Bazı suçları vicdansızlığa yükleriz bazılarını da cüzdansızlığa yükleriz.

Kendimizi ve hatalarımızı aklama ve paklama operasyonudur bu.

“Param olsaydı yapmazdım” deriz.

Ama Türkiye’de ve dünyada parasal suç işleyenlerin çoğunluğu fakirlerden oluşmazmış.

Şöyle söyleyelim, şu anda hapishanelerde ceza almış insanlar arasında hırsızlık yapan, gasp yapan, rüşvet alanların tamamının çarptığı, çırptığını toplayın zenginlerden birinin çalıp çırptığının yarısına denk gelmez.

Son elli sene içinde hazineyi hortumlayan, bakanlığında yolsuzluk yapan ve ceza alanların götürdükleri paraya Türkiye’nin bütün hırsızlarının çaldığı rakam olarak ulaşamaz.

Yüce divanda ceza alan ve hapishanede yatan bakanın aldığı maaşın onda birini alamayan, asgari ücretle çalışan işçimiz alnının akıyla çalışmaya ve ekmeğine sabır katarak yemeye devam ediyor.

Gelen haber üzerine akşam Merkez Bankası’ndan aldıkları milyarlarca dolarları sabah üç katına satanlar ve Konya gibi Kayseri gibi orta ölçekli bir ilin tamamının bir yılda kazandığını bir gecede kazananlar, cüzdanla vicdan arasına sıkışan vatandaşlarımız değiller.

Kur’an-ı Kerim’de peygamberlerin karşısına dikilenlerin ve çıkarlarımızı engelletmeyiz diyerek direnen “Mele” den haber verilir.

Elmalılı merhum bu kelimeye “Kodaman” karşılığını vermiştir.

Mala ve makama doymuş anlamına gelen bu güruh kendi çıkarlarının devamı için zulmediyorlar, Karun gibi kral Firavun’un yanında yer alıyorlar ve adaleti yaygınlaştırmak isteyen Musa ve Harun aleyhisselama karşı direnişe geçiyorlar.

Harf inkılabının ilk yıllarında köy çocuklarına okuma–yazma öğretmekle görevlendiren muallimlerin, daha çok dinsizlik ve batı ahlaksızlığını öğrettiklerini görünce Mehmet Akif Ersoy merhum uzun bir şiirinin sonunda:

“Muallimim” diyen olmak gerektir îmanlı;

Edebli, sonra liyâkatli, sonra vicdanlı.

Bu dördü olmadan olmaz: Vazîfe, çünkü, büyük”

Diyerek doğru yolu gösterivermiş.

Bir başka yerde Akif:

“Ne irfandır veren ahlâka yükseklik, ne vicdandır;

Fazîlet hissi insanlarda Allah korkusundandır.

Yüreklerden çekilmiş farz edilsin havfı Yezdân’ın...

Ne irfânın kalır te’sîri kat’iyyen, ne vicdânın.” Diyerek imansız vicdanın faydasızlığını ortaya koyar.

Çağımızdan örnek ise Amerika’nın en seçkin insanı Bush oğlu Bush’un bir yılda bir buçuk milyon Müslüman öldürerek rekoru elinde tutmasıdır.

Vicdanı var, cüzdanı kabarık ama öldürüyor ve ülkeler soyuyor

Kültürün ve vicdanın suç işlemeyi engellemediğini görmek için son elli yılda Amerika, Avrupa ve Rusya’da ceza alan seri katillerin eğitim seviyesinin yüksekliğine bakıversinler.