Birkaç gün önceydi…
Telefonu çaldı…
Arayan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu idi.
Önce tam olarak inanamadı;
- “Sayın Genel Başkanım siz misiniz?”
- “Evet, ben Temel Karamollaoğlu. Saadet Partisi Genel Başkanı.”
- “Buyurun Sayın Genel Başkanım!”
- “Hüseyin Bey, yolladığınız narları aldık. Ben ve arkadaşlar çok beğendik. Gerek kokusu gerekse tadı çok hoşumuza gitti. Memleketimizin dört bir köşesi ayrı bir güzel. Ama Tarsus’tan yolladığınız narlar farklı bir güzel. Çok güzel yetiştirmişsiniz. Çok teşekkürler. Allah razı olsun… Arkadaşlara çok çok selam ve muhabbetlerimle… Arkadaşlarımızın da çok selamları var…”
- “Rica ederim Sayın Genel Başkanım. Afiyet-i şeker olsun. Hürmetler ediyorum… Aleykümselam…”
***
Temel Bey’in “Hüseyin Bey” dediği isim, Hüseyin Kışoğlu…
Millî Gazete Tarsus Temsilcisi, Saadet Partisi Tarsus Yönetim Kurulu Üyesi…
Hüseyin Kışoğlu, geçtiğimiz hafta başında Tarsus’ta yetişen narlardan bir koli ayarlamış, köylere ve köy halkına büyük değer ve önem veren Saadet Partisi Genel Başkanı’nın ve ekibinin tatması için de kargoyla -küçük bir not da yazarak- Saadet Partisi Genel Merkezi’ne yollamıştı.
Daha sonra konuştuğum Hüseyin Kışoğlu, bu görüşmeye ilişkin şunları anlattı:
- “Hem kendisinin tatması hem de arzu ederlerse ve uygun görürlerse tüm dünyaya anlatması için Genel Başkanıma kargoyla Tarsus narını gönderdim. Bir de kendisine mesaj yazdım. Eline geçince bizzat kendileri lütfedip beni aradı. Tarsus halkı olarak teşekkür ediyorum. Şu da bizim bir borcumuz olsun; Tarsus’tan inşallah Millî Görüş olarak milletvekili çıkarmaya azimliyiz. Tarsus teşkilatı olarak bu konuda tam bir kararlılık içindeyiz…”
***
Üzerimde kalmasın, iletmiş olayım; Hüseyin Kışoğlu Bey’in, Millî Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş’tan da bir ricası vardı:
“Millî Gazete gecelerinden birini de bizim burada yapabilir miyiz? Burada köy ortamında güzel bir yerimiz var. Burada yapalım isterim. Hem Millî Gazete olarak köyün ve köylünün ne kadar önemli olduğunu bu vesileyle Millî Gazetemiz aracılığı ile tüm dünyaya güçlü bir şekilde ilan etmiş oluruz. Mustafa Bey ne dersiniz, acaba?”
ANLAYANA SİVRİSİNEK…
her olgun meyve düşer dalından
olmak değil ölmek bildim ben düşmeyi
meğer ne olmayı bilirmişim ne de ölmeyi
SELAMİ GÜDER
HAKKA SAHİP ÇIKMAK VE MİLLÎ GÖRÜŞ
Merhum Oğuzhan Asiltürk’ün MGV Yayınları arasında çıkan Hakka Sahip Çıkmak isimli kitabı, Millî Görüş hakkında bilinmesi gerekenleri özet mahiyette zikrediyor. Kitaptan bazı paragrafları sizinle de paylaşmak istiyorum;
* “Günümüzde hakka sahip çıkmak ancak Millî Görüş’le olabilir. Millî Görüş herhangi bir zihniyet, herhangi bir hareket değildir. Öyleyse Millî Görüş nedir? Millî Görüş; insanlığın aşırı derecede bunaldığı, zulümler içerisinde yaşadığı bir dönemde, bu zulüm dünyasından kurtularak yeniden saadet dünyasına geçiş hareketidir. Onun için çok mühimdir, çok değerlidir. Millî Görüş “Yeni Bir Dünya”nın kurulma hareketidir.”
