Ziraat Türkiye Kupası maçları geride kaldı. Çeyrek Final’e bilet alanlar belli oldu. Baştan şunu hemen belirteyim sonra maçlara geçeriz. Ziraat Bankası, bir kamu bankasıdır. Günümüzde çiftçilerimiz sorunlarını dile getirip çareler ararken, Ziraat Bankası’nın futbolla bu kadar ilgilenmesini (kulüplere kredi aktarımı ve Türkiye Kupası’na isim sponsorluğu gibi) hiç doğru bulmuyorum.

Kalan 8 takımın içinde sezonun en popüler, en flaş takımı bana göre Kırklarelispor’du. BB Erzurumspor da Beşiktaş’ı iki maçta da aynı skorlarla yenerek kupa dışına bıraktı ve büyük sükse yaptı. Fakat Kırklarelispor, A. Gücü ve Gaziantep FK isimlerinin yanına Başakşehir gibi kendisinden kat kat üstün dev bütçeli bir takımı daha ekledi. Avrupa ve Süper Lig’de fırtınalar estiren Başakşehir’in fiyakasını fena bozdu. Kırklareli’nin bu başarısı bizi ilçesi Lüleburgaz’ın üst üste büyük takımlara karşı aldığı başarılı sonuçlara yıllar öncesine götürdü. Trakya’nın bu tip başarılara ihtiyacı var. Gerçekten bu topraklar böyle başarılara hasret. Hatta Süper Lig’de bir takımının ne zaman oynayacağını umutla, özlemle bekliyorum.

Kırlarelispor’da Caner Koca ile kaleci İbrahim Demir öne çıkan isimlerdi. Mert Sinan, Davut Babur ve Malik menajerlerin listesinde şimdiden yer aldılar bile.

Caner Koca’ya ayrı bir paragraf açmak istiyorum. Fenerbahçe’nin alt yapısından yetişmiş bir futbolcu. 2017’ye kadar Fenerbahçe U21, A2 takımlarında forma giymiş. Samsun’dan sonra Kırklarelispor’a transfer olmuş. Caner, 3 milyon Euro’luk takımın 450 bin Euro ile en pahalı oyuncusu konumundadır. Başta Fenerbahçeli yöneticilere sonra da diğer Süper Lig takımlarının yöneticilerine duyurulur!

Geçtiğimiz yıl Süper Lig’e veda eden BB Erzurumspor, bu sezon Hatayspor ile birlikte tekrar düştüğü yere gelmenin hesaplarını yapıyor. Tabii Türkiye Kupası’nda da gücünü rakiplerine hissettiriyor. Beşiktaş’a ara vermek yaramamış. Sivasspor yenilgisi, Kartal’ın ve Avcı’nın tüm motivasyonunu bozmuş görünüyor. Erzurum karşısında her strateji, her alanı, her ismi deneyen Avcı ve takımı kupada artık yok!

Fenerbahçe büyük takımlar(!) içinde kupa maçlarının en rahat ismiydi. Transfer yapamasa da kadro genişliği Kayserispor gibi dengesiz oynayan bir takımı zorlanmadan elemesine fırsat verdi. Sarı-lacivertliler tecrübesiyle şu zor maçları bir bir geride bırakıyor. İlkbahar Fenerbahçe gibi atak oynayan takımların mevsimidir.

Kuşkusuz bu sezonun lider takımı Sivasspor’dur. Süper Lig ve Kupa’da hız kesmeden yoluna devam ediyor. Yiğidoların bu hali büyük takım taraftarlarını kıskandırmıyor değil hani! Malatyaspor’a 2-1 yenilseler de ilk maçtan 4-0’la çeyrek final biletini cebine koymuşlardı. Rıza Çalımbay’ın mütevazi kişiliği ve geldiği yeri unutmayan tarzı onu bu başarılara götüren yolu açan anahtardır. Keza Alanyaspor’u çalıştıran Erol Bulut ve şimdi Antalya’nın başına gelen Tamer Tuna çeyrek finalden yarı hatta finali hedefleyen isimler olacaktır.

