GALATASARAY kadın basketbol takımı ezeli rakibi

Fenerbahçe yi parkede yendi ama, masada hükmen yenik sayıldı. Dosya şu anda

Tahkim de... Bence disiplinin verdiği karar bozulmaz. Bekleyelim görelim ama bu

işi de şöyle bir irdeleyelim.

Müsabaka oynanmadan bir gün önce Fenerbahçe, resmi

sitesinde bir duyuru yayınlayarak, Galatasaray ın siyahi kadın oyuncuyu

oynatması halinde statünün falanca maddesine uyarınca hükmen yenik sayılacağı

açıkladı. Sonra Galatasaray, bir şey olmaz diyerek oyuncusunu oynattı ve

kazandığı maçı masada kaybetti. Tabii ortalık yangın yerine döndü.

Şimdi sorular şunlar: Fenerbahçe, bu oyuncunun lisansının

Amerikalıya çevrildiğini nasıl ve nereden öğrendi İhtimaller şöyle; Ya bir maç

önce Abdullah Gül Üniversitesi ihbar etti ki, uzak ihtimal. Çünkü bu oyuncu o

maçta Bosna pasaportu ile oynamış ve zaten Galatasaray da maçı kaybetmişti.

Peki, bu oyuncunun Fenerbahçe maçından önce lisansının Amerikalıya çevrilişini

Fenerbahçe nereden öğrendi de, o duyuruyu yaptı

Sorulara devam... Galatasaray, Fenerbahçe nin

duyurusundan sonra zahmet edip de neden federasyondan birilerini arayıp durumun

netleşmesi konusunda bilgi istemedi Ya da o kadar rahattılar ki, zahmet etmeye

gerek bile duymadılar. Ya da statüden haberdar değillerdi.

Devam... Federasyon verdiği hükmen yenilgi cezasından

sonra, lisans işlerindeki bir çocuğun değiştirdiğini öne sürerek bilgisinin

olmadığını açıkladı. Adama gülerler... Üstelik bu çocuk 17 senedir aynı görevli

o çatının altında çalışıyormuş. Şimdi bu çocukla ilgili soruşturma başlatılmış.

Yani yakılacak eşya belli... Ve bu açıklamaları da başkan Harun Erdenay

yapıyor. Peki, kimse ona neden sen iş yaparsın diye sormuyor. Ancak ne var ki, kendisi

de toplantıya girmeden, maçın tekrarlanması konusunda istekte bulunacağını

belirtiyor. Ne komik!

Yine devam... Hükmen yenik kararının alındığı odada

bulunan bir bayanın Fenerbahçe nin menajerinin eşi olduğu söyleniyor. Yok artık

diyeceğim de kimse tekzip etmiyor bu iddiayı... Bakın ey ilgililer, pardon

ilgisizler, böyle durumda uluslararası spor kuruluşlarında taraf olanlar

oylamaya katılamazlar... Tıpkı bizim Şenes Erzik in, Türkiye ile ilgili bir

oylamada yönetim odasını terk etmek zorunda olduğu gibi...

Yazmakla bitmez. Federasyon diyor ki, biz bu Amerikalının

mali yükünü üstelenelim, siz de hükmen yenilgiyi kabul ediniz. Ben mi ne

diyorum... Federasyon derhal istifa etmeli. Şayet bir federasyon başkanı ve

yönetimi, bir büyük kulübün oyuncusu için lisans değişimi yapıldığından

haberdar değilse... Ya da içeriden birileri bunu rakibe duyurup da ortalığı

ısıttı ise, siz orada ne iş yaparsınız diye sorarlar adama...

Federasyon yapılarını Batılılaştıralım dedik, elimize

ayağımıza dolaştırdık. Keşke eskisi gibi siyaset, başkanı atayıp, o da

çevresine bakıp yönetimini oluştursaydı. Bugünkü gibi Batılılaşması için en çok

mücadele edenlerin başında gelmiş biri olarak sanki pişmanım... Rahmet Özal ın

bu konuyla ilgili düzenlediği özel toplantıya katılan sekiz kişiden biri

olarak, bugünkü uygulamanın dünyaya gelişinde pay sahibi olan ben şimdi dizimi

mi döveyim Bu ülkede dik durabilen, özü sözü bir, üstlendiği görevi bilgisi

dâhilinde kimseye kulak asmadan yapacak kişiler yok mu yahu

Düşünebiliyor musunuz; 2015 yılında ülkenin spor

çimentosu olan iki büyük kulüp nelerle uğraşıyor Ve de onların patronu

durumunda olan federasyonlardan birine bakın lütfen!