* “Millî Görüş’ün temeli, şefkat ve merhamettir. Gayesi ise bütün insanlar için saadet, refah, itibar ve saygınlığın sağlanmasıdır. Millî Görüş’e göre, Cenab-ı Allah’ın insanlara doğuştan verdiği yaşama, aklın korunması, inancın korunması, neslin korunması ve malın korunması hakları inanan inanmayan herkes için geçerlidir. Ve bu hakların tamamı devletin koruması altındadır.”
* “Millî Görüş, hakkı üstün tutan bir anlayışa sahiptir, kaba kuvvete karşı hakkı, hukuku, adaleti savunur.”
* “Millî Görüşçüler kimlerdir?” sorusunun cevabı, çok sade ve açıktır: “Millî Görüşçüler bütün insanlığın saadete ulaşmasını isteyen “İnançlı Bir Topluluk”tur.”
* “Millî Görüşçüler ne istiyorlar?” sorusunun cevabı ana hatlarıyla şöyledir: Millî Görüşçüler; 1) Bütün insanların saadetini istiyorlar. 2) Toplumdan kötülüklerin kalkmasını, iyiliklerin yaşanır hale gelmesini istiyorlar. 3) Millî Görüşçüler inandıkları gibi yaşamak istiyorlar. Kimseye siz de bizim gibi olacaksınız şeklinde bir dayatmanın peşinde değiller. 4) Ancak en doğal insan hakkı olan inandıkları gerçekleri ifade etme haklarını kullanıyorlar.”
***
Oğuzhan Asiltürk imzalı “Hakka Sahip Çıkmak” isimli eser, mutlaka edinmeniz ve okumanız gereken bir başucu kitabı…
MİLLÎ GÖRÜŞ NE DEMEK?
* Türkiye'de üretimin, yatırımın, istihdamın ve kalkınmanın ana motoru Millî Görüş'tür.
* Millî Görüşçüler hiçbir dönemde devletle kavga eder pozisyona girmediler.
* Üretim ve yatırım olmadan tam bağımsızlıktan söz etmek mümkün değildir!
* Millî Görüş demek, ‘önce ahlak ve maneviyat’ demek…
* Millî Görüş demek, Avrupa Birliği’ne karşı olmak demektir
* Millî Görüş demek, Siyonizm’e karşı olmak demektir
* Millî Görüş demek, İsrail zulmüne karşı olmak, Filistin’in yanında olmak demektir.
* Millî Görüş demek, Amerika’ya ‘hadi oradan, hadi oradan, hadi oradan!’ demektir.
* Millî Görüş demek emek demek, yatırım demek, üretim demek, istihdam demek…
* Millî Görüş demek, hak demek, hukuk demek, adalet demek…
* Millî Görüş demek, özgürlüklerin önünü açmak demek, yasaklarla mücadele demek…
* Millî Görüş demek, yoksullukla mücadele demek…
* Millî Görüş demek, yolsuzluklarla mücadele demek…
* Millî Görüş demek, rüşvet ve iltimasa, kayırmaya son demek…
* Millî Görüş demek, belediyelerin kapısına, “Rüşvet alan da veren de mel’undur.” yazabilmek demektir…
* Millî Görüş demek, ümmet demek, ihvan demek…
* Millî Görüş demek, İslam Birliği demek…
* Millî Görüş demek, ağır sanayi ve kalkınma demek…
* Millî Görüş demek, herkese refah demek…
* Millî Görüş demek, Yaşanabilir Bir Türkiye’yi kurmak demek…
* Millî Görüş demek, Yeniden Büyük Türkiye’yi kurmak demek…
* Millî Görüş demek, Yeni Bir Dünya’nın kurulmasını sağlamak demek…
* Millî Görüş demek, adil bir düzen, adil bir sistem demek…
* Millî Görüş demek, onurlu bir dış politika demek…
* Millî Görüş demek, hadiselere, gelişmelere Erbakan’ca bakmak demektir…