Hüseyin Çimşir’li Trabzonspor, zorlu geçen bir maçtan sonra 4’te 4 penaltı ile Mehmet Özdilek’li Denizlispor’u kupada eledi. Gerçi bordo-mavili ayaklar buldukları gol fırsatlarını değerlendirmiş olsalardı zoru kolaya çevirebilirlerdi. Çimşir resmi imzayı da attı. Hayırlısı olsun. Türk teknik adamların sayısı 1 artmış oldu. Bu satırlara yazdığım yeni isimlerin Türk futbolunu çağdaş, samimi, dürüst, ahlaklı bir havayla ileri bir seviyeye getireceklerine inanıyorum.

Galatasaray’a gelince… Her zaman dile getirdiğim konuyu kupa maçları içinde yineleyeceğim. Bu sezon Galatasaray’ın en formsuz ismi Fatih Terim’dir. Haaa bir futbolcunun formsuz günleri olmaz mı? Olur! Teknik adamların da demek ki bazen formsuz yılları olabiliyor. Bunun yanına yıldız isimlerin, kendinden çok şey beklenen tecrübeli ayakların ferdi hataları da Galatasaray’ı bu yıl ölümü gösterip hastalığa razı etmiştir. Yani ne olacak bu Galatasaray’ın hali diye sorulduğunda “ehh içgüveysinden hallice” dedirtecek kadar seviyeyi düşürmüştür!

Rizespor ara transferde en hareketli kulüptü. Kiralık da olsa iyi isimleri kadrosuna kattı. Fakat 1-1’in rövanşında İsmail Kartal yedek oyuncularını tercih etti. Fatih Terim de aynısını tatbik etti. Çünkü 0-0 tur atlamasına yetiyordu. İlk yarı nerdeyse Rizespor hiç gelmedi, gelemedi. Galatasaray takımı topu Rize kalesine götürecek isimlerin azlığı nedeniyle maçı idare ediyordu. Fakat Rize’ye topu kaptırdığında da çabuk kazanmasını biliyordu. İkinci yarı Galatasaray penaltıdan golü bulunca, Kartal kaliteli ayağı Ömer Aminu’yu sahaya sürdü ve maçın gidişatı değişti. Bir penaltı da Okan’ın tecrübesizliği sayesinde Rize kullandı. Bu kez Terim kaliteli isimleri sahaya sürdü. Saracchi ve Falcao ibreyi değiştirmeye yetti. Sonra İsmail Kartal bir hamle yaptı. Terim de Donk’u oyuna aldı. Her şeye rağmen Okan ve Saracchi’nin anlamsız hareketleri sadece maçı idare eden Rizespor’a turu getiriyordu. Allah’tan Burak koluyla gereksiz faul yaptı da dengesiz hareketleri iki takım için de dengeledi!

Galatasaray bu yıl ferdi hatalardan, yersiz hareketlerden çok gol yedi ve çok kırmızı-sarı kart gördü. Okan’ın yersiz zamansız kaleden çıkışları için, geriye atılan pasları doğru yerlere kullanması için uyarılmalıdır. Çeyrek final bu tip hataları affetmez buraya yazıyorum.

Kupada seri başları hemen belli oldu. Fenerbahçe, Galatasaray, Trabzonspor ve Antalyaspor seri başı takımlar. Kırklareli, Erzurum, Alanya ve Sivasspor ikinci torba takımları. Benim bildiğim seri başı takımları grup kuraları çekilirken olur. Çeyrek finalde artık takımlar birbirleriyle eşleşebilir.

Geçtiğimiz yıl ATV dizisi reyting yapsın diye Kupa maçlarının naklen yayını için günlerini değiştirdi. Süper Lig takımları sezon başı plan yapıyor, ona göre antrenman vs. yazılıyor yoldur, konaklamadır ayarlanmıyor. Biri çıkıyor dizinin gününü değil de maçların günü ve saatlerini değiştiriyor. Takım yöneticileri de çıkıp bir laf konuşmuyor. Konuşamıyor.

Şimdi de büyük takımlar birbirlerine düşmesin diye hesaplar yapılmış kim için? Yayıncı kuruluş için. Peki ya evdeki hesap çarşıya uymaz ise. İster misin seri başı takımlarının hepsini bu sezonun flaş takımları elesin yarı finale adını yazdırsın! Seyreyle sen o zaman gümbürtüyü!