Dindar kesimin

hayatla ilgili algıları ve öncelikleri değişti. Daha evvel tevazuu merkeze alan

dindarlar artık gösteriş ve şaşalı hayatların insanı oldular. Kendilerini

seçkin kesim olarak gören sosyete Müslümanlar kendi alışveriş merkezlerini

kendi mahalle, dost ve çevrelerini oluşturarak diğerlerinden ayrıştılar.  Onları, yoksulların sorunları ile ilgili

fikir telakkisinde bulunurken, iftar davetleri verirken, burs çalışmaları

yaparken görebilirsiniz fakat yoksul mahalleden geçtiklerine pek şahit

olamazsınız. Yoksulu tanımazlar ve onların dünyalarını inemezler. Lüks

mekânlarda ve seçkin semtlerde yaşarlar.Markalı giysiler giyer ve gösterişli

halleri ile birbirlerini hemen tanırlar. Pahalı araçlara biner ve büyük

alışveriş merkezlerinde dolaşırlar. Üç mevsim yazlıkta geçirir geri kalan vakitlerde

yurtiçi ve yurtdışı seyahatler yaparlar. Bereketli ramazan aylarında ortaya

çıkar ve gösterişli hallerini reklâm ederler. Kendilerini dindar görürler ama

dünya sevgisinden asla vazgeçemezler. Ötekine uzanamayan kısır bir merhamet

hisleri vardır. Yoksula yardım yaparken aşağılayıcı bir tarzla yaklaşır ve

onlar üzerinde gizli bir baskı kurarlar. Genellikle birbirleri ile görüşür ve

alışverişlerini kendi aralarında yaparlar. Kendilerini dindar ve muhafazakâr

olarak tanıtan bu kimselerin yoksulla aralarındaki en bariz perde kibirdir. Bir

kişi tevazu sahibi olduğunu her fırsatta dile getirse de, yoksullar üzerinde

kompleks uyandırıyorsa sözünde doğru değildir. Hâl ve tavırları ile insanların kompleks duygularını harekete geçiren

bir kişinin tevazudan bahsetme hakkı yoktur.

 HEPİMİZ YOKSULUZ

Dünya üzerinde ne kadar mülk sahibi olursanız olun,

giderken yolunuz yoksulların mahallesinden geçecek. Çünkü paranızın,

edindiğiniz mülklerinizin mezaristanda geçerliliği yok. O yüzden yoksulla aynı

kaderi paylaştığınızı baştan kabul etmelisiniz.

Yoksulun sokağına girerken özünüz de sözünüz gibi tevazu

sahibi olmalıdır. Yani yardım için çıktığınızda tıpkı yardımına koştuğunuz

insanlar gibi giyinmeli, onların dünyasına inmeli ve el uzatmalısınız.

Yaşantınızla ilgili esintileri buraya taşımayıp onlardan biri gibi

davranmalısınız. Korkmayın bu sizin insanlık şubenizi yükseltir, servetinizden

de hiçbir şey eksiltmez.