İsrail terörü kan akıtmaya, Müslüman kanı içmeye

doymuyor. Belli ki karakterlerinin gereğini yapıyorlar. Ancak, BM denen örgütün

halini anlamakta insan zorluk çekiyor. ABD gibi bazı devletlerin Siyonizm in

güdümünden kendilerini kurtaramamaları sebebiyle İsrail in devlet terörü

karşısında sessiz kalmalarını anlayabiliyorum. Hatta oturdukları koltukları

kâfirlere borçlu olan bazı Müslüman ülke yöneticilerinin onursuzluğunu da

anlıyorum. Çünkü onlar için oturdukları koltuk önemli. Çünkü kimliklerini ve

değerlerini oturdukları koltuktan alanların kendilerini o koltuklara

oturtanlara karşı borçlu hissetmeleri, onların emirleri dışına çıkamamaları

doğaldır. Ama BM denen örgütün İsrail cinayetlerine gönüllü olarak ortak

oluşunu anlayamıyorum. Anlayabileceğimi de sanmıyorum. Aslında BM nin kuruluş

ve işleyişini düzenleyen kurallar daha işin başında belli ülkelerin çıkarlarını

korumaya yönelik ayarlanmış. Meseleye bu açıdan bakıldığında BM nin bugün

Gazze de, yarın bir başka Müslüman ülkede işlenen cinayetlere ister doğrudan

ister kayıtsız kalarak destek vermesini anlamak kolay. Kolay olmayan tüm

dünyanın BM nin dünya üzerinde barışın sağlanması adına kurulduğuna

inandırılmış olması. Ve böyle bir yalana hâlâ inanan milyarların bulunuşu.

Demek ki insanlık bir yalanla uyutulmuş/uyutuluyor. Belli ki, daha işin başında

yani BM kurulma aşamasında iken belli merkezler planlarını bu yönde yapmışlar.

Yani BM önce ilk iş olarak İsrail in kuruluşunu sağlayacak, ardından da

Filistin e gönderilen BM heyetleri burularda okullar, yurtlar açacaklar. Bir

İsrail saldırısı karşısında kendilerini güvende hissedebilmek için barış adına

kurulmuş örgütün okullarına sığınacaklar, bu örgüt elemanları da İsrail e

verdikleri koordinatlarla İsrail tarafından buraların vurulmasını

sağlayacaklar. Sakın olayı abarttığımı düşünmeyin. Eğer, BM görevlileri BM

okullarının koordinatlarını buralarda siviller, kadın ve çocuklar var, buralar

bizim kontrolümüzde, buraları vurmayın diye İsrail e bildiriyorsa ve buna

rağmen buraları vuran İsrail den önce BM yi kanlı katile destek veren bir örgüt

olarak ilan etmem yanlış olmaz sanıyorum.

Meseleye bu açıdan

bakıldığında hem insanlığın bir yalan ile efsunlanmışlıktan kurtarılması hem de

zulmün son bulabilmesi için sıkça belirttiğim gibi böyle bir örgütü artık kafalardan

silip atmak, yok saymak noktasına gelinmesi gerekiyor. Eğer, yeryüzünde

yalanlar hükmünü icra edecek, yalanlar doğru kabul edilmeye devam edilecekse

bilinmelidir ki fitne odaklarının istekleri gerçekleşecek, zalimler mazlum,

mazlumlar zalim olarak sunulmaya devam edecektir. Böyle bir dünyada yaşıyor

olmak insanlığın acı ve gözyaşına mahkûmiyetinin sürmesi olacaktır ki, artık

mazlumların böyle bir dünyada yaşamayı içine sindirmekten vazgeçerek sonu

ölümde olsa bir defa olsun ayağa kalkmak, zalimlerden hesap sormak

durumundadır. Kısacası, birileri kendilerini tahrif edilmiş dinlerini de kalkan

olarak kullanarak efendi, geriye kalan tüm insanlığı köle olarak görüyor ve

buna göre davranıyorsa, köle olarak nitelendirilenler ayağa kalkmadığı/

kalkamadığı sürece zalimlerin insafa gelmesini, mazlumların haklarını savunma

ve korumalarını beklemek saflık olur. Şehitlerin kanı yetimlerin gözyaşı

zalimleri boğacaktır ama biran evvel İslam Dünyası kendi Birleşmiş Milletlerini

kurup, zalimler karşısında İslam ın ölçülerini hayata geçirecek gerekli adımı

atamadığı sürece bilinmelidir ki bizlere hep akan kanlar karşısında gözyaşı

dökmek ve ağlamak kalıyor. Bugün Gazze de yaşananlar dün başka yerlerde

yaşanıyordu. Gelecekte bizimde aynı hırsın kurbanı olmamız ihtimal dışı

değildir. Ölen ya da ölenlere ağlamak durumunda olmaktan kurtulmanın tek yolu

mazlumların ayağa kalkmasıdır.