AKP hükümeti tarafından birçok hizmetler özelleştirildi. Taşeron sistemi de bu özelleştirmelerden biri. Fakat nedense bir türlü rayına oturmadı. Bununla alakalı yasa hâlâ nedense çıkmadı/çıkarılamadı. İstanbul Tıp Fakültesi’nde güvenlik, hasta hizmetlisi, kayıt elemanı, tıbbi sekreter temizlik görevlisi, atölye teknisyeni olarak çalışan Taşeron işçiler; 20 aydır düşürülen maaşlarından ve kesilen yol ücretleri ile birlikte açlık sınırlarının altındaki ücretlerle geçinmeye çalışıyorlar. Aynı dert KÖYDES çalışanlarının da sorunu.”Dünya da ekonomik kriz yaşarken biz size iş imkânı veriyoruz. Bize minnet duymalısınız” mantığıyla hareket ediliyorsa; bu yanlış bir mantık! Herkesin insanca yaşama hakkına saygı duymak mecburiyetindeyiz. Aynı zamanda hükümet halkının refahını düşünmek mecburiyetindedir. Bu bir lütuf değildir. Bu bir yaşam hakkıdır. Buna benzer sıkıntı uzman erbaşlarda da görmekteyiz. Uzman çavuşlar kendi haklarını aramak için dernekleşerek Uzmanlar Derneği’ni (UZDER) kurdular. Dertlerini, sıkıntılarını anlatmak için hükümet yetkilileriyle bir dizi görüşme yaptılar.

“22.01.2014 tarihinde saat: 14.15 itibari ile AKP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Hüseyin Çelik, UZDER Genel  Başkanı  ve Yönetim Kurulu üyelerini kabul etmişti. Yapılan toplantıda konular; 3600 ek gösterge, yan ödeme kararnamesi ve orduevlerine alınmama meselesi ele alınmıştır. Toplantı esnasında Sayın Hüseyin Çelik; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’i aramış, görüşmesinde uzman çavuşların mağduriyetini dile getirmiş, Sayın Çalışma Bakanımızdan uzman çavuşlara yardımcı olmasını istemiştir. Orduevleri konusunda ise Çanakkale’deki kampa alınmayan uzman arkadaşımızın çocuğunun tel örgülerden içeri girerken yüksel gerilim hattına kapılarak vefat etmesi ve orduevine alınmayan uzman jandarma hamile eşinin otel odasında tecavüze uğrayarak öldürüldüğü konusu; Sayın Hüseyin ÇELİK derinden etkilemiş. Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ı yine cep telefonundan arayarak; “bunlar subay, astsubay gibiler. ordu mensubudurlar bu arkadaşlarımız için çok ivedi çalışma yapılması” gerektiğini dile getirmiştir. Ayrıca UZDER üyesi “Gözlerimi İstiyorum”un yazarı E. Gazi Uzman Jandarma Hüseyin Özlük ile samimi konuşmaları bizleri mutlu etmiştir”  diyor UZDER başkanı Uzman Çavuş Yakup Toprak. “Bu görüşmeden sonra bir değişiklik oldu mu ” sorusuna, boynunu bükerek; “İnşallah olur” cevabını veriyor. Aslında uzman çavuşların istedikleri zor bir şey değil. İnsanca yaşamak istiyorlar. Bu insanların isteklerine gelin hep beraber göz atalım ve maddeler halinde izah edelim.

1. Uzman Jandarma ve Uzman Erbaşlar özlük haklarının bir başka statüye bağlanmasını istemiyor; Uzman Jandarma Kanunu’nun 21’inci maddesindeki; “Ayrıca, Uzman Jandarmalara dereceleri itibariyle Astsubaylar için belirlenmiş olan ek göstergelerin 2/3’ü uygulanır” ifadesi sebebiyle emeklilik ikramiyesi ve maaş farkı dolayısıyla mağduriyet oluşmaktadır. 2/3 oranının kaldırılarak “aynısı uygulanır” ifadesinin kabul edilmesini istiyorlar.

Bu değişiklikle kurumda diğer personel ile aynı işi yapan Uzman Jandarma ve Uzman Erbaşların görevde ve emeklilikte aralarındaki aşırı ücret farkının düşürülmesi gerçekleşmiş olacaktır.

