Baba veya anne, kendi yapamadığını oğlu veya kızında
görmek ister.
İstediği doğru bile olsa yavrusunun istediğini değil
kendi istediğinde ısrar eder ve böylece karmaşa başlar.
Anayasayı yaşlılar hazırladığından, sporun yalnız
gençlere lazım olduğuna inandıklarından Gençlik ve Spor Bakanlığı adını
vermişlerdir.
Halbuki kemiklerinin kireçlenmemesi için asıl spor
yaşlılara lazım.
Yalnız Spor Bakanlığı deyiverseler ve ihtiyarlar için
de spor tesisleri kursalar daha doğru olurdu.
Anayasanın 58 inci maddesinde Devlet, gençleri alkol
düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü
alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır. der.
Geçici beşinci maddede seçim sonrası ilk toplantıda en
yaşlı milletvekili başkanlık eder diyerek gençliğe güvensizlik ortaya koyulur.
En genç milletvekili başkanlık eder diyebilirlerdi.
Gençlerin, iş, aş, eğitim sorunlarını görüşmek üzere
yaşlılar toplantılar düzenlerler.
İşverenlerin yüzde doksanı kırk yaşın üzerindedir.
Eğitim kurumlarındaki profesör ve doçentlerimizin yaşı da
ortalama kırkın üzerindedir.
YÖK yönetmeliklerini çıkaranlar da onlardır.
Gençleri, kumar gibi uyuşturucu gibi zararlı olan
yabancılaşmadan korumaya çalışanlar da halkına yabancı, yabanilere yar olmaya
çalışan ama bir türlü yar olamayanlardır.
Gençleri Sanal dünya dan çıkarmak için çareler arayan
ihtiyarların kendileri sanal tekliflerle geliyorlar.
Sorunun kaynağı olanlar, çare üretmeyi de kendi
tekellerine alıyorlar ve gençlere kendi sorunlarını çözme şansını dahi layık
görmüyorlar.
Gençliğin en önemli sorunu olarak ortaya koydukları iş,
aş, eğitim, sosyal güvence başlıklarını bir tek başlıkta toplamak mümkün.
O da mide ve cinsellik sorunu.
Eğitimi de iş bulmak için yaptırdıklarından her şey mide
etrafında toplanıyor.
Halbuki imanlı, özgür düşünceli, âlim, edepli, medeni
cesaretli, adam gibi adam yetiştirmeyi hedefleseler, iş, aş, sosyal güvence,
zararlı akımlardan korunma kendiliğinden halledilmiş olurdu.
Onun için Rabbimiz, kula kul olmayı yasaklamış, yalnız
Allah a kul olmayı öğretmiş ve insanlığa hitap ederken Ey gençler dememiş,
Ey insanlar veya Ey iman edenler diye başlamış.
Bu eğitimden geçen yaşlılar ve gençler yeri gelince yaşlı
Halid bin Velid in Genelkurmay Başkanlığı na, yeri gelince genç Üsame bin
Zeyd in Genelkurmay Başkanlığı na itiraz etmedikleri gibi yürekten onların
meşru emirlerine itaat etmişler.
Meşru emirlerine dedim.
Emir-komuta zincirinde er, komutanının meşru olmayan,
yani İslam a uygun olmayan emirlerini yerine getirmemekle yükümlü.
Kula kul olmama eğitimi işte budur.
İslam, devlet başkanına Eğer yanlış yaparsan, kılıcımla
doğrulturum diyen bir toplum meydana getirmişti.
Günümüzde en üst rütbeye çıkmış bir generalimiz, Ben bu
işi emir-komuta zinciri içinde işledim diyor.