Dünyanın en uzun adamı, durumundan şikayetçi olsa ve
boyunun daha kısa olmasını temenni etse bu isteğinin ona faydası yoktur.
Dünyanın en kısa adamı da öyle, temennisi, arzusu, isteği
onun ağzının tadını kaçırmaktan başka bir şeye yaramaz.
Karınca, fil olamaz, balına, kartal olamaz.
Başımızdaki saçımızdan, ayağımızdaki tırnağa kadar her
organımız, birbirine uyumlu yaratılmıştır.
Genel duruma aykırı olanların tedavisi mümkünse
yaptırılır ama değiştirilemez olanları dert edinip temennilerle stres
toplamanın ve de hasta olmanın anlamı yoktur.
Mevcudu en güzel şekilde değerlendirip gönlümüzü hoş
edelim.
Hastalıklar elimizde olmadan gelebiliyor.
Tedavisiyle meşgul olun ama tıp Bizden bu kadar demişse
yine de üzülmemeye dikkat ediniz.
Eyyub aleyhisselamın sabrından isteyiniz.
Çağımızın en büyük fizikçisi unvanını koruyan Prof.
Stephan Hawking in boynundan aşağısı tutmuyor.
Elleri hareket etmediği gibi sesi de çıkmıyor ama fizik
dalında dünyanın en büyüğü haline getirmiş kendisini.
Müslümanların örnek kabul ettiği kör Abdullah bin Ümmü
Mektum (Allah ondan razı olsun) Sevgili Peygamberimizin müezzini olduğunu
biliyoruz ama onun Hazreti Ömer zamanında, İran ın fethinde, Kadisiyye
savaşında sancağı onun taşıdığını, orada şehid olduğunu ve körlüğünü hiç bir
zaman dert etmediğini de biliyoruz.
Yaratılan hiç bir şey, bir diğerine bezemez.
Milyarlarca karınca birbirinden farklı.
Gökten inen her kar tanesi bir diğerinin aynısı olmadığı
gibi sen de bende, o da, dünyadaki bütün insanlar bir diğerine benzemez.
Onun için biz, başkasında olanı istemek yerine bizde olan
madenimizi işletmemiz gerekir.
Aklımızı, tenimizi, gözümüzü, gönlümüzü geliştirmemiz
gerekir.
Göz rengimizi değiştiremeyiz ama görüşümüzü
değiştirebiliriz.
Boyumuzu değiştiremeyiz ama huyumuzu değiştirebiliriz.
Gücünü zalimlik yapmak için kullanmak da vardır, aynı
gücü adalet dağıtmakta kullanmak da vardır.
Maddi gücümüz olmayabilir.
Beyin gücüyle faydalı olabiliriz.
Feryadın, isyanın, şikâyetin faydası yok.
Sahip olduğumuz maddi ve manevi enerjimizi faydalı
şeylerle değerlendirmekle kullanacağımız yerde şikâyet ve isyanla tüketmiş
oluruz ve sonunda da değiştirebildiğimiz bir şey olmayacaktır.
İki metre elli santim boyundaki uzun adamla, elli santim
boyundaki kısa adam ne yaparsa yapsın durumunu değiştiremeyeceğine göre
durumunu değerlendirmesi gerekir.
Rabbimizin yarattığında eksiklik de fazlalık da yoktur.
Her şey yerli yerincedir.
Eksiklik bizim göz ve gönlümüzün görüşündedir.
Biz, Rabbimizin bize öğrettiğini deriz:
Onlar (akıl sahipleri) ayakta, otururken, yanları
üstünde (yatar) iken Allah ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı hak
kında düşünürler: «Ey Rabbimiz, sen bunları boşuna yaratmadın, sen münezzehsin,
bizi ateşin azabından koru. (derler)(Al-i Imran süresi ayet 191)