Yerel seçimlere bir yıldan daha az bir zaman kaldı.
Saadet rüzgarı şimdiden esmeye başladı bile. Hem genel merkez hem de İstanbul
teşkilatlarında hummalı bir çalışma yürütülüyor. Geçtiğimiz hafta sonu Milli
Görüş belediyeciliğinin marka isimleri Ankara da bir araya geldiler. Seçim
stratejilerini belirlediler, yeni taktikler geliştirdiler. İstanbul il
teşkilatı ve ilçe başkanları da Kuzuluk da iki gün kampa girdi. Konu aynı;
yerel seçim hazırlıkları... Heyecan dorukta. Teşkilat mensupları büyük bir
coşkuyla araziye çıkacakları günü bekliyorlar. Yapılan hazırlıklardan bir kısmı
basına yansıdı; önemli bir kısmı ise çalışmalara start verildiğinde
duyurulacak. 2014 yerel seçimlerine ağırlığını koyacak olan Saadet Partisi
sürprizlerde dolu bir kampanyaya hazırlanıyor. Bu defa siyaset meydanı iyice
ısınacağa benziyor. Saadet rüzgarı kısa bir süre sonra tüm Türkiye yi etkisi
altına alacak. İktidar partisi bir hayli yoruldu. İstanbul da AK Parti li
belediye başkanı onuncu yılını dolduruyor. Ankara yı yirmi yıldan beri aynı
belediye başkanı yönetiyor. İl ve ilçe belediye başkanlarının da bir çoğu on
yılla yirmi yıl arası bir süreden beri görevde bulunuyorlar. İlk seçildikleri
zamanki durumlarıyla şimdiki düşünce ve uygulamaları arasında büyük bir açı
farkı oluştu. Bu fark azalmadı; her
geçen gün daha da büyüdü. Birçok belediye başkanı yaptığı uygulamalarla
tanınmayacak duruma geldi. Ölçü tanımayan bu arkadaşlar kendileri gibi,
yönettikleri şehirleri de tanınmaz hale soktular. Büyük şehirler ve özellikle
İstanbul da hayat durma noktasına geldi. Her şey kilitlendi. Trafik tam bir
çileye, hatta işkenceye dönüştü. İstanbul un rant uğruna neredeyse her
tarafının imara açılması, çok fazla AVM lere izin verilmesi, bu kadar çok
sayıda gökdelenlerin dikilmesi İstanbulu kilitledi. Sayın Başbakan bu rezaletin
çok iyi farkında. Mızrak çuvala sığmayınca o da söylenmeye başladı. Şehirle
uyumsuz olan bu yapılaşma, ilgili-ilgisiz herkesin dikkatini çekmeye başladı.
Ataşehir de otoban kenarında yeni yapılan dört minareli Mimar Sinan Camii bile,
hemen yanı başına dikilen gökdelenin gölgesinde kalmış durumda. İstanbul un
silüetini bozan bu yüksek katlı binaları Başbakan da şikayet etmeye başladı.
Başbakan hem bu ucube binaların İstanbul un ruhuna uygun olmadığını söylüyor,
hem de yüksek katlı binaların yapımına hızla devam ediliyor. Sayın Başbakan a sormak lazım; bu
gökdelenlere izin veren, İstanbul u tanınmaz hale sokan sizin partinizin
başkanları değil mi Bunlar başka partilerin belediye başkanları mı ki sadece
eleştiriyorsunuz Siz şikayet makamında mısınız, icraat makamın da mı Önce
buna karar verin lütfen! Umarız
seçimlerde de kendi belediye başkanlarınızın icraatlarını halka şikayet
edersiniz.
İstanbul daki ranta dayalı imar anlayışına dur diyecek
tek parti Saadet Partisi dir. Bu gerçeği herkesten çok İstanbul seçmeni bilir.
Milli Görüşçüler girdikleri her seçimi önemsemişlerdir. Ama bu seçimler şu ana
kadar yapılmış olan seçimlerden daha büyük bir öneme sahiptir. Çünkü hem yerel
hem de genel anlamda tam bir yol ayrımında bulunuyoruz. Şehirlerin biran önce
emin ellere teslim edilmesi lazım. Önce yerel seçimler... 2014 yılında
yapılacak olan yerel seçimlerde Saadet birçok il, ilçe ve beldede belediye
başkanlıkları kazanmayı hedefliyor.
Yerel yönetimlerde yeni bir dönem başlatacak olan Saadet
Partisi, geçmişte olduğu gibi ortaya koyacağı başarılı icraatlarını referans
göstererek genel seçimlerde büyük bir zafere imza atacaktır. Saadetin seçim
başarısı yerel hizmetlerinin yanı sıra hem siyasetteki tıkanıklığın önü açmış
olacak hem de her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğumuz devlet-millet
kaynaşmasına vesile olacaktır.