"Kadınlar Günü" münasebetiyle, bu yıl özel bir yazı kaleme almadım. Zira insanoğlu; kadın ve erkek olarak öylesine benzer hata ve sevap içerisindeler ki; insan cinsinin birini aklayıp, ötekini karalamak hakların yerini bulması hususunda, sorunları çözmüyor. Ne var ki, insanoğlunun o ilk çağlardan beri, güçlünün zayıfı ezme oyunu, en modern zamanlarda da devam etmekte.

Aile içerisinde erkek, kendisinden daha güçsüz kadına şiddet uygulayıp; dayakla yahut aşağılama ile hayatını karartırken, çoğu zaman kadın da benzer muameleyi kendisinden daha zayıf olan çocuklarına uygulayabilmekte. Küçük bedenlerde ve ruhlarda intikam kamçıları şaklarken; dövülen çocukların uğradığı zararlar korkunç boyutta olabilmekte. Annesi tarafından yıkılmış erkekler ve kadınlar çalışma hayatında da patron, nasıl olsa kadın deyip, işçisinin ücretini erkek çalışanından düşük tutabilmekte. Güç kimi zaman kadına da geçip, rekabet ortamında kariyer sahibi bir erkeği geleceği makamdan, insafsızca cinselliğini kullanmış bir kadın, acımasızca safdışı bırakabilmektedir.

İnsanoğlunun zaafları; yükselme ve servet hırsı erkekte olduğu gibi kadında da "insanlığı ışıklandırma sanatı"ndan uzaklaşmayı getirebilmektedir. Katıldığım toplantılarda kadınlar kurnazca, aklığı kendilerine yontup karalığı erkeklere yakıştıran konuları açmaktalar. Din âlimi olmadığım halde, en fazla sordukları soru şu; ki biraz seküler, çıkarcı bir sevimsizliği de içermekte. "Kadın, kendi kazancı yoksa, kocasının rızası olmadan hayır yapabilir mi "

Karşı soru ile onun bu konuda ördüğü duvarda bir tuğla oynatabilir miyim düşüncesine kapılıyorum hemen. "Eşinizin size takdir ettiği para ile yahut cep harçlığınız ile evinize harcamada bulunsanız yahut beğendiğiniz bir elbiseyi satın alsanız, kızar mı " Kadın bir müddet düşünüp "yoo" demekte. Hemen ekliyrum, "Belki de bir yoksula yapılan yardıma da kızmayacaktır." Zira "Sadaka ömrü uzatır" demiştir Peygamberimiz. O nu ikna için Hemmam İbn Münebbih in rivayet ettiği Hadis-i Şerif i aktarıyorum: "Ve müsaadesi olmadan kocasının kazancından sadaka olarak verdiğinin yarı sevabı kocasına aittir." Kadının kazancı varsa, yaptığı yardımları zaten kocasına sormasına gerek yok. Fakat kadın, kocasının malından infak ettiği zaman da; yarıyarıya bir sevap paylaşım mekanizması devreye girmektedir.

Ne yazık ki bu soruyu kendi kazancı olan kadın da sormakta. Pazarda giysi satan bir hanım da, eşinden dert yanmış ve "her huyu iyi ama biraz cimri. Benden gizli kimseye bir şey verme, diyor, ne yapayım." Hanımefendiye acizane yol göstermeye çabalıyorum: "Ama sen, çalışıyorsun, kazanıyorsun, elbet yardımlarını yoksullara ulaştıracaksın. Eşinle konuş, onu da hayır için teşvik et, bu bedenin sağlığı için, kazancın bereketlenmesi için bir kısmını vermek zorunda olduğuna onu ikna et." Hanım yine itiraz ediyor, "Yok hiç razı gelmiyor; bir akraba, arkadaş borç istiyor, çok daralmış ben de vermek, sevap kazanmak için çırpınıyorum ama bey vermeyeceksin, benden izinsiz verirsen sana hakkımı helâl etmiyorum, diyor."

Önce hanımları iğneledik ama beyler de bu cimrilik kusurundan biraz vazgeçip, üç günlük dünyada yüzlerce yıl kalacakmış yanılgısına düşmemelidirler. Peygamber Efendimiz sadaka hususunda ümmetini ziyadesi ile uyarmıştır: "Allah buyurur: Cimriden, benim için daha önce asla vermediği (bir sadakayı) alırım. Bir başka hadis-i şerifinde: Allah buyurur: Harca (çok sadaka ver) ben sana (daha fazlasını) veririm." "Zenginin para ödemeyi ertelemesi zulümdür."

Bütün yaşantımızı programlayan güzel dinimiz, yoksulluğu yüzünden sadaka veremeyeceklerin hüznünü de yok etmiştir. Bu durumu yine Peygamberimiz çok sevinçle haber vermektedirler: "Küçük bir kemiğin hediye edilmesi dahi, güneş her gün doğduğu müddetçe sadaka yerine geçer.İki kişinin arasında adaleti sağlamak (arasını bulmak, hakem olmak) da sadakadır. Bir adama hayvanı için yardım etmek, ona binmesine, ona yükünü yüklemesine yardım etmek sadakadır. Güzel (hatır alacak) bir söz söylemek sadakadır. Camiye giderken atılan her adım sadakadır. Yol üzerinden halka eza veren şeyi kaldırmak sadakadır."

Kusurları terketmek de, sanırım sadaka sevabına karşılıktır.