattığı Aksa Tufanı gibi şanlı bir destanı, stratejik bir hata olarak nitelendiren kitlenin ahlaksız, karaktersiz yaşam biçimlerinin özelliklerini tek tek saymamıza gerek yokheralde…
Erbakan Hocamızı Küçümsemediler!
Suriye’de yaşanan hadiseleri aklamak adına kaleme alınan sözde yazıların birinde, “Bizim Milli Görüşçülere gelince; soğuk savaş döneminden kalma politik kehanetleri bir kenara bırakın. Modern dünya bir makine mühendisinin aklının alamayacağı kadar karmaşık ve değişken olgularla dolu bir yer” ifadesi yer alıyor. Gülelim mi? Ağlayalım mı? Cinnet mi geçirelim? Sen kimsin de Erbakan gibi bir akademisyeni eleştirebiliyorsun? Sen kimsin de Erbakan gibi bir sivil toplum liderini, basit makine mühendisliği vasfına sığdırabiliyorsun? Sen kimsin de Erbakan hocamız gibi senin ağa babalarını adam eden, siyasi bir lideri siyasi bir konu da geri kalmışlıkla itham edebiliyorsun? Çapın kaç?
Enin boyun hacmin? Kaç kuruşluk adamsın? Ha bu arada Erbakan hocamızın öngörüsünün tersine işleyen bir Suriye göremiyoruz hala? Her gün İsrail tarafından bombalanan bir Suriye izliyoruz hala? Kaç ay geçti? Ne oldu sizin halife Reis? Kaldı ki dün Suriye hakkında İsrail hakkında komplo teorisi, kehanet gibi kavramlardan kaçan zatlar, bugün İran konusunda müneccimliğe soyunabiliyorlar… Bu saygısızlıktaki bu tutarsızlıkta ki adamlara sorsan Medeniyet peşindedirler…
Gazze Ehline Hicret Önerdiler!
Hükümet yalakası dolaylı yoldan Siyonizm’in kaplanları olan bu zatlar bununla da yetinmediler. Tüm dünyaya gerçek İslam’ı öğreten, aylardır lanetlenmiş kavmin ağır bombardımanına rağmen evlerini terk etmeyen, haktan gayrısından çekinmeyen, ölümü şehadet sayan kutlu insanlar beldesini terk etmeyi önerdiler… Siz kim Gazze ehli kim… Sizin önerinize mi kaldılar? Haydi diyelim size kulak verdiler. Cepheyi terk etmeyi mi öneriyorsunuz? Bu mu yegâne çözümünüz?
Yeni Gündem: İran mı Daha Tehlikeli İsrail mi?
Sapkınca bir soru… Bir insanın ciddi ciddi bu sorunun altını deşebilmesi için ya harbi sağlık sorunları olması lazım… Ya Siyonizm’in içimize yerleştirdiği bir ajan olması lazım… Ya da parayla çalışan profesyonel biri olması lazım… Sağlıklı bir insan bu soruyu soramaz. Bu soruyu soranın İslami bilgisi dahi çok cılızdır… Çok basit bir şekilde, sadece bir ayet üzerinden dahi bunu irdeleyebiliriz.
“(Ey Muhammed!) İman edenlere düşmanlık etmede insanların en şiddetlisinin kesinlikle Yahudiler ile Allah’a ortak koşanlar olduğunu görürsün. Yine onların iman edenlere sevgi bakımından en yakınının da, “Biz Hristiyanlarız” diyenler olduğunu mutlaka görürsün. Çünkü onların içinde keşişler ve rahipler vardır. Onlar büyüklük de taslamazlar.” (Maide – 82)
Ayet Yahudileri en azgın kavimlerin başında sayarken, Hristiyanlara dahi pay bırakıyor. Kaldı ki Allah’ı ve Resulünü kabul eden, kendi için de dahi birçok kola ayrılan İran toplumu… Velev ki sapkın kabul etsen bile… Yine ayet Yahudilerle başlıyor! Yine Yahudilerin zihniyeti çok daha dönüşü mümkün olmayan bir noktada… Yine İsrail’i tercih ederim diyemezsin! Yine İsrail’i vuran İran’ı proje yürütmek ile itham edemezsin! Kendince fark ettirmeden, Yahudileri masum bir noktaya çekip, tüm kötü algıyı İran üzerine kaydıramazsın… Yani sağlıklı bir insansan, ajan veya çalışan değilsen tabi…
İsra Suresi’ni Okumanızı Tavsiye Ediyoruz
İsra Suresi’nin 4-5-6-7 ayetlerinde İsrailoğullarının yeryüzünde iki kere bozgunluk çıkaracaklarından bahseder. Birinci bozgun zamanı geldiğinde “bir takım güçlü kullar” vasıtasıyla Allah’ın onları cezalandırdığını söyler. İkinci bozgun zamanı geldiğinde ise aynı şekilde muamele edeceğini vaat eder. Müfessirlerin ortak görüşüne göre birinci bozgun zamanı diye nitelendirilen dönem M.Ö. VI. Yüzyılda Babillerin Kudüs’ü işgal ederek İsrailoğullarını sürgün ettiği, Süleyman Mabedini yıktığı döneme tekabül etmektedir. Buna göre bir takım güçlü kullar tanımlaması Pagan Babiller için yapılmış oluyor. Babillerin dini inançları ne biliyor musunuz? Pagan… Evet Allah isterse, müşrikler bile gelir Kudüs’ü alır. Nokta. Mümin, ehlisünnet, bilmem ne okulunda ders alma şartı aramıyor Allah… Hâsılı İsra Suresinde bahsedilen bir takım güçlü kullar ifadesinin karşılığının İran veya başka bir devlet olup olmayacağını nereden biliyorsunuz? Bilmiyorsunuz. Allahtan korkun, İsrail’in vurulmasına sevinin. Türkiye olarak bir baltaya sap olamıyoruz. Bir kurşun sıkamıyoruz. Bir de adamların çocukları ölürken, adamların şehirleri tahrip edilirken, adamları tekfir etmeyelim… El İnsaf…
Sonuç
Müslümanlar, savaşta her yolun mübah olduğuna inanmazlar. Cihat ederken dahi hak hukuk gözetirler. Ahir zamandayız. Çok zor zamanlardan geçiyoruz. İslam âlemi darmadağın… Yahudiler tüm vahşetleri ile insanlığı tehdit ediyorlar. Aynı anda Gazze’yi, Lübnan’ı, Suriye’yi, İran’ı bombalıyor… Evlatlarımız paramparça şehit oluyorlar. Aylardır yumruklarımızı dişimizi sıkmaktan bir hal olduk. Bir tane erkek çıkmış. Tel Aviv’i vuruyor. Belki de çok büyük idealleri yok. Kendini koruyor. Öyle olsa bile Yahudi’yi vuruyor. Lanetlenmiş sapkın Yahudi’yi vuruyor. Kendilerinden olmayan tüm insanların kanını içmeye yemin etmiş Yahudi’yi vuruyor. Rim’in Hind’in katili olan Yahudi’yi vuruyor. Durun artık… İyi niyetliyseniz Allah için ya hayır konuşun ya susun… Kötü niyetliyseniz, bizi her daim karşınızda bulacağınızdan emin olun. Selametle kalın sizi gidi Siyonizm’in Kaplanları sizi…