Taksim de iki tarafın da kaşları çatık, suratları asık,

eller tetikte.

Bir tarafın elinde taş torbaları, misket torbaları, içi

benzin dolu şişeler, yağlı çaputlar, paçavralar.

Bir tarafın elinde gaz bombaları.

Taksim de iki tarafın da ellerinde Atatürk posterleri

var.

Hangisi Atatürk ü daha fazla sever bilemeyiz ama

polislerin astığı Atatürk posteri, eylemcilerin astığı posterden daha büyük.

Eylemcilerin Atatürk posterinin yanında Abdullah Öcalan

posterinin olması eylemcilerin ellerini zayıflatıyor diyenler olabilir ama

belki de onlar olmasa eylem devam edemeyebilir.

Çünkü Apocuların yakma, yıkma deneyimi daha fazla.

Eylemlere destek veren eski komünistler, Özal döneminde

kapitalist olduklarından Taksim e kadar gelemeden sözlü destek vererek

nostaljilerini tatmin edebilirler.

İki taraftan hangisinin Atatürk sevgisinin daha fazla

olduğunu ölçecek samimiyet testi yapacak aletimiz yok ama her iki tarafın da

ortak kabul ettiği ve uyguladığı kurallar, içimize ajan gönderen ve bizi

yıkmaya çalışan batının kuralları.

Atatürk hakkındaki bilgim, ilkokulda öğrendiklerimdir.

Bir de kendini Atatürkçü olarak takdim edip yüzlerce

rezalete damgayı vuran, emekli olunca insan içine çıkamayan, çıkamadığı için

Taksim e gelemeyen, siper gerisinden destek verdiğini söyleyen siyasetçi,

hukukçu, basıncı, holdingcilerden tanımaya çalışıyorum Atatürk ü.

Kişiyi tanıma fırsatınız yoksa o kişiyi çok sevdiğini

söyleyenlere bakarak karar verebilirsiniz.

Dün, Taksim de Atatürk posterlerinin altında eylemciler,

Alman vatandaşı Davide Mortello dan, Beethoven in Ay Işığı Sonadı nı

dinleyerek kendilerinden geçmişler.

Hâlbuki Arif Sağ dan sol türküler dinlemelerini

beklerdim.

Arif Sağ onlara Yemen Türküsü nden, Kışlanın önünde

bomba sesi var, Havada bulut yok bu ne dumandır türküsü çığırıverseydi keşke.

Belki Arif beyin soyasından gıcık kapmış olabilirler.

Onlar da haklı.

Devleti temsil eden polislerin, gaz bombalarının

seslerinden başka müzikleri yoktu.

Eylemcilerin mesajını anladığını söyleyen Cumhurbaşkanı,

eylemcilerin Beethoven ine karşılık olarak 19 Mayıs ta 2013 te Atatürk ü Anma

Gençlik Ve Spor Bayramı Özel Konseri nde Ankara da çalan Cumhurbaşkanlığı

Senfoni Orkestrası nın şef David Gımenez yönetiminde solist Lakatoş Çıgan

gurubunun konserini Taksim de de çaldırıverseydi.

Ne fark eder, biri Davide, biri David.

Taksim Meydan ında Davuuuuuud diye bağırsanız iki

taraftan da onlarca insan dönüp bakar ama Atatürk posteri altında Davud değil

David veya Davide dinlenir.