KUR AN VE İLİM 760. hafta seminer çalışmamızdan
aktarıyorum Burada ve bu merhalede genel bir soru daha akla gelebilir: Üçüncü
binyıl uygarlığı bir tek merkezden mi kurulup yayılacak, yoksa değişik
cemaatler ayrı ayrı mı oluşturacaklardır; bir ülkede mi oluşacak, yoksa değişik
ülkelerde mi oluşacak / Bediüzzaman ın başlattığı inkılâp dünyada tektir. Çünkü
Kur an ın yeniden yorumlanmasını istemiş, eski tefsirlerin Kur an ı anlamada
perde olduğunu söylemiştir. Bu ekol dünya çapında yayılmıştır. Buna benzer
başka bir çalışma bulunmamaktadır. Millî Görüş benzeri Erbakan ın önderliğine
dayanarak Adil (Ekonomik) Düzen i benimseyen başka bir siyasi kuruluş da
yoktur, Millî Görüş de tektir... (s. 12)
Türkiye de İslâm için çalışanlar vardır. 1) Başta
Risale-i Nur şakirtleridir. 2) Süleyman Tunahan şakirtleridir. 3) Diyanet
Teşkilatı dır. 4) İlim Yayma Cemiyeti gibi derneklerdir. / Bunların hiçbirisi
Kur an dan içtihatlar yapıp yeni düzen kurmayı düşünmüyor, hayatlarını Batı
düzeni içinde sürdürüyorlar. Bunlar İslâmiyet i ahlâk mertebesine
indirmişlerdir. Biz onlarla hep beraberlik içinde olduk ama onlar bizi hep
dışladılar, böylece cari düzenin çalışmalarında bizim katkımız olmadı, Allah
bizi korudu. / Her uygarlık ortaya çıkan sorunların çözülmesi üzerine
kurulmuştur. Biz bugün işsizlik sorununu çözüp adil paylaşma sistemini
getirdiğimiz zaman uygarlığımızı kurmuş olacağız. Yerinden yönetim, hakemlerden
oluşan yargı, ambara konan mallara karşılık çıkarılan karşılığı olan para ve
yeryüzü kira payına dayalı olarak yapılan adil bölüşüm sistemi. / ADİL
(EKONOMİK) DÜZEN işte budur. / Tarım döneminde herkesin tarlası vardı, kendisi
tarlasını eker kendisi biçer ve yaşardı. Hayrat bundan ibaretti. Oysa bugün
hayrat büyük işletmelerdir. Küçük işletmeler de ürettikleri malları satıyorlar.
21 inci yüzyıl demek birbirini tamamlayan yardımlaşmalı dayanışmalı işletmeler
demektir... / Bir işletme değil değişik işletmeler olacak ve bu işletmeler
arasında işbölümü olacak; Kur an sayesinde çağımızın en büyük mucizesi bu
işletmelerin kurulması olacaktır. Bu işletmeyi öğrenmemiz gerekmektedir. (s.
13)
Yeryüzüne güneş ışığı gelmekte, bitkiler onu kimyasal
enerjiye çevirerek depo etmekte, sonra da onu değişik enerjilere çevirerek
yaşamayı sağlamaktadırlar. Bu sebepledir ki hayatın temel kaynağı tarımdır.
Bundan sonra da tarım dönemi devam edecektir. Sanayileşme tarımın verimini artırmakta,
sanayinin sadece kendisi bir şeye yaramamaktadır. / Kuracağımız yeni uygarlık
tarımın da ilmileştiği sanayi uygarlığı olacaktır. Batı inşaatı ve sanayiyi
ilmileştirdi ama tarımı henüz ilmileştiremedi. Bunun dört sebebi vardır. 1)
Tarımda tarlaya gitmek gerekir. Sermaye tarlaya gidemedi, işçileri
denetleyemedi. Bu sebeple işçilik sistemi ile projeye dayalı üretim tarımda
yapılamaz. 2) İşçi itiraz etmez, sen nasıl istersen ona uyar ve onu yapar.
Dolayısıyla sanayide ve inşaatta işçilik sistemi uygulanabilir ama tarımda
uygulanamaz, çünkü tarımda sen canlıya hizmet edersin, ona emredemezsin.
İşçilik sistemi emir-komuta sistemidir. 3) Tarımdaki ürün emekle orantılı
değildir. Havalar iyi gider ve çok az verimle çok fazla ürün alırsın; havalar
iyi gitmez ve çok emek verirsin ama yine ürün elde edemezsin. Dolayısıyla
tarımda işçilik sistemi rizikoludur ve girişimciler orada iş yapamamaktadırlar.
4) Tarım araziye göre değişiklik gösterir. Arazinin yapısı ve arazinin
bulunduğu iklim şartlarına göre tarım yapmak gerekir. Sanayide ve inşaatta
belirlenen metotlarla iş yapamazsınız. Yani ortak bilgiler yeterli değildir.
Her tarlanın tarımı başkadır. Bu sebepledir ki tarım ancak babadan oğula
intikal eden özel eğitimle sürdürülebilir. / ADİL (EKONOMİK) DÜZEN işte bu
sorunları çözecektir. Aile işletmelerini esas alacaktır. Tarım arazileri ona
göre parsellenecektir. Araziler onar dönüm olacaktır. / Tarım işletmelerinde
tesis, emek, sermaye ve genel hizmet ortaklıkları olacaktır. Genel hizmetler
sübvanse edilmiş olacaktır. Ayrıca tarım alanlarında yan sanayi işletmeleri
kurulacak ve tarımda iş olmadığı zaman emek sahipleri buralarda üretim
yapacaklardır. Faizsiz kredi ile tarım ürünlerinin bol olduğu zaman ucuz
satmaları önlenecektir. Hasat iyi olmadığı zaman da artırdıklarını
değerlendirmiş olacaklardır. / Bundan önceki ayette onlar fıkh etmezler
denmiştir. Burada ise iflah olanlar onlardır denmektedir. Demek ki yeni tarım
yeni fıkha dayanacaktır. / Bu ayet bize yeni tarım fıkhını da yapmamız
gerektiğini ifade eder. Demek ki Yalova daki yerlerimizde seracılık da yapmamız
gerekecektir. Bunlara ait geçmişte yaptığımız denemelerimiz vardır. Allah ihsan
ederse bu denemelerimiz boşa gitmez. (s. 14; KUR AN VE İLİM 760. hafta
seminerimizden aktarı-YORUM ve ilmî-ahlâkî-iktisadî-siyasî-sosyal olarak yani
SOSYAL TUFAN a karşı gereğini yapmaya DAVET
ediyorum Ve s-SELÂM )