Mülk suresinin 2. ayetinde Yüce Allah: O öyle biridir ki
ölüm ve hayatı hanginiz daha iyi iş yapacak diye imtihan etmek için yarattı
beyanıyla müslümanlar için iyi işlerde müsabaka (yarış) yapmayı bir ilke
halinde önümüze koymuştur. 15. ayette ise: O yeri (dünyayı) size boyun büken
yaptı; öyleyse yerin omuzlarında (tepeciklerinde) yürüyün ve onun rızkından
yiyin ve (şunu da) bilin ki ona (Allah a) sevk edileceksiniz (veya onun
huzurunda toplanacaksınız) beyan ve buyruğunda bulunarak tepeciklerde
yürüyerek elverişli arazileri tesbit edip işlemeyi ilke haline koyarken sonunda
hesaba çekileceksiniz uyarısında bulunmuştur.
Kalem suresi 8-10. ayetlerinde: (İlahi kuralları)
yalanlayan, basit (bir konu) olduğu halde çok çok yemin eden, gıybet yapan, laf
taşıyan, iyiliğe engel olan saldırgan günahkarlar, nesebi belirsiz, sert-kaba
mal ve oğullar sahibi odu diye), ayetlerimiz ona okunduğu zaman öncekilerin
masalları- diyenlere saygı gösterilmemesi ilke olarak ortaya konmuş, rastgele
yemin etmenin doğru olmadığına dikkat çekilmiştir.
Hakka suresi son (52.) ayetinde: Büyük Rabbinin adını
tesbih eyle emriyle `Allah ı tenzih etmek, onun emir ve yasaklarında kusur
olmayacağını ilen etme ilkesi yine tekrar edilmiştir.
Mearic suresi 24 ve 25.ayetlerinde dilenci ve yoksullar
için mallarında ayrılmış hak olanlar övülerek yoksullara yardım bulunmak ilkesi
değişik bir ifadeyle tekrar edilmektedir.
Nuh suresi 2 ve3.ayetlerinde Nuh (as) ın: Ey kavmim ben
sizin için Allah a ibadet edin, ona sığının, bana da itaat edin diye açık bir
uyarıcı olarak görevliyim dediği bildirilerek `Allah a ibadet, ona sığınmak ve
Peygamberlere (dolayısıyla onlara vekil olan alimlere ve diğer tebliğcilere)
itaat ilkeleri tekrar edilirken tebliğcilerin sadece müjdeci değil aynı zamanda
uyarıcı olmaları gerektiğine işaret edilmiştir. 10, 11 ve 12. Ayetlerinde Nuh
Peygamberin: Rabbinize istiğfar edin (o çok mağfiret edicidir) ki gökten bol
bol yağmur yağdırsın, size mal ve oğullarla yardım edip sizin için bahçeler ve
nehirler oluştursun dediği bildirilerek istiğfar ilkesinin faydası
açıklanmıştır. 38. Ayette ise Nuh Peygamberin: Rabbim! Beni, anamı babamı ve
evime mümin olarak girenleri, inanan erkek ve kadınları mağfiret eyle diye dua
ettiği bildirilerek ana-baba, evimize gelen ve diğer müminler için dua edilmesi
ilkesi ortaya konulmuştur.
Cin suresi 1 ve 2.ayetlerinde cinlerin: Biz güzel bir
okuma duyduk ki olgunluğa götürür, biz ona inandık, artık rabbimize asla şirk
etmeyeceğiz dedikleri bildirilerek cinlerin de tevhid ilkesini benimsedikleri
açıklanmıştır.
Müzzemmil suresi10. ayette: Onların söylediklerine
sabret ve onlardan güzel bir şekilde uzaklaş emri verilerek `tebliğcinin sabır
ve ayrılışının bile güzel olması ilkesi ortaya konulmuştur. Aynı surenin
20.ayetinde: Kur an dan kolay olanı okuyun ve namaz kılın, zekat verin ve
Allah a güzel ödünç verin emirleriyle Yüce Allah ibadette bile kolaylığın bir
ilke olduğunu ortaya koyarken `Allah rızası için ödünç verme ilkesi üçüncü
olarak tekrar edilmiştir.
Müddessir suresi 2 den 7. ayete kader `uyarma, Allah ı
tekbir etme, elbiseyi temizleme, haramdan kaçma, çok verdim diye başa kakmama,
Allah için sabretme ilkeleri peş peşe getirilmiştir.
İnsan suresi24, 25 ve 26.ayetlerinde: Rabbinin hükmüne
sabret, onlardan günahkâr veya kafire saygı yapma, sabah akşam Rabbinin adını
zikret, geceleyin Rabbin için secde et ve uzun gecede onu tesbih et
emirleriyle çeşitli ilkelerin yanında `Allah ın hükümlerine boyun bükme ilkesi
ortaya konulmuştur.
Kıyame suresi 16. ayette vahy esnasında gelenleri hemen
okumaya çalışan Peygamberimize: Dilini onunla hareket ettirme denilerek `iyi
öğrenmek için okunan veya anlatılanı dinlerken başka bir şeyle meşgul olmama
ilkesi ortaya konarak pedagojinin bir esası ortaya konmuştur.