İktidar sözcüleri hâlâ halkın “temel sorununun” ne olduğunun farkına varabilmiş değiller.
Onlar yapmış oldukları hizmetleri ballandıra ballandıra anlattıkları zaman halkın dertlerine derman olacaklarını sanıyorlar.
Oysa halkın temel sorunu bambaşka!
Halk derdinin ne olduğu konusunda iktidar sözcülerini uyarıyor uyarmasına ama onların bu uyarıyı anlayabildikleri söylenemez!
İktidar sözcüleri mikrofonu ellerine geçirince bir türlü bırakmak istemiyorlar. Umut pazarlayıp günü kurtarmaya çalışıyorlar.

Ama halk bu vurdumduymazlığa karşı sessiz kalmıyor.
Halkın temel dertlerinden bihaber konuşan iktidar sözcülerine “ben de AKP’liyim esas meselemiz işsizlik açım” diye bağırıyor.

İktidar sözcüleri kendilerine böyle bağıranlardan hiç mi ama hiç hoşlanmıyorlar.
Kendilerine bağıranlara “bak konuşuyorum hele bir konuşmamı bitireyim” diye cevap vermeye çalışıyorlar.
Oysa halkın artık beklemeye tahammülü yok!
Halk kendi yakınmalarına kulak verecek ve dertlerine çözüm bulacak bir yönetim arayışı içinde.
Kendilerine masal anlatılmasından bıkıp usunmuş durumdalar.
Bu nedenle “asıl meselenin” ne olduğunu iktidar sözcülerinin yüzüne karşı haykırarak seslerini duyurmaya çalışıyorlar.

Asıl mesele işsizlik!
Asıl mesele pahalılık!
Asıl mesele bir türlü önlenemeyen enflasyon!
“Ocak’ta pik yapar, Mayıs’a kadar dengelenir, Aralık’tan sonra düşer, seçime tek haneli enflasyonla gideriz” türünden laflar halkın sorunlarına cevap oluşturmuyor.
Evet, mevcut yönetimin sorunlarının halli konusunda yetersiz kaldığını gören halk doğal olarak yeni arayışlar içine giriyor.

Bir sürü yeni parti elbette durduk yerde kurulmuyor.
Halk sorunlarına çözüm arıyor, iktidar sözcüleri ise önceleri yaptıkları gibi yine bildiklerini okumaya devam ediyorlar.
Yani dertlere derman olamıyorlar.
Bu vurdumduymazlık iktidar partisinin siyasi ömrünün finale yaklaştığının habercisi oluyor.

Uyarılıyorlar ama anlamıyorlar.
Halkın derdi başka iktidar sözcülerinin derdi ise bambaşka!
Halk derdine tercüman olacak siyasiler arıyor.
İktidar sözcüleri ise bildikleri okumayı sürdürüyorlar.
Bakalım kim kanacak?
Ya da kim kaybedecek?