2. Uzman Jandarma ve Uzman Erbaşlar orduevlerinden yararlanmak istiyor; Uzman Jandarma ve Uzman Erbaşlar TSK’lerinin en önemli unsurlarından olmasına rağmen orduevlerinden yararlanamamaktadır. Bu hususta kişi temel hak ve özgürlerini ihlal eden, insan onurunu çok ağır bir şekilde rencide edici, acı ve trajik hadiseler yaşanmaktadır. Bu ihlallerin ortadan kalkması ve TSK’lerinin çok önemli bir parçası olan uzman jandarma ve uzman erbaşların kuruma olan aidiyet duygusunun artması için mevcut orduevlerinden yararlanmasını veya uzman jandarma ve uzman erbaşlar için her ilde ihtiyacı karşılayacak şekilde orduevi yapılmasını istiyorlar.

Subay hanımlarının bu orduevlerinden yararlandığı bir yerde; ordu mensubu olan uzman çavuşlara kast sistemi uygulamak adil mi Genelkurmay başkanı bunu görmez mi Bunun için bir genelge yayımlamak yeterli olmasına rağmen, neden ilgili bakan bunu yapmaz

3. 2014 Yılı Yan Ödeme Kararnamesindeki Uzman Jandarma ve Uzman Erbaşlara verilen tazminat miktarlarındaki adaletsizlik ve eşitsizliklerin ortadan kaldırılması ve bu konuda yasal düzenlemeye gidilmesini talep ediyorlar.

2014 yılı Yan Ödeme Kararnamesi Anayasamızın eşitlik ilkesine aykırıdır. Çünkü aynı işi yapan personele farklı ücretler ödenmesi, ödenen ücretler arasında büyük farklılıklar eşitsizlik, meslektaşlarımız arasında haksızlığa ve hukuksuzluğa uğradığı hissi yaratmaktadır.

4. Uzman Erbaşların sözleşmeleri 45 yaşına kadar olup, 45 yaşından sonra sivil memurluğa geçirilen oradan da emekliliği hak edene kadar çalıştırılıp zorla emekli edilmektedir, Ayrıca dereceleri 3 derece geri çekilerek kazanılmış hakları ellerinden alınmaktadır. Bu durum maddi yönden personeli mağdur etmektedir. O yaştan sonra insanların yeni bir mesleğe adapte olmaları, yeni bir mesleği öğrenmeleri çok zordur. Pek çok uzman erbaş bundan dolayı ruhsal çöküntü içine girmektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri 85 bin uzman erbaş için yeni kadro tahsisi yapmalı ve onları sözleşmeli durumundan çıkararak bu sorunu çözmelidir. Ulusal Güvenlik sözleşmeye bağlı kılınamaz.

“Sözleşmen bitti! Hadi sen sivil memurluğa geç! Bak bu iyiliğimi unutma, yoksa işsiz kalırdın” anlayışıyla mı siz bu insanların hak ettikleri dereceleri 3. dereceye çekiyorsunuz Bu nasıl bir anlayış Bu kanunu yapan da hiç mi vicdan yokmuş Nerede muhalefet Muhalefet neden bu maddeyi Anayasa Mahkemesi’ne götürmedi Yoksa o sermayenin istediği maddeleri mi anayasa mahkemesine götürüyor Bu muhalefet ne zaman mağdur ve mazluma sahip çıkacak

5. Uzman Erbaşlar Lise mezunu askerliğini yapmış fiziksel, yazılı, mülakatı geçenlerden 3 ay eğitim ile kıtalara atanmakta. TSK’leri profesyonelleşmeye gitmek istemekte ancak 3 aylık eğitim ile bu ne kadar olabilir Bu düşündürücüdür. Uzman Erbaşların 2 yıllık meslek yüksekokulu açılması birlik ihtiyaçlarına göre her yıl personel alımıyla profesyonelleşmenin sağlam temellere oturması sağlanmalıdır. Maksat işsizliğin azalması mı Ordunun profesyonelleşmesinin sağlanması mı Önce buna karar verilmeli ve ona göre hareket edilmelidir

6. Rahatsızlığı nedeniyle bir yıl içerisinde 90 gün hava değişimi alan Uzman Erbaşın Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilmektedir. Görevi nedeniyle bile olsa rahatsızlanan personelin böylesine cezalandırılması akıl alacak gibi değildir. Hep derler ya; “mantığın bittiği yerde askerlik başlar” diye. Bu böyle bir şey olsa gerek. Her mesleğin kendine has bir hastalığı vardır. Bu uzman çavuş yasasını çıkartan bundan haberi yok sanırım(!).Yoksa neden böyle bir madde koyulsun ki

