“Ümmetimden iki sınıf var ki, onlar düzgün olduğu zaman insanlar da düzgün olur; bozuk oldukları zaman insanlar da bozuk olur; onlar: ULEMA VE ÜMERA."

Siyonist İsrail’in haksızlığına, bu kadar hukuksuzluğuna ve zerre kadar vicdanı olan insanı tiksindirici insanlık dışı caniliğine sebep nedir?

Bu gücü nereden alıyor, bu pervasız ve ölçüsüz şımarıklığına sebep nedir?

Çocuk, kadın, yaşlı, hasta demeden hunharca cana kıyan katil terörist tavrını sergileyebilmesinin sebebi nedir?

Sadece Siyonist İsrail’i ve zalim destekçisi Amerika’yı suçlamak çok ucuz bir bahane arkasına sığınmak olsa gerek.

SUMUD filosundaki aktivistlere yaptıkları hukuksuz ve insanlık dışı muamele, artık bardağı taşıran son damla oldu.

Suçlu, Siyonistlere bu cüreti verenler ve şımardıkça onu durduramayan otoriteler ve biz Müslümanlarız.

Ey otorite sahipleri!..

Şunu unutmayınız ki; ümmetin bu hale gelmesinden ilk sorulacak sizlersiniz. Geçici olan o makamları koruma uğruna ahiretinizi berbat etmeyiniz, makamlarınızı koruma adına ahiretinizi yakmayınız.

Müslümanların başında bulunan yöneticiler, otorite sahipleri!

Ümmetin dünya ve ahiret saadetini temin etmek için çalışmak ve gerekli şartları oluşturmak sizin asli vazifenizdir. Bu vazifeyi ihmal ederseniz, sizler şiddetli bir hesap ve azap ile karşı karşıya kalacağınızı asla unutmayınız. Kimi yüzlerin ağaracağı, kimi yüzlerin kararacağı o günde mahcup olmamak için Allah'a hesap vereceğinizi düşünerek hareket ediniz.

Hakkı ve hakikati anlama noktasında cahil bırakılmış halklarınızın bu cehaletinden, yoksul ve sefil duruma düşürülmüş toplumlarınızın fakirlik ve sefaletinden, ahlaksızlık ve edepsizlikte sınır tanımaz hale gelmiş kimselerin durumundan, haksız yere akıtılan masumların kanlarından, mukaddesata uzanan eller ve dillerden, kendi anne ve babasını katletmeye bile cüret edecek kadar canileşen kimselerden, Allah'tan, Rasulü’nden ve İslami değerlerden uzaklaştırılan nesillerden, Siyonist güruh için çalışan şer odaklarından burs alabilmek için sıraya girmiş gençlerden, içki, kumar, uyuşturucu ve bağımlılık yapan maddeler sebebiyle dağılan yuvalardan sorumlu olduğunuzu unutmayın.

Ey Müslüman âlimler! Sizler Hakk’ın sözcüsü ve hakikatin önderi ve Allah'ın Rasulü'nün vârisi olduğunuzu unutmayın. Sizin asıl icra edeceğiniz duruş; Allah'ın kullarına Allah'ı sevdirmektir. Kendinizi birilerine sevdirmek değildir. Hak namına Hakk’ı haykırman gereken yerde, susmak değildir.

Her nerede olursa olsun, Allah’ın koymuş olduğu sınırlar çiğnendikçe, susmayı tercih ederseniz, vebali sizlerin üzerinedir. İnsanlar bu dinin asla zalimlerden yana olamayacağını ve zalimlere zerre kadar meyletmenin neticesinin azap olacağını sizlerden ve kişilikli duruşunuzdan öğrenecekler. Peki ya sizler, zalimler yanında ve onların zulmüne ses vermeyen bir rolde olursanız mahşer-i kübrada hangi halde olacağınızı hiç düşündünüz mü? Ve şunu hiçbir âlim unutmamalıdır; ya Allah’ın rızasına göre hareket eden ve Rasul’ün izinde olan Rabbani âlimler olursunuz; ki işte o zaman makamınınız nebilerle haşrolmaktır ya da kötü âlimler sınıfında yaratanına karşı ilk isyan bayrağı açan şeytanın yanında olursunuz.

Ey ümmetin âlimleri!..

Müslümanlar, Kudüs-ü Şerif´in mahzuniyetinin ilk çehresini, sizin mana dolu bakışlarınızla sezecek. Gözü yaşlı dualarına, dünyanın dört bir tarafında inim inim inleyen Müslüman kardeşlerini katmasını sizden öğrenecek. Sizler, yaptığınız işlerde, usulüne riayet etmedikçe, fıkha uygunluğunu gözetmedikçe, muamelatın doğru olup olmadığına bakmadıkça insanlara kötü örnek oluyorsunuz. Peşinize taktığınız insanlara, yaptığınız şey yanlıştır diye iyi niyetle uyarılmak istense bile sen falan hocadan, falan efendiden, falan abiden, falan üstazdan daha mı iyi biliyorsun cevabı alınmak suretiyle onların da doğru yoldan sapmasına sebep olabiliyorsunuz. Peygamberler dışında masumiyet yani günah işlemekten ve hata yapmaktan kimse korunmuş değildir. Hatadan dönmek ve bilemediğini açıkça söyleyebilmek Ehlisünnet ulemanın şiarıdır.

Toplumun ıslahı ve felaha ermesi, sizlerin samimi gayret ve örnekliğinizle ancak mümkündür.

Çünkü ulema, umeranın da Haktan sapmadan sabit kadem olmasının en önemli unsurudur.

Ulema düzelmeden, ümera; ümera düzelmeden toplum düzelmez.