Neden ölenler hep Müslüman, öldürenler hep kâfir. Dünyanın neresine baksak orada Müslümanlar soykırıma uğruyor. Soykırım olmayan ülkelerde de istediği gibi yaşayamıyorlar. Hürriyet kısıtlaması var. Yoksulluk var. Adaletsizlik var. Yaşadığı devlet düzeni inandığı dinin istediği düzen değil. Müslümanlar inandıkları gibi yaşayamıyorlar. Burada temel sorun ne? İnandıkları gibi değil de inandırıldıkları gibi yaşadıklarından mı. İçinde yaşadıkları anayasal düzenin kendi inançlarına göre olmaması mı. Bunu değiştirmek için ne yapıyorlar öyleyse. Dünyaya hâkim emperyalist ve kapitalist gücün birer dayatması olan ‘anayasal düzen’i değiştirmek için Müslümanlar bulundukları ülkelerde neler yapıyorlar. Anayasal düzen demek beşeri aklın ürünü demektir. Düzen kurulurken daha başta ilahi olanı reddetmektir. Bunun sonucu olarak bütün anayasal düzenler laiktir. Hem anayasal düzen deyip hem de laik olmadığını söylemek mümkün değil. Aynı şekilde hem Müslüman deyip hem de laik demek mümkün değil. Dini bireysel hayatında yaşayıp devlet hayatında yaşamamak mümkün değil. Anayasal düzen bu mümkün olmayanı dayattığı için Müslümanlar her yerde ikilemde. Azıcık dini yaşantımızdan ödün verelim azıcık da onlar bizi kabul etsin geçinip gidelim mantığı Müslüman toplumları kendi benliğine yabancılaştırmıştır. Kendi benliğine yabancı toplum kimin sesi çok çıkarsa onun arkasından gidiyor. İnandıklarına değil de inandırıldıklarına değer veriyor. Müslümanların yaşadıkları yerlerde İslam hukuku geçerli olmalıdır. Devletin anayasası İslam hukuku olmalı.

Müslümanların soykırıma uğradığı ülkelerden biri olan Suriye’de onüç yıl sonra anayasal düzen ortadan kaldırıldı. Neden anayasal düzen diyoruz Suriye bir cumhuriyetti. Bütün cumhuriyetler üniter yapılı anayasal düzendir. Üniter yapı, ulus temelinde beşeri düzendir. İlahi olanı daha baştan reddeden ve hiçbir zaman kabul etmeyen bir düzen. Şimdi Suriye’de yeni bir düzen kurulmak isteniyor. Görünen şu; Türkiye destekli Suriye Milli Ordusu PKK ve rejim güçlerini yenerek Şam’a ulaştı. Buraya kadar bir başarıdır. Suriye henüz tek parça haline getirilemedi. Getirilemedi mi getirilmedi mi? Bu kritik sorunun cevabı nasıl hangi yönde verilecektir. Eğer Suriye tek parça haline getirilirse başarı başaranların kendilerine ait olur. Getirilemez ise ne olacak? ABD PKK’lara her zaman ve zeminde sahip çıkıyor çünkü kendi terör örgütü. Suriye’nin kuzeyini PKK’ya güneyini İsrail’e verelim derse ne olacak? Zaten İsrail Suriye’nin güneyini işgal etti. Duracağı da yok. Gazze’de HAMAS karşı koydu İsrail’e, Lübnan’da Hizbullah karşı koydu. Peki, Suriye’de İsrail’e kim karşı koyacak? Türkiye İsrail’i kınamakla yetiniyor askeri olarak karşı koymadı Gazze soykırımında. İsrail’in Suriye işgalini de sadece kınıyor şu an Türkiye. Kınamakla İsrail duruyor mu, durmuyor. Bunu bütün dünya gördü. İsrail Suriye’yi de Gazze haline getirirse ne olacak? Şam’a ulaşanlar İsrail’e karşı mı koyacak yoksa İsrail için bir plan mıydı bu? Eğer İsrail için bir ABD planı ise bu olanlar, İsrail Türkiye sınırına dayanacaktır. O zaman ne olacak? Biz bunların olmayacağını varsayarak Suriye’de sıfırdan bir düzen oluşturulacağına inanalım şimdilik. Bu düzen nasıl olacak peki? Üniter yapılı anayasal cumhuriyet mi olacak, yoksa İslam hukuku geçerli olan bir düzen mi kurulacak? Anayasal cumhuriyet düzeni olursa laik düzen olacaktır. Bu da Esad gitti Esed geldi gibi bir şey. Adı hacıveli eşeğe bindi bir taraftan bindi diğer taraftan düştü olacak. Osmanlı’nın yenilgisinden sonra kurulan bizim cumhuriyet gibi. Milletimizi yenildiğimiz milletlere benzetmeye çalışıyor kuruldu kurulalı. Tam olarak o milletlere benzemedi milletimiz ama milletimizi iyi benzettiler şunca yıldır. ‘Şef’ler dayatmaları, her on yılda bir askeri darbe, toplumu ideolojik kamplara bölme, derken son altı yıldır da ekonomik kriz millet olarak başımızı kaldırmaya mecalimiz yok. Suriye’yi de kurtarıyoruz bu arada! Helal olsun bize!

Suriye İsrail’in mi olacak Suriyelilerin mi, bana kalırsa Türkiye’nin olmalıdır!