Batıcı ve batılı bir demokrasi içinde mücadele ederken

varılan yer neresidir, nereye varılır ve sonuçları ne olur Batı düşüncesi,

kendi içinde siyasal kollar oluşturuyor, ideolojiler de. Bunlar özde

birbirinden ayrı değildirler. Genel anlamda Hıristiyan kültür içinde farklı

renk tonları ve tatları cinsindedir. Bugün Batı nın hemen bütün uluslarında,

sosyalistler, liberaller, yeşiller, Hıristiyan demokratlar, Marksistler aynı

ruhtan besleniyorlar. Temelde birbirleriyle bir ayrışmaları yok. Sadece tarz ve

üslup bakımından ayrışıyorlar. Bu, artık belli bir zamandan sonra iki ana kola

ayrılmış durumda. Cumhuriyetçiler ve Demokratlar. Ya da Hıristiyan demokratları

da ekleyelim. Diğer kollar küçük ayrıntılardır.

Müslüman topluluklarda Batılı ve Batıcı demokratik

anlayışlar büyük çelişkiler yaşıyorlar. Bu yüzden de çekişmeler büyük

çatışmalara neden olabiliyor. Bu çelişkiler öylesine derin ki işin içinden de

çıkılamıyor. Şehitlik kavramı İslâm a özgü. İslâm adına mücadele edenlerin

eriştiği yüce bir makam. Böyle olmasına karşın günümüz siyasal gerilimin kaotik

ortamında kavramlar öylesine karmaşık bir hâl alıyor ki işin içinden çıkabilmek

mümkün görünmüyor. Marksizm, kavmiyetçilik, sosyal demokrasi, muhafazakâr

demokrasi adına mücadele edip can verenler de şehit sayılıyor. Yani şehit diye

tanımlananların cennete gitme gibi bir absürd algıya neden olabiliyor. Verdikleri

mücadeleyi kutsallaştırma adına yapılıyor bütün bunlar. Marksist ateistlerin,

tanrısızların şehit olma duygu saçmalığını düşünelim bir.

Bu karmaşık düşünce yapısında verilen mücadeleler,

gerilim ve çatışmalar farklı boyutlarıyla aşırılıklar içerebiliyor. Türkiye

düzleminde baktığımızda geçmiş dönemlerde kanlı bıçaklı olan on binlerce gencin

ölümüne neden olanlar, bugün hiçbir şey olmamış gibi bir araya geliyor aynı

potada yer alabiliyorlar. Batı düşüncesine aşırı bağlılık asıl değerlerden

uzaklaştırıyor. Müslüman bir toplumda ve düzlemde, şehitlik veya cihad ruhlu

siyasal bir eylemde bulunma farklıdır. Oysa batılı kavramlar altında verilen

mücadele asla Müslümanları temsil etmez, etmemelidir de. Zaten karmaşa da

buradan itibaren başlıyor. Geçmişin sosyal demokratları, sosyalistleri,

Türkçüleri, sağcıları, solcuları aynı çatı altında buluşabiliyorlar. İleride bu

toplama Kürtçüler de dahil olabilir. Uzak değil yakın zamanda. Hatta hatta buna

muhafazakâr demokratları da dahil edebiliriz. Batılı düşüncenin, Batıcılığın bu

kadar yoğun olduğu bir sistemde ve algıda başkası düşünülemez.

İslâm milletinin kendine özgü bir ruhu var. Kavramları da

kendine özgüdür. Onun dışındaki hiçbir şey onu tanımlamaz. İslâmî hayat

bütündür. Bir kısmını ötelemek, yok saymak işine gelenleri kullanmak

aldatıcıdır.

Müslümanlar tek millettir. Kendi hükmünde olan ne kadar

unsur varsa ona dahildir. İslâm milletinin bir medeniyeti ve kültürü var.

Medeniyeti büyük bir ruha sahip. Hem Müslüman olacaksın hem de Haçlı Hıristiyan

ruhu taşıyan AB içinde var olmaya çalışacaksın! Bu büyük bir açmaz, yani

paradoks. Demokrasi adına büyük bir gerilim içinde kavga vermek asla İslâm

milletinin asıl ruhuna tekabül etmez. Ancak kişiler kendi çıkarları ve

kendilerine belirledikleri hedefler için mücadele ediyorlar.

Bugünkü gerilim Müslüman toplumlarda Batılı kavramlar ile

mücadele vermek. Bu, sadece bir iktidar çekişmesi olur. Demokrasi adına

mücadele etmek ve yüceltmek baştan itibaren bir teslimiyet getirir.

Demokrasinin kimi unsurlarını kullanarak, Müslümanlar adına bir şeyler

yapabilme ancak İslâmî ruha ve öze bağlı olarak yapılabilir. Batılıların

kurduğu tuzaklar içinde asla sağlıklı bir sonuca ulaşılmaz. İslâm milletinin

sahip bulunduğu kimi değerleri yok sayarak bir yer varmak ise mümkün değildir.

Müslümanlar ancak kendilerine ait olan bir hayat tarzı ve

kavramaları içinde var olabilirler. Yabancı kavramlarla ancak yabancılık

yaşayabilirler. O hayat da onlara ait değildir. Onun içinde verilen kavgalar ve

gerilimler de Müslümanlar adına değildir. Liberal siyasal oluş insanları

sekülerleştirir. Din dışı bir hayatın içine çeker alır. Bu da Müslümanlara bir

tuzaktır.