Dünya ekonomi gazetesinin geçen hafta başındaki (Pazartesi, 18.12.2006) manşetinin Hazine faizsiz kâğıt çıkarırsa para yağar şeklinde olduğunu dün en başta yazdım.

Perşembe (21.12.2006) günü konu üzerinde çalışırken, bir iş vesilesiyle ara verdim

Daha sonra günlük ekonomi haberlerini incelerken, Hazine faizsiz kâğıt çıkarırsa para yağar manşet haberinin bir "gerekçe"sini keşfettim.

Meğer tüketici kredileri bıçak gibi kesilmiş, bankalar yeni mecralar arıyorlarmış...

Tüketici kredileri bıçak gibi kesildi!

Bankalardan kredi kullanan kişi sayısı son çeyrekte, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 64, kullandırılan kredi miktarı yüzde 43 gerilemiş.

Hazine faizsiz kâğıt çıkarırsa para yağar haberinin gerekçelerinden biri anlaşıldı.

Türkiye Bankalar Birliği üyesi 47 bankadan tüketici kredisi kullandıran 37 adet bankanın verilerine göre, kredi kullanan kişi sayısı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 64, bir önceki üç aylık döneme göre ise yüzde 24 gerilemiş.

Temmuz-Eylül 2006 döneminde 1 milyon 142 bin 855 kişi, 6.974 milyon YTL tutarında tüketici kredisi kullanırken, aynı dönemde kullandırılan kredi miktarı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 43, bir önceki üç aylık döneme göre yüzde 53 oranında azalmış.

Bu arada Temmuz-Eylül 2006 döneminde kanuni takipteki krediler de bir önceki yıla göre yüzde 102 artarak 71,5 milyon YTL olarak gerçekleşmiş. Bakiye miktarı 297,5 milyon YTL olan takipteki krediler, toplam tüketici kredileri bakiyesinin yüzde 1 ine denk düşmüş. Dönem içinde kanuni takibe geçilen kredilerin yüzde 28 i taşıt, yüzde 17 si konut, yüzde 37 si ihtiyaç, yüzde 18 i ise diğer kredilerden oluşuyormuş.

Genel müdürler ne diyor

Bu gerekçeyi tesbit ettikten sonra, biz yine asıl konumuz olan Hazine ve Faizsiz Kâğıt meselesine dönelim. Katılım Bankaları genel müdürlerinin konu hakkındaki kısa görüşleri de ilginç:

Albaraka Türk Genel Müdürü Adnan Büyükdeniz: Hazine, 3.5 yıldır gelir ortaklığı senetleri üzerinde çalışıyor. Çıkarsa 1 milyar doları aşan kaynak hazır Köprü, baraj, otoyol gibi devlete ait birtakım mülkiyetlerin intifa haklarının seküritize etmeye yönelik çalışmaların olduğunu duyuyoruz. Hazine gelir ortaklığı senedi çıkarırsa, atıl fonların değerlendirilmesi mümkün olacaktır Körfez deki temaslarımızda böyle bir kâğıda talep olacağını gördük.

Bank Asya Genel Müdürü Ünal Kabaca: Hazine rahatlıkla borçlanabildiği için muhtemelen ihtiyaç duymuyor. Çünkü ulusal bankalardan ve diğer yabancı bankalardan rahatlıkla borçlanabiliyor. Hazine gerçekten bir açılım ve avantaj görürse, o ürünü üretmeyi düşünür ve gerekirse kullanabilir. Ortadoğu da uygulanıyor.

Kuveyt Türk Genel Müdürü Ufuk Uyan: İzmir deki VİB (Vadeli İşlem Borsası) gibi bu kâğıtların bir ikinci el piyasası oluşturulursa Körfez ülkelerindeki likit fazlası da gelir.

Türkiye Finans Genel Müdürü Yunus Nacar: Körfez de ilgi görecek enstrüman çıkarılırsa katılım bankalarının aktivitesi bambaşka bir alanda da gelişebilir.

Katılım Bankaları Birliği Genel Sekreteri Osman Akyüz, ilk 10 ayda katılım bankalarının 7.5 milyar dolar fon topladıklarını, yıl sonu itibariyle bu miktarı 8.5 milyar dolara çıkartacaklarını ifade etmiş. Önümüzdeki yıl 10 milyar dolar, sonrasında ise 20-30 milyar dolarlar seviyesinde bir fon hacmine ulaşmayı planladıklarını kaydeden Osman Akyüz, "2001 krizinden sonra toplam fon hacmi 1.1 milyar dolardı. Bugün 7.5 milyar dolar. Şube sayımız da 100 lerden 336 ya çıktı" diyor. Bu birikim ve gelişme de önemli bir gerekçedir.

Devlet, gereği yokken neden              borçlanıyor !.

1. Devletin dış borcu vardır. Halktan topladığı para ile dış borcun faizi ödenir. Devlet durmadan halka borçlanır. Sonunda enflasyonla dış ülkelere olan faizler ödenmiş olur.

2. Devletin cari harcamalar için paraya ihtiyacı vardır. Para basıp bu ihtiyacı karşılayacağına, devleti batırabilmek için borçlanmaktadır.

3. Ülkede devleti hortumlayan sektörler vardır. Onlar bürokrat ve siyasilere baskı yapmakta, bu yolla hazine hortumlanmaktadır.

4. İktidarın yandaşlara ihtiyacı vardır. Onlara hazineden nakit aktarabilmek için tahvil araç olarak kullanılmaktadır.

İşte, Sn. Osman Akyüz bu Hazine yağmacılığına kendilerinin de ortak edilmesini istemektedir.

Oysa "Adil Ekonomik Düzen" böyle bir kazancı -yolu ne olursa olsun- en hafifinden iyi, güzel, helal ve halk yararına görmemektedir. Devamı ve Katılım Bankalarınca asıl yapılması gerekenler yarın