Aslında “ABD ve İsrail’in ipi ile kuyuya inilir mi?” diye sormak belki daha doğru olurdu ama biz iki ülkenin ipiyle kuyuya inmenin mümkün olmayacağını “Trump’ın ipiyle kuyuya inilir mi?” diye dile getirmeyi tercih ettik!
Suriye’de yaşanan son gelişmeler Trump’ın ipiyle kuyuya inilmeyeceğini bir kez daha teyit etti!
ABD’nin bölgedeki temsilcisi Barrack, Suriye Cumhurbaşkanı Şara’nın Kürtlerin Suriye’nin ayrılmaz parçası olduğunu teyit ettiğini ifade ederek, gelişmelerden memnun olduğunu söylüyor.
Evet, Suriye Cumhurbaşkanı Şara, açıklamasında, “Kürtler Suriye’nin ayrılmaz parçasıdır” diyor.
Peki, Kürtler bu konuda ne düşünüyorlar?
Kendilerini Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olarak gören Kürtler olduğu gibi ayrılmaktan ve kendi bağımsız devletlerini kurmaktan yana olanlar da bulunuyor.
Böyle düşünenler son dönemlerde bölgede iki gücün bulunduğunu, bunlardan birincisinin İsrail, ikincisinin ise kendilerinin olduğunu söyleyip artık bölgede bağımsız bir Kürt devleti kurmanın zamanının gelip de geçtiğini ifade ediyorlar.
ABD Başkanı Trump’ın da desteğini aldıklarını ve bu nedenle kendilerini önleyebilecek hiçbir gücün olmadığını düşünüyorlardı!
Bu özgüvenle yükseklerden atıp tutuyorlardı!
Ancak gelişmeler onların arzu ettiği şekilde olmadı!
ABD ve İsrail’e güvenmelerinin bedelini çok ağır bir biçimde ödemek zorunda kaldılar.
Şimdi Şam’a Suriye Cumhurbaşkanı Şara’nın yanına giderken “kazanımlarımızı korumak için elimizden geleni yapacağız” şeklinde konuşmak zorunda kaldılar.
Suriye ordusu karşısında başkaldırmanın bedelini, bulundukları yerden çıkarılmak ve başka yerlere sürülmek şeklinde ödemek zorunda kalanlar hangi kazanımdan söz ediyorlar dersiniz?
Herhalde kazanımlarımız sözünden maksatları mevcut pozisyonu koruyabilmek olsa gerek!
Trump’a yani ABD ve İsrail’e güvenerek boylarından büyük işlere kalkıştılar.
Sonunda onlara güvenilmeyeceğini anlamış olmalılar.
Onların ipi ile kuyuya inilmeyeceğini bir kez daha idrak etmiş olsalar gerek!
Dünya tarihi İsrail ve ABD’ye güven olmayacağına yönelik örneklerle dolu olmasına rağmen kimi insanların hâlâ bu yolla makam mevki sahibi olmaya çalışmaları anlaşılır gibi değil.