İşe yeni başlamıştı…İnsanlar ilk etapta bu kadını hiç

sevmediler. Yüzünde hüzünlü bir ifade vardı. Dalgındı, konuşmuyor, gülmüyor,

etrafına hiç bakmıyor sadece işini yapıyor mesai saati bittiğinde de gidiyordu.

Aynı iş yerinde çalışan insanlar bu kadına bir türlü alışamamışlardı. Kısa

sürede kulisler oluşmuş kadının ardından gülüşmeler, kaş göz işaretleri,

küçümseyici ifadeler kullanılır olmuştu. Kadına bir de “ suratsız” lakabı

takmışlardı.

Bir öğle vakti onu mutfakta çayını yudumlarken buldular.

Aralarından biri bütün cesaretini topladı ve “pek konuşmuyorsun, sanırım ortama

alışamadın ” dedi. Kadın sustu, aynı kişi tekrar sordu bir sorununuz mu var

Kadın bu kez başını kaldırdı ve gözleri dolu dolu “anlatırsam roman” olur dedi.

Kadının bu sözü etraftakilerin ilgisini çekmişti ve onu anlatması için

sıkıştırdılar. Elindeki bardağı yere koydu ve otuz beş yıllık dramatik hayatını

iki saatte özetleyiverdi: Bir aylıkken yetimhaneye verilmiş, anne babasını hiç

tanımıyor.

On sekiz yaşında yetimhaneden çıkmış ve bir iş yerinde çalışmaya

başlamış. Burada başına talihsiz bir olay gelmiş, işten çıkıp sokaklara düşmüş.

Üç yıl sokaklarda yaşamış. O günlerde genellikle cami avlularında sabahlamış.

Aç kalmış, sokaklarda dayak yemiş, itilmiş kakılmış. Açlıktan bayıldığı bir

günde vatandaşlar tarafında hastaneye kaldırılmış, burada bir hanımla tanışmış.

Onun vasıtasıyla bir derneğe yerleştirilmiş. İki yıl burada çalıştıktan sonra

evlenmiş ama evliliğinin ikinci yılında eşi vefat etmiş. Bir gün bir ilan görmüş

ve memurluk sınavlarına girmiş, kazanmış ve kendini işine vermiş…”

Kadın konuşurken, dinleyenlerin vicdanlarında bir sızı

belirdi, keşke onu tanımaya çalışsaydık, o kadar da dedikodusunu yaptık diye

hüzünlendiler. Ama söylenen sözü geri almak mümkün değildi. Söylenenler bu

insanların kör vicdanlarına gömülmüştü bir kere. Ama şu gerçeği bir kez daha

görmüştük: İnsanların görünüşüne bakarak karar verenler her zaman yanılmıştır.

O nedenle kimse tanımadığı bilmediği kişiler hakkında kem söz söylememelidir.  

YAZARIN DİĞER YAZILARI

TÜM YAZILARI

26.05.2017 02:44

Bu yara nasıl iyileşir

25.05.2017 02:57

Filistinli esirler seslerini duyuramıyor

24.05.2017 02:50

Yağmur

23.05.2017 02:15

Çocuğun yıkılan umutları

22.05.2017 02:58

Eski köye yeni adet getirmeyin

21.05.2017 00:30

Selfie Bağımlılığı

20.05.2017 02:35

Dünyayı yaşanılmaz kılan kim

19.05.2017 02:22

Müslüman genç

17.05.2017 02:44

Gençler kimliksizleştiriliyor

16.05.2017 02:35

Pozitif odaklı kişiler (2)

Adnan Öksüz

[email protected]

Siyonist dostu Macron!

Mehmed Şevket Eygi

[email protected]

Şer’î tesettür

Mustafa İşcan

[email protected]

Esnafa 4-b ihya hüsranı

Mustafa Kasadar

[email protected]

Kötülüklere sessiz kalma lanete uğramaya sebeptir

Mahmut Toptaş

[email protected]

Haramla ibadet

İbrahim Veli

[email protected]

Ramazan manifestosu

İsmail Hakkı Akkiraz

[email protected]

ABD’nin ipiyle kuyuya inmek

İsmail Kıllıoğlu

[email protected]

Uluslararası hukuk ve Filistinli esirler

Abdülkadir Özkan

[email protected]

Terörist başına teslim olmak!..

haberleri sitene ekle