Afrika ülkesi Somali’de son haftalarda yaşanan olaylar, dünya siyasetini ciddi anlamda etkilemeye devam ediyor. İsrail’in 26 Aralık 2025 tarihinde Somaliland’ı bağımsız bir ülke olarak tanıması küresel ölçekte büyük ses getirmişti. Siyonistlerin, dünyada hiçbir ülke tarafından tanınmayan, hukuki meşruiyeti olmayan 6,2 milyonluk küçük bir yerleşim birimini ülke olarak tanıması, başta Somali hükümeti olmak üzere Türkiye, Mısır, Katar, Suudi Arabistan gibi Orta Doğu devlerinin tepkisiyle karşılaştı.
İslam dünyasının önde gelen ülkelerinin koşulsuz desteğini alan Somali hükümeti de buradan aldığı cesaretle Somaliland dosyasını bir kez daha masaya yatırdı ve Somaliland’ın bağımsızlığını asla tanımayacaklarını ve tanınmasına da müsaade etmeyeceklerini deklare etti. Bu açıdan baktığımızda Somaliland dosyası, son bir buçuk aydır dünya siyasetinin en çok konuşulan konularından biri olarak tartışılmaya devam ediyor. Geçtiğimiz hafta sonu Katar’ın başkenti Doha’da gerçekleşen uluslararası bir zirvede Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud’un açıklamaları dikkat çekti. Şeyh Mahmud özellikle İsrail’e yönelik sert mesajlar verdi. Son günlerde İsrail’in Somaliland’a askeri üs kurma hazırlığı yaptığı iddiaları ortaya atılmıştı. Şeyh Mahmud’un en büyük tepkisi bu söyleme oldu ve “Somaliland’da Siyonist yerleşime asla izin vermeyeceğiz” dedi.
Şeyh Mahmud’un açıklamalarının en önemli bölümü şöyleydi:
“Somali, İsrail’in Somaliland'da bir işgal üssü kurmasına asla izin vermeyecek ve bu konuda herhangi bir girişime karşı koyacaktır. Bu tür bir üssün kurulması İsrail’in komşu ülkelere saldırması için bir araç olarak kullanılabilir. İsrail’in Somali’nin yasal bir toprağı olan Somaliland’a yönelik diplomatik manevraları uluslararası hukuka göre pervasız, temelden yanlış ve yasa dışı eylemlerdir.”
Bir sonraki gün konunun devamı olarak El Cezire televizyonuna konuşan Hasan Şeyh Mahmud, İsrail’e yönelik eleştirilerinin dozunu daha da sertleştirerek gerekirse İsrail’le savaşmaktan çekinmeyeceklerini de söyledi. Şeyh Mahmud konuşmasını şu ifadelerle tamamladı:
“Elimizden gelenin en iyisini yapacağız. Elbette kendimizi savunacağız. Bu da, topraklarımıza giren herhangi bir İsrail gücüyle karşı karşıya geleceğimiz anlamına geliyor, çünkü biz İsrail’e karşıyız ve topraklarımıza girmelerine asla izin vermeyeceğiz. İşgalci rejimin Somaliland adımı, Somali’nin egemenliğine, toprak bütünlüğüne müdahale anlamına gelmektedir ve aynı zamanda tüm Afrika'yı, Kızıldeniz'i ve daha geniş dünyayı etkileyen bir şekilde istikrarı, güvenliği ve ticareti baltalamaktadır. İsrail’in Gazze'deki Filistinlilere karşı uyguladığı saldırılar Somaliland'da yaşananlardan ayrı düşünülemez.”
Yoksul ve istikrarsız bir Afrika ülkesi olarak görünse de jeopolitik açıdan çok kıymetli bir konumda yer alan Somali’den birçok büyük ülkenin menfaatleri var. Bu menfaat ilişkileri, Hasan Şeyh Mahmud’un ülkesini savunma konusunda işini oldukça kolaylaştırıyor. Bir de iç dengeler var tabii. Öyle ki Somali hükümetinin uzun yıllardır silahlı mücadele verdiği Eş Şebab örgütü dahi İsrail’in Somaliland’a üs kurması durumunda Siyonistlere silahlı eylemler yapacaklarını duyurdu. İsrail’e karşı bu duruş, Somali Cumhurbaşkanı ile Eş Şebab’ı da ülke savunmasında ortak bir çizgide buluşturmuş oldu.
İslam dünyası uzun süredir Somali konusunda olduğu kadar, hiçbir konu üzerinde bu kadar açık ve net bir ittifak geliştirmemişti. Somali Cumhurbaşkanı’nın İsrail’e karşı sert söylemleri ve “Siyonistlere karşı gerekirse direniriz” mesajı vermesi çok önemli. Ama sonuç olarak ülkesinin kısıtlı gücü ve potansiyeli, İsrail’e karşı tek başına mücadele etmeye imkân vermeyecektir.
Bu açıdan öncelikle İsrail’e karşı bir duruş sergileyen bu adamın güvenliği daha da artırılmalı. Zira önceki yıllarda İsrail’e karşı hamleler yapan Mısır’ın merhum Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ile Sudan Cumhurbaşkanı Ömer el Beşir’in nasıl saf dışı edildikleri yakın tarihte ibretlik birer vaka olarak kayıtlara geçti. Somali Cumhurbaşkanı’na karşı gizli darbe planlama, uçağını düşürme, bir terör saldırısı ile suikast gerçekleştirme gibi şerli planlar İsrail’in gündeminde olabilir. Mesele tabiî ki sadece cumhurbaşkanının şahsı değil Somali’deki 20 milyon Müslüman’ın İsrail canavarına yem edilmemesi, korunması ve kollanmasıdır. Umut ediyoruz ki Türkiye başta olmak üzere Somali’nin uluslararası müttefikleri bu konuda gereken özeni mutlaka göstereceklerdir.