Merkez Bankası Başkanı ta Amerika’ya kadar gidip ülke ekonomisi ile ilgili mesajlar veriyor!
Merkez Bankası Başkanı, ısrarla dezenflasyondan söz ediyor!
Dezenflasyon konusunda kararlı olduklarının altını çiziyor.
Ve dezenflasyonun sadece bir projeksiyon olmadığını söylüyor!
Ta Amerika’da dezenflasyon mesajları veriliyor ve bu konudaki kararlılık dile getiriliyor ama Türkiye’de enflasyon eskisi gibi aynen devam ediyor.
Yani ta Amerika’da çizilmeye çalışılan “pembe” tablo ama Türkiye’de yaşanan “kara” tablo!
Hatta “kapkara” tablo!
Bakın Merkez Bankası Başkanı Amerika’da ne ile övünüyor?
Kur Korumalı Mevduat hesaplarının azalması ile övünüyor!
Mevduat içinde Türk Lirası’nın 2 trilyon artması ve yabancı paranın 3 milyar dolar azalması ile övünüyor.
Kur Korumalı Mevduat payının yüzde 20’nin altına düşmesi ile övünüyor!
Bunlar elbette övünülecek şeyler ama bugün düşürüldü diye övünülen bu şeyleri kim zirvelere taşımıştı?
Yani Merkez Bankası Başkanı’nın Amerika’da söyledikleri, AKP iktidarının geçmişte yaptıklarını yerden yere vurmaktan başka bir şey değil!
Ana hedeflerinin dezenflasyona ulaşmak olduğunu söyleyen Merkez Bankası Başkanı, bu konuda sıradan bir vaat vermekten öteye bir şey yapmış olmuyor.
Merkez Bankası Başkanı, mevduat oranlarının hane halkının tüketimi öne çekmekten uzaklaşarak tasarruflarının reel değerlerini TL’de tutmaya yöneldiğini gösterdiğini ifade ediyor.
Tüketimi öne çekmekten uzaklaşmak!
Tasarruflarını TL’de tutmaya yönelmek!
Ne güzel söylemler bunlar!
Demek ki Amerika’dan bakınca ülke ekonomisinin durumu böyle görünüyor!
Ama şu fiyat istikrarı denilen mesele bir olmasa!
Fiyat istikrarı sağlanamadığı sürece bu süslü cümlelerin hiçbir anlamı olmuyor!
Zaten Merkez Bankası Başkanı da konuşmasında bu gerçeğin altını şöyle çiziyor:
“Programımız etkili bir şekilde çalışıyor ancak sürdürülebilir fiyat istikrarı sağlanana kadar işimiz bitmiş sayılmayacak!”
Doların 30 lirayı gördüğü bir ortamda nasıl fiyat istikrarının sağlandığı iddia edilebilir?
Enflasyon sanki bu kadrolarla kafa buluyor gibi değil mi?