Rivayete göre bir vezirin vazgeçemediği bir yalakası
varmış. Menfaat elde edebilmek için sürekli yalakalık yapar veziri memnun
etmeye çalışırmış. Bir öğle vakti sofraya oturmuşlar, yemekte patlıcan varmış.
Vezir, patlıcan ne kadar harika bir ürün demiş. Vezirin bu sözünü işiten yalaka
çok doğru efendim, patlıcandan musakka, imambayıldı, karnıyarık, kebap salata
gibi birçok yemek olur çok haklısınız demiş. Aradan zaman geçmiş patlıcan
iyice bollaşmış ve hemen her gün sofradaki yerini almaya başlamış. Padişah
sofraya bakmış ve bıktım şu patlıcandan, her sofrada önümüze çıkıyor demiş.
Yalaka hemen vezire yaklaşmış ve gerçekten haklısınız, her gün de patlıcan
olur mu zaten tadı yok tuzu yok, berbat bir ürün demiş. Yalakanın bu
ifadelerine şahit olan bir kişi ne oldu geçen gün patlıcanı öve öve
bitiremediydin, şimdi niye aksini söylüyorsun demiş. Yalaka adama dönmüş ve
bana bak ben patlıcanın değil vezirin yalakasıyım demiş. Günümüzde bu
hikâyenin benzerleri ile o kadar sık karşılaşıyoruz ki, gördüklerimiz
duyduklarımız bizi temkinli olmaya itiyor. İnsanlarımız küçük bir menfaat elde
edebilmek için kılıktan kılığa giriyorlar. Maddi gücü elinde tutan kimselerin
etrafında hemen bir halka oluşuveriyor. Bu kişilerin en bilinen özelliği ortama
göre hareket edebilmeleridir. Yalakalığı karakter haline getirmiş kişiler
inanmadıkları bir şeye yeri gelir inandık derler, kabul ettikleri bir şeyi yeri
gelir inkâr ederler. Ortama göre uyum sağlar ve sürekli yön değiştirirler.
Doğruları yoktur, güçlü kabul ettikleri kimselerin doğruları onların da
doğruları sayılır. Vefalı değillerdir, peşinde sürüklendikleri kişi zayıf
düştüğünde hemen terk eder ve kendilerine başka bir mecra ararlar. Aslonan
onların çıkarlarıdır, dostluk, sadakat, vefa gibi değerlerin onlar için bir
önemi yoktur.
Yalakalık kapitalist insanın karakteridir. Kapitalist
karaktere sahip kişi kendisine fayda getireceğine inandığı kimselerin yakınında
yer alır ve bu kişilerin gözlerine girebilmek için sürekli rol yapar. Özellikle
siyasilerin etrafında pervane olmuş ve çıkar hesapları yapan yalakalar
görürsünüz. Onlar sürekli çıkar hesapları yaparlar ve doğru yanlış demeden
menfaat umdukları kişileri pohpohlamaya devam ederler. Fakat durumlarının
farkında dahi değillerdir.
Bir ülkede dalkavukluğun sağladığı çıkar dürüstlüğün sağladığı
çıkardan daha verimli olursa o ülke batar (MONTESQUIEU)