Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerİn Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye, Yeni Bir Dünya… Bu üç şey, Millî Görüş’ün hedefidir. Milletimizin ve bütün insanlığın saadet bulması, bu üç şeye bağlıdır. Yeni Bir Dünya demek, yeni bir saadet dünyasını kurmak demektir. Yeni Bir Saadet Dünyasını kurmak, Millî Görüş’ün benimsediği, şahsiyetli dış politika hedefidir. Irkçı Emperyalizm, bu üç şeyi istemediği, kurduğu zulüm dünyasına engel gördüğü için 20. haçlı savaşını başlatmıştır. Hayalindeki Büyük İsrail hedefine ulaşmak için de Millî Görüş’ün içinden kendi saflarına çektiği Erdoğan ve arkadaşlarına Ak Parti’yi kurdurmuş, bunların iktidarını alet ederek bir yandan Ekonomik Yıkım, diğer yandan Manevi Tahribatla birlikte İşbirlikçi Dış Politika Faciasını gerçekleştirmek için Ak Parti yöneticilerini gece gündüz koşturmuştur. Ak Parti yöneticileri 20 sene evvel işe başlarken ırkçı emperyalizmin arzularına uyarak, Millî Görüş gömleğini çıkarttıkları için hidayetleri kararmış ve 3 temel “Facia” ile işe başlamışlardır: 1- Kıbrıs’ta çözümsüzlük çözüm değildir demişler, Annan Planı’na destek olmuşlardır. 2- Ne pahasına olursa olsun Avrupa Birliği’ne gireceğiz demişler ve fert ve toplumu bozacak bütün talepleri yerine getirmişler, çıkarılan kanunlarla aile kurumunu ve kadını ifsat etmişlerdir. 3- Irkçı emperyalizmin gözüne girmek için Amerika, İsrail ve Avrupa Birliği ile stratejik ortaklık yapacağız demişler, 20. haçlı seferinde onlara destek olmuşlar ve Müslüman ülkelerle münasebetleri onların istediği gibi yürütmüşlerdir. Irak, Libya, Afganistan ve Suriye bu işbirlikçi dış politikalar sayesinde istikrarsızlaştırılmıştır.

Ecdadımız, inancımız ve kimliğimiz gereği Yeniden Büyük Türkiye’yi ve onun öncülüğünde “Yeni Bir Saadet Dünyasını kurmak gibi milletimize ve insanlığa en büyük hizmeti yapmak dururken ırkçı emperyalizmin dayattığı çökmüş, çürümüş sosyal yapısını ve zulüm düzenini yürütmeyi benimsemek büyük bir nasipsizlik olmuştur. Bu nasipsizliğin bir sonucu olarak “BOP eş başkanıyım”, “ ABD ve İsrail stratejik ortağımızdır”, “Irak’taki Amerikan askerlerine dua ediyorum” sözleri, hâlâ hafızalarda tazeliğini korumaktadır. Bu şuursuz, bilgisiz, tarihimiz, inancımız ve kimliğimizle bağdaşmayan hatalı tutumlar yüzünden Türkiye, ülkesiyle, milletiyle tam bir felaketin eşiğine getirilmiştir. Allah, nurunu tamamlayacaktır. Bu da inşallah, Millî Görüşçülerin bu istikamette takınacakları tavırları, iman ve cihatları ile gerçekleşecektir.

AYAĞA KALKMAK

Mazlumlar aya kalkmadan zalimler diz çökmez. Tarihimizde ne zaman bu tür felaketlerle karşılaşmışsak, hep Millî Görüş’e sarıldık, Allah’ın yardımıyla zalimlerin oyunlarını bozduk ve adil bir dünyanın kurulmasını sağladıysak, bugün de yapacağımız şey aynıdır. Yapacağımız şey; Millî Görüş’e sarılmak, Allah’ın yardımıyla yeniden dünyanın efendisi olmaktır.

