Mısır, Orta Doğu coğrafyasının en köklü ve değerli ülkelerinden biri. Mısır sadece bugün değil tarih boyunca hep değerli oldu, kadim tarihiyle, jeopolitik konumuyla, coğrafyasıyla, stratejik devlet aklıyla, insan gücüyle ve daha birçok özelliğiyle Mısır, dünya siyasetinde yok sayılabilecek hafife alınabilecek bir ülke asla değil. Orta Doğu’da ve hatta Afrika’da satranç tahtaları Mısır hesaba katılmadan kurulamaz. Güçlü ve potansiyeli yüksek bir İslam ülkesi olan Mısır, İsrail’e karşı yaptırım gücü açısından ise diğer İslam ülkeleri ile ne yazık ki yarış halinde.

Hemen yanı başındaki Filistin topraklarında, özellikle 7 Ekim 2023’ten sonra tırmanışa geçen zulümler karşısında, mevcut Mısır hükümetinin tavrı ve yaklaşımları sorgulanmaya devam ediyor. Biçare Mısır halkı, üzgün ve kaygılı. “Nasıl olur da büyük Mısır devleti, hem dindaş hem de soydaş olduğumuz Filistinli kardeşlerimizi zalim Siyonistlerin eline bırakabilir?” diye soruyorlar. Bugün sadece Mısır’ın içinde değil tüm Arap coğrafyasında, İslam dünyasında ve hatta tüm dünyada vicdanlı insanların cevabını bulmakta zorlandığı bir soru bu.

Mısır’ın yakın tarihinde İsrail’le çok sayıda göğüs göğüse çarpışmalar yaşandı, 1948 Arap İsrail Savaşı, 1956 Süveyş Çatışması, 1967 Altı Gün Savaşı ve 1973 Yom Kippur Savaşı… Her birinde Siyonizm’e karşı kahramanca savaşan Mısır askerleri vardı, onlar hiç unutulmadılar ve bugün milyonlarca Müslüman’ın gönüllerinde taht kurmuş durumdalar. Mısır halkı, İsrail’le çatışmalarda binlerce evladını şehit vermenin onurunu yaşıyor.

1979’da imzalanan Camp David Anlaşması’ndan sonra her şey tersine döndü, İsrail, Mısır devleti için düşman olmaktan çıktı, stratejik bir ortağa dönüştü. İsrail Mısır’la imzaladığı bu dostluk anlaşmasından cesaret alarak Filistin topraklarındaki katliamlarını daha da artırdı. Oysaki Filistinli direnişçiler on yıllar boyunca İsrail’e karşı savaşarak sadece kendi topraklarının değil bir yandan da Mısır devletinin milli güvenliğini sağlamışlardı. Camp David’le birlikte Mısır, İsrail’e karşı pasif ve etkisiz bir Orta Doğu ülkesine çevrildi.

İsrail için çok uzun yıllar Mısır’dan yana endişe edilecek bir durum yoktu ta ki 2012 yılında İhvan-ı Müslimin iktidara gelene, şehit Muhammed Mursi cumhurbaşkanı seçilene kadar. Mursi’nin Filistin’e destekleri ve İsrail’e karşı muhalif duruşu Siyonistlerin planlarını bozmaktaydı. Mursi, Filistin’i Mısır’ın bir parçası gibi destekledi ve Filistin mücadelesini himaye etti. Mursi’nin varlığı Filistin direnişi için de büyük bir moral oldu. Tel Aviv rejimi, Muhammed Mursi’yi iktidardan devirmek için kurulmadık tuzak bırakmadı.

(2. Bölüm Haftaya Devam Edecek.)