İşte size Millî Görüş ile AKPiktidarının mukayesesi.

Bütçeler iktidarların boyunun ölçüsünü gösteren resmî belgeler hükmündedir. AKP iktidarının, 2007 senesi mâli yılı bütçesi, uzun müzakerelerden sonra dün gece kabul edildi.

Edildi de ne oldu Dağ bir fare doğurdu. Evet abartmıyoruz, bütçeden çıka çıka ne çıktı AKPiktidarının dar gelirlilere yani işçi, memur, emekli ve diğer bordro mahkûmlarına ancak % 4 oranında zam yapmaya gücü yetmiş. Daha fazlasına cesaret edememiş.

Oysaki Millî Görüş ü temsil eden 54 üncü hükümet, dar gelirlilere birinci altı ayda % 50 oranında zam yapmıştı. Millî Görüş gömleğini çıkaran AKPhükümeti ise ilk etapta ancak % 4 oranında zamma evet diyebiliyor.

Yani Millî Görüş ün gücü, AKP den 25 kat büyük. Yani Millî Görüş bir DEVDİR, AKPonun yanında CÜCEDİR. Kaldı ki yılın 2 nci yarısında 54 üncü hükümetin dar gelirlilere verdiği zammın oranı % 100 ü bile aşmıştı.

Tabii ki bütçeler sadece dar gelirlilere yapılan zamma göre derecelendirilmez. İktidarların diğer göze çarpan kriteri ise, gelir dağılımındaki guruplar arasındaki farktır.

Bakınız AKPiktidarında, % 20 lik en üst gelir grubunun Millî Hasıladan aldığı pay % 44.7 imiş. Buna karşılık, yüzde 20 lik en fakir gelir grubunun aldığı pay % 6 nın biraz üzerinde hesaplanmış. Diyelim ki, bu hesap doğrudur. Ha bir puan fazla olmuş, ha bir puan eksik. Ne değişir Demek ki, AKP nin ekonomik politikası, zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapmaya devam ediyor. Fakir fukara üstündeki bu işkence daha da sürecek.

Bu işkencenin başka bir adı ise VAHŞİ KAPİTALİZMDİR.

Sanki AKPböyle de, CHP-ANAP ve diğer belli başlı siyasî partiler ondan farklı mı Hayır. Farklı değil. Hepsi de IMF ci, hepsi de ABD ve AB ye göbek bağı ile bağlı. Öyleyse ne çeşit bir oyun oynanıyor Hangi partiyi iktidara getirseniz, kesinlikle halkımızın yüzü gülmeyecek, hangisine oy verseniz % 80 lik geniş halk kitlelerine bu baskı devam edecek.

Millî Görüş ün ekonomik modeli ise, sosyal adalete, gelir dağılımındaki eşitliğe uygun bir modeldir. Hatta hatta Erbakan Hoca, bütün müşkül şartlara rağmen, DENK BİR BÜTÇE yapmıştır. Oysaki kendi kendini öve öve bitiremeyen Tayyib Bey in bütçesinde muazzam bir açık vardır. Açığı kapamak için IMF den ya da faizci patronlardan, mütemadiyen aşırı faizlerle borç paralar alınacak.

Eğer milletimiz oy vererek desteklemiş olsa idi, Millî Görüşçü hükümetlerimiz, vergilere, KİT ürünlerine zam yapmadan, kaynak paketlerinde olduğu gibi, devlet hazinesini kimilerinin aklının hayalinin alamadığı derecede zenginleştirecek ve hatta, ağır sanayi hamlelerine kaldığı yerden devam edecekti.

Bu kalkınma, AKP ve benzerlerinin yapmak istediği gibi MÜSTEMLEKE TİPİ kalkınma olmayacak LİDER ÜLKE TİPİ KALKINMA olacaktı. Bizim milletimize yakışacak olan kalkınma da tabii ki bu model bir kalkınmadır.

Bütçe müzakerelerini izledim. Ne AKPve ne de diğerleri LİDER ÜLKE TİPİ kalkınmadan hiç bahsetmediler. Çünkü onlar, bu türlü büyük hamleleri telaffuz edemezler. Çünkü IMF nin, ABD ve AB nin etkisiyle büyük işler karşısında, küçük dillerini yutacak derecede korkuya kapılmışlardır.

 Çünkü kendilerine güvenleri yoktur.

 Çünkü milletimize güvenleri yoktur.

 Çünkü cennet vatanımızın sahip olduğu paha biçilemeyecek derecede değerli, yeraltı, yerüstü kaynaklarımızdan hem haberleri yok ve hem de bunları ranta çevirecek hamle gücüne sahip değiller.

Her ne kadar, rahmetli Bölükbaşı nın sık sık beyan ettiği gibi "Hafıza-i beşer nisyan ile malül" ise de (yani unutkanlıkla şartlanmış ise de) milletimiz asla 54 üncü hükümetin bu altın yılını unutmamıştır. Daima yad etmektedir. Millî Görüşçüler bu azim, bu irade ve bu aktivite ile milletimizin hatırasını tazelediği taktirde kör düğümler çözülecektir.

Çıkmazlardan kurtuluşumuz, ümitsizliklerden kurtuluşumuz, başkalarının siyasî ve ekonomik esaretinden kurtuluşumuz ancak bu şekilde gerçekleşecektir.