PKK’nın örgütü feshetmesi ve silah bırakmasından sonra taraflar arasında birbirlerini tebrik ve birbirlerine teşekkür telefonları edilmeye başlandı!
Birbirlerini tebrik edenler “terörsüz Türkiye” söylemleri ile dikkatleri üzerlerine topladılar.
Terörsüz Türkiye elbette herkesin ortak özlemi!
Ama sadece terörsüz Türkiye söylemi yeterli mi?
Değil elbette!
Dışarıda terörsüz Türkiye denilirken kapalı kapılar ardında başka söylemler söz konusu olmamalı.
Mesela mağaralarda tuzakların kurulmadığı bir Türkiye söylemi de geçer akçe haline gelmeli.
Yani metan gazı ile askerlerimizin öldürülmediği bir Türkiye söylemine geçilmeli!
Bir yandan terörsüz Türkiye denilecek!
Bir yandan mağaralarda tuzaklar kurulacak!
Ve içeri giren askerler metan gazı ile zehirlenecek.
Bunun adı nasıl terörsüz Türkiye olur?
Bir yandan silah bırakma törenleri düzenlenirken diğer yandan kurmuş oldukları ittifakların bileşenlerini çoğaltma çabası içine girince terörsüz Türkiye söyleminin inandırıcılığı kalır mı?
Terörsüz Türkiye söylemi ile daha demokratik bir yönetime kavuşacaklarını sananlar bir de baktılar ki Cumhur İttifakı’nın bileşenleri ikiden üçe çıkmış!
AKP ve MHP’ye bir de DEM Parti ilave olmuş!
Yani amacın terörsüz bir Türkiye’den çok mevcut yapının daha uzun yıllar iş başında kalmasını sağlayacak adımların atılmasına dönüştüğü görülüyor.
Şimdi kuşkusuz ortaya çıkan bu sonuç tartışılacak.
Mevcut yönetimden bir an evvel kurtulmak isteyenler, mevcut yönetimin daha uzun yıllar işbaşında kalmasına nasıl rıza gösterecek?
Sanırız birileri büyük bir sorunu çözüyoruz derken çok daha büyük sorunlar arzıendam edecek!
Yani zor günler devam edecek.
Yeni ittifak, sanıldığı kadar kolay kurulamayacak.