Bismillâhirrahmanirrahîm!

     SAADET Partisi, 4 hafta önce, hiçbir partiye nasip olmayan bir coşku, heyecan ve olgunluk içinde genel kongresini yaptı. Türkiye’nin sorunlarına çözümler sundu. Millî Görüş kadroları; şuur, kardeşlik ve fedakârlığın en güzel örneğini gösterdiler. Erbakan Hocamızın, “Bizim davamızda herkes kardeşi için yaşar” sözünün gereği olarak, 3 ayrı aday da rakiplerini kendi listesine alma centilmenliği gösterdi. Kadrolar ve misafirler “tek vücut” oldular.

     Saadet kadroları, kongrede birer “şuur abidesi” gibiydiler. 3 genel başkan adayı olmasına rağmen, sanki tek aday varmış gibi bir sonuç ortaya çıktı. Mahmut Arıkan’ın genel başkan seçildiği ilân edilince, ilk tebrik eden rakip adaylar oldu. Teşekkür konuşmasını birlikte yaptılar. Diğer iki aday ve listeleri kazanamadı. Fakat o listelerde de “çok kıymetli” isimler var. Mahmut Arıkan Başkanımın o isimleri de “mutlaka” değerlendirmesini öneriyorum.

     Erbakan Hocamızın bize öğrettiği yöntem; genel kongre, il ve ilçe kongrelerinde hep “istişare edilmiş tek aday, tek liste” halinde seçimlere gidilmesidir. Kongrenin bütününden bu mesaj çıktı. Kongre sonrası telefonla görüştüğümüz Prof. Dr. Mustafa Kamalak da, “Tek aday, tek liste halinde seçime gitsek iyiymiş” sözünü etti.

     Kongre bitti. Başkanlık Divanı üyeleri belirlendi. Tebrikler kabul edildi. Sıra, verdiğimiz söz ve halkın beklentilerine cevap vermekte! Hazırlıklar; Türkiye, bölgemiz ve dünyanın Saadet iktidarını beklediğini bilerek yapılmalıdır.

ŞAHLANIŞ ZAMANI

     KONGREMİZİN “şahlanış ve iktidar” kongresi olduğunu ilân ettik. Vizyonumuzu “Yeni Nesil Siyaset” olarak belirledik. “Yeni bir siyaset ve yeni bir toplum diline duyulan ihtiyacı” vurguladık. Saadet Partisi’nin Türkiye’nin teminatı, sigortası ve pusulası olduğunu” dile getirdik. Tam bağımsız “Yaşanabilir bir Türkiye”nin; şahsiyetli dış politikanın ancak Saadet’le sağlanabileceğini deklare ettik.

      Saadet Partisi, diğer partilerden biri değildi. Yepyeni bir sistem ve âdil bir düzen vaat ediyordu. Bilge Başkan, sağlık sorunları, yaşı sebebiyle genel başkanlığı bırakacağını açıklarken; “Türkiye’nin il il her yerini dolaşmak istediğini, ancak bünye ve sağlığının buna izin vermediğini belirtip; yeni genel başkanla Türkiye’yi hallaç pamuğu gibi tarayacaklarını anlatmıştı. Millî Görüşçülerin azim ve kararlılığı yüksektir.

     Bilelim ki, güzelin dostu da, düşmanı da yaman olur. Dünyayı kontrolünde tutan küresel güçler ve onların Türkiye’deki işbirlikçileri var. Onlar, Türkiye’nin kalkınıp kendileriyle rekabet etmesini istemiyorlar. Saadet Partisi’ni susturmaya çalışıyorlar. 4 hafta önce muhteşem bir kongre yapmıştık. Bazı gazeteler, bazı yazarlar başlarını saklandıkları pusudan çıkardılar.

       Saadet Partisi, ciddi bir güç haline geldiğinde, bazılarının bulundukları siperlerden çıkarak, hakikati boğmak isteyecekleri çok iyi bilinmelidir. Küresel sömürgeci güçler ve işbirlikçilerinin etkisini kırmak için ciddi tedbirler geliştirmek zorundayız. 4 partimizin kapatıldığını, geçtiğimiz çetin badireleri hiçbir zaman unutamayız.

HERKESE GÖREV VAR

     BİR davanın başarısı, o davaya gönül veren bütün kadroların uyumlu çalışması ile gerçekleşir. Adalet, sevgi, merhamet, fedakârlık kadroları birbirine kenetleyen en önemli değerlerdir. Teşkilât çalışması yürüten kadrolar, oyun oynar gibi, çalışmadan zevk almalıdır. Genel Başkan Arıkan, kongre hazırlıkları sürecinde, “Hiçbir büyüğümüz, arkadaşımız, kardeşimiz dışarıda kalmayacaktır” demişti. Cihat meydanı çok geniştir. “Yeni Bir Dünya” kurulurken, herkese yetecek kadar görev bulunur.

     Genel Başkan Arıkan, “Yarın seçim olacakmış gibi çalışacaklarını anlattı. Kadrolarına, “Sahada olun” çağrısı yaptı. Bundan böyle, “Az toplantı, çok saha çalışması” ilkesiyle hareket edileceğini söyledi. Ülkeyi ilgilendiren her konuda aktif pozisyon alacaklarını belirtti. “Omuz omuza vereceğiz; dokunmadığımız, ulaşamadığımız kimse kalmayacak” dedi. Şunu da ekleyelim: Millî Gazete’nin bulunmadığı her tanıtma ve halkla ilişkiler çalışması “eksik” kalır.

     Kader birliği yapıp ağız tadıyla çalışmak başarıyı getirir. Teşkilâtın kadroları tamamlanır. Bizi her insana ulaştırır. Erbakan Hoca, bir Konya il başkanının, “31 ilçeden, 30’uyla toplantıdayız” dediğinde, “31. ilçe niçin yok?” diye sormuştu. Çalışmalar, bu disiplin anlayışı ile devam etmelidir.

      Diğer partiler konjonktür, para, devlet desteği gibi etkenlerden güç alabilir. Saadet Partisi, bir kadro hareketidir. Fikir partisidir. Âdil bir düzen kurmayı amaçlamaktadır. Bu yüzden Saadet Partisi’nin gücü, teşkilâtının gücüdür. Kadrolarının disiplin ve fedakârlığıdır. Türkiye’nin sorunlarının çözümü, dünyada huzur ve barışın tesisi Saadet Partisi’nin “adanmış kadroları” ile sağlanacaktır. Bu davanın yolu açıktır.