13 yıllık iç savaşın ardından 11 günlük son perde ile Esad Şam’ı terk etti, hükümeti yıkıldı, yerini kim alacak henüz belli değil. Bugüne kadar iç savaş yaşanmaktaydı, halen de tam sona ermiş değil. Mevcut hükümete isyan etmek, silah çekmek hiçbir şekilde İslami ve insani olmadığı için duruşumuz hep mevcut hükümetle görüşmeler yoluyla Suriye’de uygun bir ortam sağlanması gerektiği olmuştur. Kategorik olarak isyan hareketlerine karşı olmamız haricinde Esad muhaliflerinin de Amerika’nın eğittiği, donattığı kişiler olması zaten onları hain sınıfından daha da aşağı olan Amerikancı hain sınıfına soktuğundan Saadet Partisi olarak, Milli Görüşçüler olarak bu iç savaş boyunca isyancılarla aramıza mesafe koyduk. Allah ve Resulünün bize öğrettiği dinde bir idareye karşı ne derece muhalif olursak olalım silahlı mücadele hakkı yoktur. İslami değildir, insani sonuçlar getirmez. Yorumlarımızı anlamak istemeyenler bizi Esadcı sandı veya böyle göstererek meselenin tartışılmasını, anlaşılmasını engellediler. Bizim 13 senedir duruşumuz ne Esad’ı sevmemizden ne onun yönetimde kalmasını istememizdendir. İslami prensipler ortadadır, sevdiğimize ayrı, sevmediğimize ayrı uygulanamaz. Müslüman dürüst insandır, reel politiğe göre yürümez. Bulunduğu kabın şeklini almaz, doğru hak olan neyse onu kendine şiar edinir. Bakışımız meşru hükümetin silahla devrilmesi yolunun açılması halinde bunun sonunun olmadığı ve her zaman için askeri gücü elinde bulunduran Amerika gibi adaletten uzak ülkelerin ekmeğine yağ süreceği doğrultusundadır. İç savaş bir ülkenin başına gelecek en büyük yıkımdır. Bunun yerine kim ve ne olursa olsun daha iyidir. İsyana teşvik edilmesi, buna vesile olunması kabul edilemez bir çözüm metodudur. Bu tip durumlarda ölenlerin vebali bu karışıklıkları çıkaranlaradır. İyi niyetli olmak cinayetleri cihada, boşu boşuna ölmeyi şehadete çevirmez. Amerika’nın senelerdir dünyada yürüttüğü kaos çıkarmak ve buradan kendine yol açmak şeklinde özetlenebilecek taktiği dünyayı ve coğrafyamızın ne hale getirmekte hepimizin gözünün önündedir.

Ancaaak… Şimdi işler değişti. Bu andan itibaren geçmişe takılıp kalmak ne bize ne Suriye’deki kardeşlerimize bir fayda vermez. Şu anda eski prensip geçerli değil, meşru bir hükümet artık yok ve yenisi ufukta. Şam’a güneyden giren Amerika bağlantılı Özgür Suriye Ordusu veya bu sıralar kendilerine verdikleri adla güney cephesi diğer muhalif örgütlere göre bir adım hızlı davranarak Esad’ın çıkış anını iyi yakaladılar veya iyi haber aldılar ve kuzeyden yürüyen HTŞ ile Şama ilk girme avantajı hususunda bir adım öne geçtiler. Bu grup Suriye’deki gruplar içinde en Batıcı, İslami vurguları hiç olmayan bir yapıya sahip. Güneyde Ürdün sınırında küçük bir varlık gösterirken ve 2015’ten beri adı pek gündeme gelmemişken bu grubun şimdi Şam’da etkin olma ihtimalleri var. Önümüzdeki dönem muhtemelen adlarını sık duyarız.

Geçmiş dönemdeki Esad hükümetinin zalimliği tartışılmaz, ama artık yok, yenisi gelmek üzere ve bizim önceliğimiz Amerika’nın İsrail’e tampon olacak gayri İslami bir idare kurmasını tüm gücümüzle engellemek olmalıdır. Suriye’de çok büyük bir boşluk var ve kim doldurursa önümüzdeki yıllarda bölgemize çok önemli bir etkisi olacak. Artık gideni değil gelecek olanı konuşmak gerekiyor. Şimdi yapılabilecek en büyük yanlış Amerika’ya güvenmek, onların verdiği sözlere dayanarak bir düzen oluşturulmasına aracı olmaktır. Suriye’de Amerika’yla pazarlık yaparak bir düzen oluşturulamaz. Oluşturulmamalı. Amerika’yla yaptığımız hiçbir görüşme, verdikleri hiçbir söz muteber değildir. İran’la devlet olarak yaptıkları anlaşmaları bile ertesi yıl keyfi olarak çöpe atan bir at hırsızı nesli var orada. Hiçbir sözlerine güvenilmez. Yerel her türlü unsurla görüşülmeli ama halkın İslami eğilimlerini göz ardı etmeyecek bir idare oluşturulmalıdır. Sadece PKK ve uzantılarının giderilmesi çok kısa süreli bir rahatlama sağlar. Batı kafalı bir idare oluşturulursa çok kısa süre sonra daha büyük problemler, daha büyük YPG/PKK olarak bize dönecektir. Suriye halkının başına çöken zulüm sadece kıyafet değiştirmiş olarak halkı ısırmaya devam edecektir. Amerika’ya güvenmenin sonu aldatılmaktır. Hüsrandır.

Şam’ı nispeten sorunsuz teslim aldılar ancak kuzeyde çatışmalar sürüyor. Güç mücadelesi, masaya daha etkili oturma savaşları daha bitmez gibi duruyor. Önümüzdeki dönemde Amerika tabi ki fesada devam edecek, 13 yıldır her türlü fesadı çıkardığı, iç savaşı körükleyip en az 400.000 insanın ölümüne sebep olduğu Suriye’de hükümeti belirlemek için elinden geleni yapacaktır.

Geçmişte şu oldu, bu oldu, artık o dosya tarihe ve kıyamete kaldı. Şimdi yeni bir dönem, yeni bir imtihan var. Bu dönemde Suriye halkının çektikleri bir işe yarasın bari her şey boşa gitmesin. Hükümetimizden talebimiz tüm Suriyelilerle ve bölge ülkeleriyle iş birliği yaparak Amerika’nın 13 yıldır kurduğu komplolarının fayda vermemesini sağlamasıdır. İsrail’in güvenliğini her zaman önceleyen Amerika’nın bu hevesinin kursağında bırakılmasıdır. Bugüne kadar yapılanların kefareti olması için, Suriye halkının selameti için, Allah’ın rızasına uygun olması için derhal ve kesinlikle Amerika’ya güvenmeyi bırakınız.