Son 25 yıl içinde yanıma gelip de “Filan bakanlıkta çalışıyorum” diyenleri bir gözden geçirdim.

Hemen hemen her bakanlıkta beni tanıyan biri veya bir kaçıyla görüşmüşüm de yalnız Dışişleri Bakanlığından bir tek kişiyle görüşmemişim.

Dışişleri Bakanlığını, televizyonlara çıkan emekli büyükelçilerden tanıyorum.

1974 yıllarında Lyon’da fahri konsolosun biz Türk işçilerine yaptığı zulümlerden biliyorum.

Bir de yine bir emekli büyükelçi olan İsmail BerdukOlgaçay’ın yazdığı “Tasmalı Çekirge” isimli hatırat kitabından, nasıl seçildiklerini, nasıl tayin edildiklerini, nasıl yönlendirildiklerini okudum.

Televizyonlara çıkanların onda dokuzunun da CHP’li olduğunu görüyoruz.

Bugünlerde İsrail’le girişilen ama dönüşü olmayan bir yola girildiğini muvafık ve muhalif basın-yayın organlarından öğreniyorum.

Karşılıklı elçi atamaları olsun, elçi, alçak koltuğa oturtulsun, bilemem belki monşerler için o durum şeref bile sayılır ama sakın NATO’ya alınmasına “Evet” denilmesin.

Milyarlarca dolarlık ticaret hacmi geliştirilsin, milyarlarca zararımız da olsun ama aman ha aman NATO’ya girmesine izin verilmesin.

Turizm geliştirilsin diyorsanız onu da yapın ama NATO’ya katılmasına göz bile kırpmayın.

“Size söyleyemediğimiz ama ülkemizin yararına olan birçok konuda onların da bize taahhütleri oldu” savunmaları geçersizdir.

Siyonistleri Rabbimiz bize tanıtıyor.

Tasmalı Çekirgelerin tanıtmasına “kulağımın birinden girip birinden çıkar” demiyorum, Rabbimin verdiği haber karşısında hiçbir şahıs, kurum veya kuruluşun haberi kulağımdan içeri giremez.

İki bin yıldır dünya üzerinde yurt tutamayan, vardığı her yerde cüzzamlı muamelesi gören bunların niçin böyle olduklarını haber verirken bütün insanlığı uyaran Rabbimiz:

155- Sözlerini bozmaları, Allah›ın ayetlerini inkâr etmeleri, haksız yere nebileri öldürmeleri ve «Kalplerimiz kılıflıdır» demeleri sebebi ile lanet ettik. Hayır, onların küfürleri sebebiyle Allah, kalpleri üzerine mühür vurmuştur. Onlardan ancak çok azı  iman ederler.

156- Birde inkâr etmeleri  ve Meryem›e büyük bir iftira yapmaları sebebiyle lanet ettik.

157- «Allah›ın Rasülü Meryem oğlu İsa›yı öldürdük» demeleri sebebiyle (onları lanetledik). O’nu öldürmediler de asmadılar da. Ancak onlara benzetildi. O’nun hakkında ihtilaf edenler şüphe içindedirler. Zanna uymaktan başka onların hiçbir bilgisi yoktur. O’nu yakınen/kesin öldürmediler.

160- Yahudilerin zulmü ve Allah yolundan birçok kimseyi alı koymaları sebebiyle, onlara helal kılınan güzel ve temiz şeyleri haram kıldık.

161- Yasaklandığı halde faiz almaları ve batıl yollardan insanların mallarını yemeleri sebebiyle (de haram kıldık) kâfirler için acıklı bir azap hazırladık.” Diyor. (Nisa süresi ayet 155-161)

Bunları bu hale düşüren dokuz suçtan bahsediyor.

Önce Allah’a verdikleri sözü tutmamaları.

Allah’a verdiği sözü tutmayan bir adam, Allah’ın kullarına verdiği sözü hiç tutmaz.

Onun içindir ki bugüne kadar işgalci İsrail, Birleşmiş Milletlerde imzaladığı hiçbir sözü Filistin’de yerine getirmemiştir.

Bu konuda Sayın Bülent Ecevit’in sunuş yazısı yazdığı “”Belgelerle Filistin” isimli esere bakabilirsiniz.

Kitabın yazarı  Filistin Türkiye Temsilcisi olan RibhiHalloum’dur (Kod adı Ebu Firas).

Bu kitabında 1988 yılına kadar yapılan sözleşmelerin tarih ve metinleri var ama hiç birine uyulmadığını ve uymaya yaklaşmayan işgalcilerin sözlerini nakleder.

Sevgili Peygamberimize hakaret eden Danimarkalı karikatüriste destek veren Danimarka Başbakanı Rasmussen’in NATO Genel Sekreterliğine getirilmesine engel olmaya kalktık engelleyemedik.

Bari işgalci İsrail’in NATO’ya girmesini engelleyelim.

Tarih, yapılan yolları, açılan hastaneleri yazmaz.

Irak’ta Müslümanları öldürmeye gelen Amerikan ordusuna yapılan yardımları ve İşgalci İsrail’i NATO’ya kimlerin aldığını yazar.