Tıpkı boşalttığı evin sahibine zarar vermek isteyen bir hınçla, bahçedeki bütün hortumları keserek.
Ya da üzerinden trenlerin geçtiği rayları keserek.
Yahut petrol boru hattını vurarak.
Kızdığı komşusunun çocuğunu kaçırıp katlederek.
Kaçırdığı köylüsünün bebeğini aç bırakarak öldürerek.
Zarar vermeden ölecek kadar hırslanan, yaşayamayan, yerinde duramayan, kötülüğe kanınca muradına eren bed taife.
Verilen zararlara bir yenisini ekleme yarışında artist.
Medine’nin başına örebilir miyim çorabı telaşı ile.
Çocuk tecavüzü çamurunu boşaltmaya kalkışıyor.
Sapkınlığın gaddarlığın kol gezdiği bir dünyada hiç haberimizin olmadığı apak Medine’yi getirip kalbinin karası ile boyamak istiyor.
Verdiği zararla mutlu olanlar arasına karışıyor.
Kâr zarar hanesi her zaman birbirlerine iki hasım gibi.
Verdiklerimiz, dağıttıklarımız, yardımlarımız ancak zenginliğimiz, en büyük kârımız.
Sevgimiz, ilgimiz, baş okşayışımız, derdiyle dertlenişimiz, sevinçleri paylaşımımız.
Bizdeki kendilerine zarar verenler.
Yüreğimizde taşıdığımız onca büyük sevgilerini alıp kendi elleri ile parçalayanlar.
Ne hayallerle bağlandığımız, hayatımızı adadığımız, uğruna bütün cefaları göze aldığımız sevgilere uzanan ellerin, hiç de yabancı olmadığı, sahibinin sesi tarafından boğulan o sevgiler sel olup akıp bizden uzaklaştığında.
Ardında kalan tortuda, katranda, dip boyada, atıkta, ilençte.
Zarar vermemek için dağların doruklarına çekilenleri anımsayıp da bir nebze serinleyebilmek katran karası sarı sıcaklarda.
Karıncayı ezmemek için başını yerden kaldırmayanı görüp de suvarılmak ab-ı hayattan.
Çöpe atılmış lüks bir çikolata paketinde öldürülmüş kedi yavrusuna galaksiler kadar büyük zarar veren aynı dünyada nefes almaktan bile kaçacağımız tecavüz zombilerinin yaydığı leş kokusunda.
Canlı canlı yaktığı zavallı köpeğin kömür bedeninde.
Şadırvanın suyundan abdest alan hak aşığının ağartmaya çalışırcasına etrafın karanlığını, avuçları ile kedilere su içirişi.
Ah bayım sizin pek aziz tuttuğunuz, neredeyse saygınlık tacını ebedi lütfedeceğiniz artist takımı masum kızları bir kedi yavrusu gibi hayatın dışına tekmelerken.
Genç ailenin babası işten çıkarıldığında, küçük bebeklerinin bile canlı canlı dişleri sökülürcesine acı çektiklerinde.
Manşetleriniz daima zalimden yana atılmıştı.
Mazlumların adını anmaya hiç değer bulmamıştınız.
Verdiğiniz zararın haddi hesabı yoktu, değersizleri yüceltirken.