Ben Müslümanım diyen hiç bir kimse bu hataya

düşmemelidir. Abdullah b. Ebi Bekre (R.A.) den rivayete göre bir adam:

-Yâ Resûlellah! İnsanların en hayırlısı hangisidir Diye

sormuş. Hz.Peygamber (S.A.V.) efendimiz: İnsanların en hayırlısı ömrü uzun ve

ameli güzel olandır.   buyurarak hayırlı

ve mesud olmayı, güzel amellerle geçecek uzun ömürlülüğe bağlamaktadır. Senenin

onbir ayında caminin, namazın ve ibadetlerin semtine uğramayıp sadece Ramazan

ayında ibadet etmekle güzel amel yapılmış olmaz. Müslüman, ömrü boyunca güzel

amel işlemekle vazifelidir ve buna mecburdur. Görülüyor ki: Cenâb-ı Hakk a bir

zaman için itaat ve ibadet etmek kâfi değildir. Bilâkis her zaman Cenâb-ı

Hakk ın emirlerini yerine getirmek lazımdır. Sonra bu dinî emirlerin hepsini

yerine getirmek, yasak edilen şeylerden tamamiyle çekinmek gerekir. Dinî

emirlerin bir kısmını yapıp, bir kısmını da yapmayanlar hakkında ALLAH Teâlâ

buyuruyor ki: Yoksa siz Kur an-ı Kerim in bir kısmına inanıyor, öbür kısmını

inkâr mı ediyorsunuz. Bu bakımdan ey Mü minler, ey ALLAH ın kulları! Sakın

Ramazan da kazandığımız o sevimli, o duygulu hali bırakıp da kalblerimizi yeni

baştan kirletmeyelim, gönüllerimizden ALLAH aşkını, Peygamber sevgisini çıkarıp

da bir fesad ocağına çevirmeyelim. Kazandığımız yüksek insanlık şerefini

muhafazaya çalışalım ve unutmayalım ki, Cenâb-ı Hakk her işimize, gönlümüzden

her geçen şeye vakıftır. Bütün hayatımızın günlerinin Ramazan ayında

geçirdiğimiz günler misali olmasını istiyorsak ki, mutlaka istiyoruz:  Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız

sizi ALLAH ı anmaktan, itaat ve ibadet etmekten alıkoymasın. Kim bunu yaparsa

işte onlar ziyana uğrayanlardır. Herhangi birinize ölüm gelip de: Rabbim! Beni

yakın bir süreye kadar geciktirsen de sakada verip, iyi kimselerden olsam!

Demesinden önce, size verdiğimiz rızıktan infak edin! ALLAH, eceli geldiğinde

hiç kimseyi, ölümünü ertelemez. ALLAH, yaptıklarınızdan haberdardır.   ayet-i kerîmeleri gereğince sahip olduğumuz

dünya malı, sahip olduğumuz dünya hayatının zîneti olan evlâdımız bizleri

ALLAH ın zikrinden, itaat ve ibadetinden alıkoymasın. Hiçbir zaman,

gençliğimize, servetimize, makam ve mevkimize güvenmeyelim. Abdullah b. Ömer

(R.A.) şöyle demiştir: Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz benim omuzumu tuttu da

bana:

Ey Abdullah! Sen dünyada garib kimse gibi yahud yolcu

gibi ol! buyurdu. Abdullah b. Ömer (R.A.) de:

- Ey Mü min! Akşama eriştiğinde sabahı gözleyip bekleme,

sabaha eriştiğinde de akşamı gözleme, işlerini zamanında yap! Sıhhatinden bir

kısmını hastalık zamanına ayır, hayatından bir kısmını da ölümün için faydalı

kıl!   diye vasiyet ederdi.  Bu hadis-i şerif daima hatırda tutulmaya,

hatta levha yapılıp daima göz önünde bulundurulmaya layık son derece kıymetli

bir hayat düsturudur. Abdullah b. Ömer (R.A.)nün tavsiyesi de bu hadis-i

şerifin en güzel bir tefsiri mahiyetindedir. Çünkü akıllı olan kimse, akşama

girdiği zaman sabahı beklemez; sabaha girdiği zaman da akşamı beklemez, fakat

bunlardan evvel ecelinin kendisine erişeceğini düşünür de ölümünden sonra

faydasına kavuşacağı işleri yapar, sağlık günlerinde iyi işlere koşar. Zira

hastalık ansınız gelir de onu amelden menedebilir... Şu sözleri söyleyen ne

kadar güzel söylemiştir:

Rüzgârın estiği zaman onu ganimet edin. Çünkü her hareket

edenin sükunu vardır. Sakın onda ihsandan gafil olma! Zira sen, sükunu ne zaman

olacak bilmezsin. Ellerin zafere ulaştığı zaman kusur yapma, çünkü dehrin

adetidir, hainlik yapar. Bakınız! Abdullah b. Abbas (R.A.)den rivayete göre

Hz.Peygamber (S.A.V.) efendimiz nasihat ettiği bir şahsa ne buyurmuş!.. Beş

şey gelmeden evvel beş şeyi ganimet bil!

1 İhtiyarlamadan evvel, aciz ve düşkün duruma düşmeden

önce gençliğinin kıymetini bil. Oyun ve eğlence gibi sonu hüsran olan şeylerle

geçirme.

2 Hasta olmadan evvel sıhhatinin kıymetini bil. Din ve

dünyana yararlı hizmetler yap.

3 Fakir düşmeden evvel zenginliğinin kıymetini bil.

Zenginliğini ekonomik olarak kullan. Malını ve servetini lüzumsuz yere tüketme,

tutumlu ol, cimri de olma.

4 İşin gücün artmadan evvel boş vakitlerinin kıymetini

bil. Boş vakitlerini değerlendir. Tembel tembel oturma, yararlı hizmetler yap.

Boş vaktin mi var Bir ilim meclisine, derse katıl. Zikir yap, Kur an-ı Kerim

oku. Nafile ibadet yap. Hasta ziyaret et. Sıla-ı rahim yap. İslamî sosyal bir

çalışmaya katıl. Çocuklarınla oyna. Pencerenin önünde otur, Rabb inin

nimetlerini düşün. Bir mümine telefon et, duasını al, dua et. Sıkıntılı

birisine moral ver. Bir hadis-i şerif ezberle. Git bir mescidde iki rekât namaz

kıl. Bir mezarlığa git Fatiha oku. Ananı-babanı ziyaret et. Evini süpür.

Kitaplarını karıştır. Bir ALLAH Teâlâ dostuna git, elini öp, duasını al.

Teknolojik veya sanatla ilgili bir faaliyet yap. Bu karmaşık dünyada nasıl boş

kalabildin, onu düşün, anla ve ağla!

5 Ölüm gelmeden evvel hayatının kıymetini bil. Düzenli

ve tertipli olarak hem dünyan için ve hem de ahiretin için çalış. Hiç ölmeyecek

gibi dünya işlerini yap, yarın ölecekmiş gibi ahiret hazırlığı yap. Yani, her

ikisi için muvazeneli çalış.