Bismillâhirrahmanirrahîm!

     SAADET Partisi’nin önde gelen kadroları, 3-4 Mayıs günleri Ankara’da “Planlama, Strateji ve Hamle Toplantısı”nı yaptılar. “Çok önemli ve ufuk açıcı” bir toplantı oldu. Özellikle “strateji belirleme” amaçlı bir toplantı olması, çalışmanın önemini daha da artırıyordu. Strateji; genelde, “Belirli hedeflerin gerçekleştirilmesi için yapılan kapsayıcı plan, izlenen yol” anlamına kullanılıyor. Millî Görüşçüler, programda bugünkü şartlarda uygulanacak “strateji”yi belirlediler.

     Saadet Partisi, diğer partilerden farklıydı. Ne yaptıklarını ve nereye varmak istediklerini çok iyi biliyorlardı. Millî Görüş hareketinin kurucu lideri rahmetli Erbakan Hoca “sistematik bir yapı” oluşturmuştu. Millî Görüş kadrolarının hangi yöntemle çalışacakları belliydi. Konu, “Temel Esaslarımız” adı verilen derslerle açıklanmıştı. İç ve dış politikada, her alanda temel “bakış açısı” belirlenmişti.

     Diğer patilerde lider ölür; çalışma kesintiye uğrar. Çünkü hareket liderin becerisiyle sınırlıdır. Millî Görüşçüler için durum farklıdır. Ellerinde, Türkiye ve dünya şartlarına göre belirlenmiş bir “model çalışma” ve “sistematize edilmiş bir teşkilât yapısı” vardır. Erbakan Hoca vefat etti; ama davası kıyamete kadar bâkidir. Kadim değerlerimizden beslenen dava bu özellikte oluşmuştur.

     Şimdi dava yeniden başlamıyor; kaldığı yerden devam ediyor. Bu kutlu dava nesilden nesile aktarıldı. Bundan sonra da öyle olacak! Millî Görüşçüler “Planlama ve Strateji Toplantısı’nda; bir kez daha davalarına, kurucu liderlerine bağlılıklarını te’yit ettiler. Bu aşk ve azimle siperlerine döndüler.  

                                             NE ZAMAN GELECEKSİNİZ?

     PLANLAMA ve Strateji Toplantısı’nda Türkiye ve dünyadaki gelişmelerle ilgili “durum değerlendirmesi” yapıldı. Halkın yüksek faiz ve enflâsyon yüzünden ezildiği vurgulandı. Açlığa mahkûm edilen Gazze; Filistin, Arakan ve diğer İslâm topraklarındaki zulümlere dikkat çekildi. Sorunlar anlatılırken, eğitimde istihdam olarak beklediğini bulamayan gençlerin tek isteğinin, “Acaba, yurt dışına nasıl giderim?” düşüncesi olduğu hatırlatıldı.

     Saadet lideri, sahada çalışırken kimi vatandaşların yakalarına yapışarak, “Ne zaman gelecek, bizi bu kötü yönetimden kurtaracaksınız?” diye sorduklarını anlattı. Ey Millî Görüş kadroları! Bu sözler Millî Görüş’ün “ümit olmaya başladığını” gösteriyor. Erbakan Hocamızın, “Bu kapıya gelmekten başka çare yok” sözünü doğruluyor. Her zaman sahada olmak, “Biz buradayız, hizmetinizdeyiz!” demek vaktidir. Sayın Arıkan, tabiî çözümün Saadet Partisi iktidarı olduğunun gerekçesini açıkladı:

     “Millî Görüş milletimize özgüven kazandırdı. 70 sente muhtaç olduğumuz dönemlerde Anadolu’yu fabrikalarla donattı.” Saadet Partisi’nin asıl gücünün “sağlam teşkilât yapısı” olduğunu vurgulayan Arıkan, “Çünkü Saadet Partisi, ‘İman varsa, imkân vardır’ diyenlerin; şartlar ne olursa olsun yolundan dönmeyenlerin partisidir” ifadelerini kullandı. “Tarihi ihtirası olanlar değil; iddiası olanlar değiştirir” diyerek, “Kelebeklerin kanat çırpışı fırtınalara yön verir” sözünü hatırlattı.

     Toplantıda Millî Görüş kadrolarının aşk, azim ve heyecanlarını görmeliydiniz! Ezilmişlerin, sömürülenlerin hasretle beklediği çalışmaların en kısa sürede araziye yansıyacağına inanıyorum. Ey mazlum ve mağdurlar! Müjdeler olsun, Saadet var!

                                                    ENGELLERİ AŞACAĞIZ

     ANKARA’DAKİ toplantıda, Saadet Partisi, kafalarda soru işareti oluşturan konulara da açıklık getirdi. Genel Başkan, “Yeni Nesil Siyaset” anlayışı ve geçmiş tecrübeleriyle yeni bir stratejik aklın kurucusu ve yürütücüsü olacaklarını belirterek ittifak anlayışlarını açıkladı: “İttifaklara girmenin değil; ittifakları kurmanın zamanı gelmiştir. Herkes müsterih olsun! Bizim için bir ‘Saadet Partisi’; bir de ‘diğerleri’ var.”

     Saadet lideri, Millî Görüş’ün itibarı ve özgül ağırlığının yüksekliği sebebiyle, “Biz de Millî Görüşçüyüz” diyerek itibar kazanmak isteyenlerin bulunduğunu hatırlatarak şu açıklamayı yaptı: “Millî Görüşçü olmanın ilk şartı Saadet Partili olmaktır. Millî Görüşçülük lâfla değil, icraatla olur. D-8’i yeniden canlandırmakla; sömürü hortumlarını kaldırmakla; ülkemiz üzerindeki vesayeti kırmakla olur.”

     Saadet Partililer toplantıda, dertlerinin Millî Görüş anlayış ve prensiplerinin iş başına gelmesi olduğunu açıkladılar. “Bunun için de her yolu deneyeceğiz. Her kapıyı çalacağız. Herkesle görüşüp istişare edeceğiz. Hep beraber sahada ‘Saadet fırtınası’ estireceğiz” dediler.

     "Hem stratejimiz hem de reçetemiz belli” diyen Saadet Partililer, sokakta, çarşıda, metroda, metrobüste, her yerde olacağız. İlk görev olarak teşkilâtlarımızı tamamlayacağız, hedefini koydular. Saadet lideri, tam kapasite çalışmak için şunların tamamlanması talimatını verdi: “973 ilçe başkanı; 2.860 il başkan yardımcısı, 19.574 ilçe yöneticisi; 50.460 mahalle temsilcisi!”

     Saadet kadroları “kademeli olarak” her engeli aşacak kararlılık ve birikime sahiptir. Azmin elinden hiçbir şey kurtulmaz.