Erdoğan Bayraktar’ın itiraf niteliğindeki açıklamaları ile bir dönem yeniden tartışmaya açık hale geldi.

Bayraktar açıklamasında, “Reis beni hırsız çuvalına koyup attı” diyerek kırgınlığını dile getirirken kendisine yönelik suçlamaların diğer üç bakana yönelik suçlamalardan çok farklı olduğunu hatırlatıyor.

Ve bu konuda Cemil Çiçek’i de şahit gösteriyor.

Cemil Çiçek’in kendisini sevmemesine rağmen dosyasının ayrı tutulması gerektiğini söylediğini ileri sürüyor.

Cemil Çiçek de anlatılanları doğruluyor ve Erdoğan Bayraktar’a yönelik suçlamalar ile diğer bakanlara yönelik suçlamaların çok farklı olduğuna dikkat çekerek, “Dosyalar Yüce Divan’a gitmeliydi” diyor.

Cemil Çiçek konuyla ilgili olarak, “Bu dosyalar Yüce Divan’a gitmeliydi. Gitseydi ve bir karar çıksaydı bugün bunlar konuşulmazdı. Yüce Divan’da müspet ya da menfi bir karar çıkacaktı ve daha sağlıklı sonuçlanacaktı” diye konuşuyor.

Bütün bu açıklamalar şimdi akıllarda, “Yüce Divan’a niye gidilmedi” sorusunun oluşmasına yol açıyor.

Sahi, o günlerde Yüce Divan’a gidilerek bütün bu tartışmaların önüne niye geçilmedi?

Yüce Divan’a gidilerek tartışmalarının önünün kesilmesi varken niye bu yol tercih edilmedi?

Yoksa söz konusu suçlamaların daha da dallanıp budaklanması gibi bir endişe mi söz konusu oldu?

Evet, iktidar icraatlarına yönelik suçlamalarda hep aynı yöntemi izliyor.

Suçlamaları ve suçlamaları yapanları muhatap kabul etmeyerek konuyu zamana yayarak unutulmasına çalışıyor.

Ancak konu tam unutulur gibi olurken yapılan bir açıklama yeni baştan tüm dikkatlerin o konu etrafında odaklanmasına yol açıyor.

İşte bu noktada Cemil Çiçek gibi düşünenlere hak veriyor ve o gün Yüce Divan’a gidilmiş olsaydı bugün bu konuların tartışılmayacağını düşünüyoruz.

Yüce Divan’dan çıkacak müspet ya da menfi bir karar o gün için meseleyi kapatırdı diyoruz.

Ama iktidar yönetimi bu konuda bizim gibi düşünüyor olmadığı için konu sadece görevden alma ile sınırlı tutuldu. Ve Yüce Divan’a gitme ihtiyacı duyulmadı!

Belki olay dallanıp budaklanmasın diye düşünülmüş olabilir ama yıllar sonra tekrar gündeme gelmesi pek mi iyi oldu?

Muhtemelen bugün de olay tartışılmayacak ve yine unutulmaya terk edilecek ama yara her kaşındığında kanamaya devam edecek.