ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, New York'ta gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Neden Ankara değil de New Yok, ayrı bir konu!

Ama özel temsilcinin burada verdiği mesajlar oldukça dikkat çekici!

Şu cümlelere bakar mısınız?

* "ABD Kongresi Suriye'deki "SDG"ye karşı sempati duyuyor. ABD bu grubun Suriye hükümetine dahil olması için yol açmak istiyor. Bu, Suriye'de özgür bir Kürdistan kurulacağı anlamına gelmiyor. Ayrı bir SDG devleti ya da ayrı bir Alevi, Yahudi devleti kurulacağı anlamına gelmiyor."

* "SDG, YPG'dir. YPG, PKK'nın bir türevidir."

* "ABD, DEAŞ'la mücadele etmek için YPG'yle ittifak kurdu. Bu nedenle duygular çok yoğun çünkü onlar ortaklarımızdı. Ancak asıl soru şu; onlara ne borçluyuz? Onlara bir devlet içinde kendi bağımsız yönetimlerini kurma hakkını borçlu değiliz."

Bu cümlelere tek cümle ile cevap vermek gerekirse;

* "Yalanlarınız, palavralarınız batsın!"

ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın bu cümlelerine inanacak mıyız?

Neden, niçin inanalım!

En büyük terör devleti olan ABD Büyükelçisi’nin bu cümlelerine neden inanmamamız gerektiğini delilleri ile anlatacağım...

 

MADDE MADDE ABD'NİN GÜNAHLARI!

ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın yukarıdaki cümlelerine neden inanalım?

ABD bugüne kadar Türkiye lehine hangi adımı atmış ki, şimdi de atsın!

Haydi madde madde küçük bir kısmını sıralayalım;

* Suriye'de SDG'yi koruyan ve kollayan, bütçesinden SDG'ye resmi pay ayıran ABD değil mi? Bu kadar da palavra olur mu? Söz konusu ABD ise olur!

* Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra kendisine düşman hedef olarak İslam’ı ve Müslümanları seçen bu Amerika değil mi?

* Askeri darbelerde başrol oynayan, karanlık yanı her daim ağır basan gladyo yapılanması Amerika’nın ta kendisi değil mi?

* Kıbrıs Barış Harekâtı’nda ülkemize -NATO ülkesi olmamıza rağmen- silah ambargosu uygulayan ABD değil miydi?

* Sırp canilerin, Boşnak Müslümanları son dakikaya kadar katletmesine göz yuman hatta destek veren ABD değil de kimdi?

* ABD, Suriye'deki terör örgütlerine, hepsinden öte bugüne kadar binlerce tır silah yolladı. Bu silahlar ne olacak?

* ABD'li komutanlar yıllardır YPG ve SDG ile binlerce kare fotoğraf verdi. Ne içindi acaba?

* Ajan ve casus, rahip kılığındaki Brunson için ülkemizi tehdit eden bu ABD değil miydi?

***

Yani... Yanisi şu; bu kadar yalan... Bu kadar palavra... Ancak ve ancak ABD'den gelir... ABD'nin ipi ile kuyuya inilmez...

Gerisi boş laf!

 

YARIN 15 TEMMUZ! DARBEDEKİ ABD PARMAĞI!

Yarın, 15 Temmuz 2025, Salı...

15 Temmuz hain darbesinin yıl dönümü...

* 15 Temmuz hain ve alçak darbesine destek veren taraflardan biri de ABD değil miydi?

* 27 Mayıs askeri darbesini yaptıran ve Menderes’i ve arkadaşlarını astıran da ABD değil miydi? Darbe sabahı darbeciler tarafından yapılan açıklamada, askerî rejimin NATO’ya, dolayısıyla Amerika’ya bağlı kalacağı vurgulanmadı mı?

* 12 Eylül 1980 askeri darbesi de bir ABD başyapıtı değil miydi?

* 28 Şubat postmodern darbesinin mimarı ABD değil miydi?

* 15 Temmuz hain darbesine İncirlik Üssü’nden kalkan uçaklara kim destek oldu?

* 15 Temmuz hain darbesi için yine İncirlik Üssü’nde uzun uzun darbe toplantılarına ev sahipliği yapan Patagonya mıydı, acaba?

* Darbeciler ABD Büyükelçiliği ve ABD İstanbul Başkonsolosluğu ile değil de Patagonya ile mi telefon konuşmaları yaptılar?

* "Biz bunu bir internet oyunu sandık!" diyen Biden'ın bu alaycı yaklaşımını nasıl yorumlamak lazım?

* Sahi, 15 Temmuz darbe kalkışmasında ABD parmağı neydi?

KİM BU TOM BARRACK?

ABD Başkanı Trump, ABD başkanlık sistemi gereği istediği ismi bir imza ile istediği makama atayamıyor.

Önerdiği isimlerin ABD Senatosu tarafından da onaylanması icap ediyor. Bu, bir nevi denetim mekanizması...

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack da aynı yoldan geçti; Barrack, Senato’daki oylama sonucunda 36 “hayır” oyuna karşı 60 “evet” oyu aldı ve ABD Ankara büyükelçiliğine atandı.

Tom Barrack'ı azıcık tanımaya ne dersiniz!

* Thomas Joseph Barrack. 28 Nisan 1947’de Kaliforniya’da doğdu. Lübnan asıllı.

* Barrack’ın büyükanne ve büyükbabası, 1990 yılında Lübnan’ın Zahle kentinden göç eden Lübnanlı Hristiyanlardı.

* Barrack’ın, cinsel istismar suçlamaları nedeniyle tutuklanan ve mahkemeye çıkmadan intihar eden milyarder Jeffrey Epstein’ın da arkadaşı olduğu iddia ediliyor.

* Gazeteci Michael Wolff, 2018’de yazdığı “Fire and Fury: Inside the Trump White House” adlı kitabında Barrack, Trump ve Epstein arasındaki ilişkiden de bahsetti.

* 1972’de çalıştığı firma Barrack’ı Suudi Arabistan’a gönderdi.

* Yıldızı kısa sürede o kadar parlamıştı ki, Kraliyet Ailesi’nin mensuplarıyla squash bile oynamaya başladı. Kraliyet Ailesi ile kurduğu yakınlık, daha sonra bir müvekkilinin Haiti’de bir petrol rafinerisi inşa etmek için izin almaya çalışmasına da yaradı.

* ABD İçişleri Bakanlığı’nda müsteşar yardımcısı olarak çalıştı.

* Daha sonra emlak sektörüne yöneldi ve ABD’nin en zengin insanları listesine girdi.

* 2014’te milyarderler listesinden düştü.

* 1980’lerin ortasında Teksaslı milyarder Robert Bass için çalışan Barrack, 1988’de The Plaza Hotel’in Trump’a satışından sorumluydu.

* Barrack, 2016’daki başkanlık seçimlerinde Donald Trump’ı destekledi.

* 26 Nisan 2016’da Barrack, iş ortaklarından biri olan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Büyükelçisi Yousef Al Otaiba ile Trump’ın BAE’de yatırımları olduğuna dair güvence veren bir yazışma yaptı.

* Daha sonra Barrack, Trump’ın damadı Jared Kushner’ı tanıtmak için Otaiba’ya bir mesaj gönderdi ve ikili, ilerleyen günlerde bir araya geldi.

* Şunu söylemek mümkün; para=Trump, para=Barrack, Trump=Barrack.

* Yani, Trump ve Barrack arasındaki ilişkinin büyük ölçüde "duygusal" olduğunu da söylemek mümkün!

---