İşte bundan dolayıdır ki, Saadet Partimiz 2023 seçimlerine giderken “Milli Kurtuluş Harekâtını başlatmak ve yürütmek zorundadır. Ülkemizin parçalanıp, bölünüp yok olmasını istemeyen, köleleştirilmesine, ezilmesine razı olmayan 85 milyon vatan evladının hepsi, yani bütün vatanseverlerin şimdi Saadet Partisi’nin etrafında kenetlenmesi bir zarurettir. Böylece tıpkı 1918’de İstiklal Savaşımızı yaparken gerçekleştirdiğimiz kurtuluş harekâtında olduğu gibi, bugün de elbirliğiyle vatanımızı, milletimizi ve bütün insanlığı karşı karşıya bulunduğu tehlikelerden ve felaketlerden kurtarmamız mümkün olacaktır. Millî Görüşçülerin bu harekâtı başlatıp yürütürken yerine getireceği üç görev ise; şuurlanmak, çelikleşmek ve üretim yapmaktır. Millî Görüşçüler; aynı kavramlara aynı manaları yükleyip aynı tanımlarla düşünerek aynı eylemleri ortaya koyabilen “bünyanünmersus” bir kadro olmak zorundadırlar. Bu da kendiliğinden olmaz. “Biz kardeşiz” demek yetmez, bu kardeşliği korumak için emredilen güzel ahlaka, ülfet etmeye, taşları yerli yerine koymaya ihtiyaç vardır. Evinin ambarındaki doğal darının kıymetini bilmeyen kimseler, başkalarının GDO’lu darılarıyla sadece midelerini ve bedenlerini ifsat ederler.

DÖNÜM NOKTASI

Tarihinde her zaman hakkı üstün tutmuş olan aziz milletimizin, Millî Görüş dışındaki çeşitli sapık düşünce ve ideolojilerin elinde kalarak, Avrupa kapısına bağlı bir köle olmaktan ve sonuçta İsrail’e vilayet olmaktan kurtulup tarihteki şerefli yerini alması, bugünkü emperyalizmin zulüm dünyası yerine yeni bir saadet dünyasının kurulmasına bağlıdır. Mevcut dünya şartları gidişatı karşısında Millî Görüşçülerin hiç vakit kaybetmeden, bütün milletimizi her yönden kucaklamak ve şuurlandırmak için canla başla, aşkla, şevkle ve azimle çalışması gereklidir. Yeni Bir Saadet Dünyasının kurulması mücadelesi, Millî Görüş’ün benimsediği kendi mefhumlarıyla yürütülürse hedefine ulaşır. Batı’nın benimsediği, liberal, kapitalist, materyalist mefhumlarla bu mücadeleyi yürütmek mümkün olmaz. Dilimiz; inancımızın ve dinimizin dili olmalıdır. Tarihi bir dönüm noktasındayız. Olayları kalp gözüyle değerlendirmek gerekir. Bir hak var, bir de batıl var. Bir hakkın kapısını tutan Millî Görüş=Saadet Partisi var, bir de batılın kapısını tutmuş diğerleri partisi var. Muhafazakâr Demokrat Ak Parti ile Sosyal Demokrat CHP, Batı taklitçiliğini benimseyen, sıfatları farklı, manaları aynı partilerdir. Aralarında yaşanan “horoz dövüşü” milletimizi aldatmak içindir. Kalp gözüyle bakanlar, Saadet Partisi’nin farklı olduğunu görürler. Saadet Partisi; Millî Görüş’ün partisi, milletimizin kendi partisi, tarihin, inancın ve şehidi şehit, gaziyi gazi yapan manayı temsil eden partidir. Saadet Partisi, bu mana ve sorumluluk ile hareket ediyor ve de etmek zorundadır. Bedel ödemesi gereken durumlarda, bu bedeli ödemekten kaçınmıyor. Saadet Partisi’ni Ak Parti veya CHP üzerinden tanımlamak, Irkçı Emperyalizmin ve işbirlikçilerinin ürettiği bir algının esiri olmaktır. Ak Parti’yi ve CHP’yi, Saadet Partisi’nin temsil ettiği Millî Görüş’e göre değerlendirmek ise hikmettir ve Irkçı Emperyalizmin oyununu bozar. Saadet Partisi çare ve ilaç, diğerleri arıza ve hastalıktır. Saadet Partisi’nin durduğu yer, teşhis ve tedavi yeridir. Yeni Bir Saadet Dünyası… Selam hidayete tabi olanlara…