1. Dünya Savaşı esnasında dönemin ABD Başkanı olan

Woodrow Wilson 08.01.1918 tarihli 14 maddelik bildirgenin 3 üncü maddesinde;

barış için tüm uluslar arasında ekonomik engellerin kaldırılarak, eşit ticari

şartların tesisi gerektiğini ifade ederek, Amerika nın niyetini ortaya

koymuştu. ABD; küresel güç olmak istiyordu. Ogün bugündür ABD, Küresel

egemenliğini adım adım hayata geçirmek için çalışıyor. Bunda da başarılı oldu.

 Bahse konu

bildirgenin 12 inci maddesine dikkatinizi çekmek istiyorum.

Wilson bildirgesinin 12. Maddesinde; Osmanlı İmparatorluğu nun

Türk olan kısımlarına egemenlik hakkı tanınmalı, fakat Türk olmayan halklara

bağımsızlık verilmelidir. Çanakkale Boğazı, sürekli olarak, bütün milletlerin

ticaret gemilerine açık olmalı ve bu durum milletlerarası garanti altına

konmalıdır. demektedir.

Böylece Osmanlı İmparatorluğu nun parçalanması, Türkiye

Cumhuriyeti nin kurulması ve bunu Türk olan kesimlere tanınmasının altını

çiziyordu. 12. Maddede bahse konu Türk olmayan haklara bağımsızlık verilmesi

hususu nasıl olacaktı

Bu açıklamalarla birlikte Amerika artık Osmanlıyı

parçalayan İngiltere, Fransa, Çarlık Rusya, İtalya dan oluşan emperyalist

bloğun lideri konumuna gelmişti. Nitekim 2 inci Dünya Savaşından süper güç

olarak çıkan Amerika bu bloğun tek hâkimi, tek sözü geçeni olmuştu.

OKUTULAN TARİH

GERÇEKTEN DOĞRU TARİH Mİ

Derin Tarih dergisinin eklerinden olan; Genel Kurmay

Belgeleri ışığında Mustafa Kemal Samsun a nasıl gönderildi isimli kitabın 51.

Sayfasında, 9. Ordu Kıtaatı (Kıtalar) Müfettişliğine tayin olunan Mustafa Kemal

Paşa Samsun a gideceği kadro İngiliz yetkililer tarafından onaylanmış, uygun

görülmüş, vize dediğimiz Aproved yazısı ile damgayı basmış,

imzalamışlardır. Oysa okullarda bize anlatılan tarih bunun tam tersi. Bir

ulusun inşaası için, olmayan, yaşanmayan bir tarihi yaşanmış gibimi bize

okuttular. Zamanla gerçekler ortaya çıkacak deyip, yazımıza devam edelim.

ABD Başkanı W. Wilson, Kasım 1920 tarihinde, Sevr

antlaşmasına esas olan ve Türkiye yi parçalayan haritayı yayınlamış, bu

haritada Ermenistan ve Kürdistan sınırlarını belirlemiştir.

Kurtuluş savaşıyla Sevr anlaşmasını yırtıp çöpe atan

Türkiye Lozan da meşrutiyet kazanmıştır. ABD ve Batı bloğu bir Kürt devletinin

kurulmasından asla vazgeçmemişlerdir. Türkiye yi adım adım İslam ı değerlerden

uzaklaştırmış, seküler bir hayat yaşamasını sağlamıştır. Kültürü bozulan

Türkiye daha kolay lokma haline gelmiştir. Türkiye nin seküler hayata

geçmesinde en büyük katkıyı televizyonlar ve mecmua dediğimiz yayınlar

sayesinde olmuştur. Özel televizyonların hayatımıza girmesi, kültürümüzün

bozulmasını hızlandırmıştır.

ABD nin yeni düzenin ne denli acımasız olduğunu, medya

üzerindeki kendine özgü baskısının engin gücü ile gizlemektedir. 1993 ve

sonrası Başkanlık yapan Clinton un 20 Ocak 1993 tarihinde yemin ederken dile getirdiği

ABD nin çıkarlarına ters düştüğünde müdahaleden kaçınmayız uyarısı ABD nin

Ortadoğu da nasıl bir sömürü düzeni kuracağını bu idealin uğrunda hiçbir şeyden

kaçınmayacağı net olarak anlaşılmaktadır. ABD nin ebedi dostları,ebedi

düşmanları yoktur. Ebedi çıkarları vardır. Bundan dolayıdır ki, sömüreceği ülkeler yutulur lokma haline getirmek

için her türlü çalışmayı acımasızca yapmıştır/yapacaktır. (Devam edecek)