Böyle bir soruyu sormamıza bakmayın. Aslında sorunun cevabı da içinde. Ne yazık ki Türkiye’nin en önemli açmazlarından biridir bu. İktidara gelebilmek ya da bir şeyi elde edebilmek için başvurulan bir çözümüdür abede ve lobilerden icazet arayışında olma.

Türkiye bir paradokslar ülkesi. Ne yandan bakılırsa bakılsın maalesef bu böyledir.

Abede yolunu tutanların mutlaka uğramak zorunda oldukları yerler var. Onlarsız olmuyor. Türkiye’yi yönetenlerin veya yönetmeye aday olanların son bir çözümü gibi görünüyor bu durumlar. Yahudi lobilerini ziyaret etmeden, onların onayını almadan bir yere varamayacakları düşüncesi doğuyor nedense. Sonuçta öyledir de.

Türkiye’de hem iktidar hem de muhalefetin başvurduğu bir yöntem oldu bu durum.

Tabii Türkiye düzleminde bazı şeyleri sorgulamada ve kurcalamada zorluklar çekiyoruz. Bir ilçenin bir belediye başkanının yıllardır bir parti lideri gibi sadece Türkiye’de değil neredeyse birçok lobide boy göstermesi ve geleceğe yürüyor olması bu çarpıklığın göstergelerinden biri. Bir de bu kişinin bir partinin gücünü aşarak aşırılıklarda bulunması da anlaşılabilir bir şey değil. Neden değil. Bu başkanın yaptığı masraflar, harcamalar bir ilçenin boyutunu çok çok aşıyor. Bu değirmenin suyu nereden geliyor, kimse bunu sorgulamıyor. Rauf Denktaş’ın kabrini yapmayı da üstlenmiş. Medyada haber oldu. Bunu, kendisinin kazancıyla mı yapıyor Belediye başkanlığından geliri nedir bu sayın başkanın Kaldı ki bu kişi artık Türkiye sınırlarını da aşmış durumda. Bu, Türkiye için önemli bir sorun

Günümüz iktidarının başkanının iktidara gelmeden önce aynı lobilerle içli dışlı olması, ödüller alması da benzer bir durum oluşturuyor. Bu, bir kesimin elbette hoşuna gidiyordu, iktidara gelmek için bir araç gibi görülüyordu. Oysa araçlar bazen asıl belirleyicilerdir. Zaten Türkiye’nin temel açmazlarından biri de budur.

Lobiler bir süredir yeni arayışlar içinde. Bir anlamda bölgede belirleyici unsur Yahudiler olmuş oluyor. Ne tuhaftır ki Filistin’de Müslümanlara kan kusturan, topraklarını işgal eden, bölgeyi kan gölüne çeviren Yahudiler Arapların, daha doğrusu Arap ülkelerinin akıl babalığına soyunmuş durumda. Netenyahu’nun Arap liderleri brife (yani bilgilendirmesi) etmesi ilginç, çarpıcı ve yeni bir durum.

Aslında bizim için ilginç olmayan fakat görünenler ve genel algılar içinde yeni belirişler var. Türkiye halkının bunu iyi değerlendirmesi gerekiyor. Tabiî belirleyici olan medya ve reklâm birçok şeyin üstünü örtüyor, yanılsatıyor.

Türkiye solu zaten uzun bir süredir iyice liberalleşti, dahası iyice sermayenin güdümünde. Bu, Gezi Parkı olaylarında daha da belirginleşti. Sermaye, sol, liberal, laik, Kemalist, kavmiyetçi, mezhepçilerin buluştuğu bir düzlem oldu Gezi Parkı. Şimdi daha ileri bir hamlede bulunuluyor artık. Bu çevreler topluca hem Abede hem de Siyonizm ile işbirliği arayışında. Bizler öteden beri Batı’dan gelen her akım aynı ruhtan doğmadır diye ısrarla anlataduruyoruz.

Bu gelişmeler bizi yanıltmadı.Batı düşüncesinde dayanan bütün kesimler belli bir merkeze bağlıdırlar. Oyunlar ustaca oynanıyor. Sonuçta muhalefet parti başkanı da çok açık bir ifadeyle: “Bizim yerimiz Batı’dır” diyor. Yani biz kendimiz değiliz, Batı’nın bir parçası ve onların güdümündeyiz demek istiyor. Abede’deki arayışları da bunu göstermiyor mu

Aynı güçler partilerin iç belirleyicileridir de. Önceki genel başkanı bir entrika yoluyla indirenler onun yerine getirdikleriyle halleşiyorlar. O ise ilginç bir benzetmede bulunuyor ve farkında olmadan kendi konumunu tanımlıyor. Abede’nin siyahî başkanı Obama ile aynı konumda olmanın erincini belirtirken bunu bir övünç vesilesi olarak gösteriyor.

Sanki Obama büyük bir irade sahibi, sanki asıl belirleyici o imiş gibi bir tuhaflığı görmüyor. Onun gibi Türkiye liderliğine soyunma ne kadar talihsiz bir yaklaşım oluyor değil mi

Bakalım bundan sonra nasıl bir süreç yaşanacak Mevcut iktidar miadını doldurdu mu dersiniz