7. Türk Silahlı Kuvvetlerin personeli olan Uzman erbaşlara mesleğe başlarken beylik tabancası verilmemektedir. Silahlı Kuvvetlerin silahsız personeli Uzman Erbaşlar kendi parası ile zati tabanca almakta, ayrıca resmi elbise üzerinde bulundurması da engellenmekte olup, bu durum personeli dış tehditlerde savunmasız bırakmaktadır. Türk Silahlı Kuvvetlerinde muharip sınıflarda görev yapıp da tabanca verilmeyen tek sınıf Uzman Erbaşlardır. Hadi diğer branşlarda bulunanların silah taşımaması anlaşılabilir, Jandarma görevi yapan uzman çavuşa neden silah taşımasına izin vermiyorsunuz

8.  Uzman Erbaşların rütbelerinde düzenlemeye gidilerek 3 yılda bir rütbe almaları ve kendi aralarında (Uzman Jandarmalarda olduğu gibi) hiyerarşi sağlanmalıdır.

9. Askeri lojmanlardaki Sb %50, Astsb %45, Uzman erbaş %2,5, Sivil memur %2,5 oranında dağıtımlar yapılmaktadır. Mevcutları fazla olan Uzman Erbaşlarda bu durum mağduriyet oluşturmaktadır.

10. Uzman Erbaşların doğu görevleri Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan diğer personellere göre fazladır. Bu durum aile bütünlüğünü ve yapısını, psikolojisini, aile boşanmalara, intiharlara kadar gitmektedir. Doğu görev süresinin Subay, Astsubay ve Uzman Jandarma Atama Sicil Yönetmeliğine göre düzenlenme yapılması gerekmektedir.

11. Uzman Erbaşlar, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan profesyoneller içerisinde sınıfını belli eden apolet takmayan tek personeldir.

12. Eğitim kıyafetinde tüm personelin rütbe renkleri siyah olmakla birlikte, harici elbiselerde rütbeler subay, astsubayda sarı renk iken uzman erbaşlarda kırmızıdır. Kurum içerisinde her zaman aileyiz denmesine rağmen, bu durum personele üvey evlat muamelesi yaparak dışlanmış izlenimi vermekte olup, halkın gözünde farklı soru işaretleri oluşturmakta onların sarı sizin neden kırmızı denmekte personeli moral motivasyon olarak çok büyük bir çöküntü içine sokmakta, askerlik mesleğinden uzaklaştırmaktadır.

13. Uzman erbaşlara askeri mahkemece verilecek bir günlük ceza TSK’dan ayırma sebebi olarak uygulanmaktadır.

Üniformalı meslekler tabiatı icabı hiyerarşik ve psikolojik yükü ağır mesleklerdir. İtaat üretiminin sürekliğini sağlamak ve üretilen hizmetin aksamadan devam ettirilebilmesi; sağlıklı ve düzgün işleyen bir hiyerarşik yapının varlığını gerektirir. Hiyerarşi ise işin niteliğinden kaynaklanan bir emir alıp verme sürecidir. Amaç işin sağlıklı ve amacına uygun gerçekleşmesini sağlamaktır. Üzerinde üniforma taşımak kişiyi hiçbir zaman kendisi ve meslek mensupları için yeni haklar talep etmekten alıkoyamaz. TSK’lerinin profesyonelleşmeye çalıştığı bu süreçte; zamanla en önemli unsurlardan biri haline gelecek olan Uzman Jandarma ve Uzman Erbaşların kurumsal aidiyet duygularını artırmak, en üst seviyeye getirmek her halde çağdaş bir komuta anlayışının gereği olmalıdır. Unutmayalım ki ordumuzun kurumsal bütünlüğü, bütün yurttaşların temel ilgi ve hassasiyet sahası içerisindedir. Hükümet; “ben yaptım oldu!” mantığıyla hareket etmemelidir. Sıkıntılı olan bütün kesimleri dinlemek için komisyonlar kurup, sağlıklı bir çalışmayla bu sorunları çözecektir. Bu sorunları sandığa taşımamak gerektiğini, düşünüyorum.