Günümüzün tartışma konusu olan kavramların ne kadar yersiz, pespaye ve sıradan olduğu ortada. Gerilen ortamın ve gerdirilen toplumun, insanların boş ve saçma kavramlar etrafında odaklandığı görülmektedir. Sosyal olaylar hızla değişirken, kurgular İslâm a ve Müslümanlara karşı yapılırken, bütün dikkatler belli odaklara çekiliyor. Günümüzde tartışma konusu edilen sağ ve sol kavramlarının anlamsızlığı gözardı edilerek. Türkiye de komünistlerin hiçbir zaman bir etkisi ve tehlikesi olmadı. Sanal ve uydurma kavramlarla insanlar, yapay perdelerle ayrıştırılıyor ardında da bir "Horoz dövüşü" başlatılıyor.

Türkiye de iktidar çekişmesi içinde olanların öyle sanıldığı gibi sosyolojik oluşlarla ilgili değildir. Cumhurbaşkanlık seçimi tartışmasında yaşanan gerilimde, mevcut iktidarın Amerikancılığı, AB ciliği ve hatta BOB çuluğu, Medeniyetlerarası ve Dinlerarası cılığı, light İslâmcılığı bir kenara bırakılarak sağ sol ekseninde bir tartışma ve gerilim oluşturuluyor. Bu iktidarın İslâm duyarlılığı diye bir sorunu yoktur. Bütün mücadele iktidar kavgasıdır ve çıkar ilişkisidir.

CHP sol bir parti değildir, böyle bir özelliği yoktur. İngiltere deki siyasal partilerin benzerlerinden bir partidir. İktidar partisi de onlardan biridir. Adını ve tanımını kendisi koymuştur. Bu iki partinin çekişmesinde belli egemen çevrelerin çıkar çekişmeleri vardır. Çıkar pastasından pay alıp alamama sorunu var.

Toplumu muhafazakârlık kavramıyla Amerikancı bir ruha büründürenlerin bu medeniyet ile ilgili hiçbir çabaları yoktur. Üzerinden geçen bu kadar zamanda hiç bir çabası olmayanların, toplumun sürüklendiği felaketler düzleminde ne yaptığına bakılmalı.

CHP yi sol göstermek, komünist göstermek yanılsatıcılıktan başka bir şey değildir. Onların çıkışları da aslında bir iktidar kavgasından başka bir şey değildir. Belli medya grupları, ellerindeki birkaç koz ile saldırarak pastasının payını artırmaktan başka bir şey yapmıyor.

Akepe iktidar olduğu dört yıllık zaman diliminde toplumun çözülmekte olan ahlâk sorunuyla ilgili hiçbir adımı olmamıştır. Böyle bir sorunu da yoktur. Milli Görüş düşüncesinin ve geleneğinin temel sorunsallarından biri olan "Önce Ahlâk ve Maneviyat" vurgusu bir sorunun ve bir derdin varlığını imliyor. Bugün hiç kimse huzur içinde değildir. Aileler tedirgindir. Soygunlar, hırsızlıklar, fuhuş, alkol bağımlılığı, esrar, eroin kullanımı ve alışkanlığı, ahlâksızlık başını almış gidiyor. Günümüz iktidarının böyle bir sorunu olmadığı için bütün kavgalar iktidar mücadelesindeki çıkara dayanmaktadır.

Akepe nin meclise taşıdığı kimi milletvekilleri bugün ANAP tadır. Bu milletvekillerinin Akepe deki milletvekillerinden ne farkı vardır CHP den Akepe ye geçen milletvekilleri oldu, onların farkı ne. CHP li bütün milletvekillerini Akepe ye taşınsın ve tek parti halinde mecliste olsun sonuç bugünkünden hiç farklı olmayacaktır. Bu toprağın insanları köken olarak Müslümandırlar. Siz bakmayın onların sağ sol gerilimini tırmandırmalarına. Sorun, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminden beri cumhuriyet tarihi boyunca pastayı tek başına yiyenlerin bugün bu pastadan mahrum olmaları sorunudur.

Akepe, bir fikir partisi değildir. Bir düşünce partisi hiç değildir. Gençliğinin de kendisinin de böyle bir sorunu yoktur. O kurumun topluluklarında bulunmak insana manevi bir haz vermiyor. Manevi hazzı olmayan bir yerin manevi yönü de olmaz. Kaldı ki, bu kimseler geçmişte Milli Görüş çatısı altındayken farklı bir ruh ve atmosfer içinde bulunmaktaydılar. Geçenlerde il divanında bir arkadaşımız ilginç bir anekdot aktardı. 1994 seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı RP tarafından kazanılınca Yeni Sahra mahallesinde bir temsilcinin kardeşi, yol kenarına çıkıyor, belediye otobüsleri her geçtiğinde ellerini açarak Allah a dua ediyor. Otobüsler dolu geçsin diye. Belediye nin bütçesi dolsun bu arkadaşlar rahat çalışsınlar diye. Bu olay, öyle sanıldığı gibi sıradan bir olay değildir. Bir ruh olayıdır. Bugün iktidar erkini ellerine geçirenler, Türkiye Müslümanlarının, Dünya Müslümanlarının sorununu çözme dertleri yoktur. İktidarda Süleyman Demirel gibi "Beyefendi" tanımlamasına uyma çabası içindedirler.

Sokakta insanlar bu gerilim ortamında öyle bir ruh hali yaşıyorlar ki komünist CHP falanın cumhurbaşkanlığına karşı çıkıyor. Köşke bir komünist mi çıksın

Kafa karışıklığının bu kadar yoğun olduğu bir zaman düzleminde hiçbir şeye sağlıklı bakılamıyor.

Türkiye de sağ sol diye bir şey yoktur. Batıcı Muhafazakâr demokratlar ile, Batıcı Sosyal demokratların iktidar kavgası, çıkar kavgası vardır. Bütün kavga kitleleri kendilerine kilitlemek ve varlıklarını sürdürmektir.