Bismillâhirahmânirrahîm;
Hamdımız âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Cenabı Allah’adır. Salâtımız ve selamımız ise Peygamberimiz, âli ve sahabeleri içindir.
Saadet Partisi’nin, kampanyasında kullandığı “cepsiz ceket”, kamuoyunda hatırı sayılır bir karşılık buldu. “Cepsiz ceket” öyle bir şey ki, toplum onunla düşünmeye başladı. Nedir cepsiz ceket? Cepsiz Ceket; bir moda terimi değildir, bir şekli de ifade etmez. Cepsiz ceket; kendi değil, halkı kazansın diye belediyecilik yapanların ceketidir. Cepsiz ceket; yetim ve öksüzün hakkını, sırtında bir kurşun tabut gibi taşıyanların ceketidir. Cepsiz ceket; saklayacak tek bir çıkarı ve haram lokması olmayanların ceketidir. Cepsiz ceket; şehidin, gazinin bu vatan için verdiklerini, zihninden de gönlünden de asla çıkarmayanların ceketidir. Cepsiz ceket; zamanı geldiğinde, gönül ferahlığı ve vicdan rahatlığı ile Hakk’ı üstün tutan, emin ve adil bir kimse olarak, halkın karşısına çıkabileceklerin ceketidir. Cepsiz ceket; halkından, başkasının önünde eğilmesine sebep verecek bir şeyi saklamak zorunda kalmayanların ceketidir. Cepsiz ceket; ahlaklı ve liyakatli siyasetin, belediyeciliğin giydiği cekettir. Bütün bu anlamlarıyla “cepsiz ceket” Milli Görüş zihniyetini, genel ve yerel yönetimlerde temsil ettiği hizmet ahlakını ve anlayışını ifade etmektedir.
DÜRÜST OLMAK GEREKİRSE
Toplumda “dürüst olmak gerekirse” ön deyişiyle kurulan cümleler meşhurdur. Biz de diyoruz ki, dürüst olmak gerekirse, bugün en büyük operasyonu AK Parti’nin ve Erdoğan’ın kendisi yapıyor. Dürüst olmak gerekirse, 17 yıldır bu ülkeyi AK Parti ve Erdoğan yönetmedi mi? 17 yıldır istediği atamayı yapmadı mı? İstediği yasayı değiştirmedi mi? İstediği kararnameyi çıkarmadı mı? İstediği bürokratı görevden alıp istediğini getirmedi mi? Ey AK Partililer; Saadet Partisi terörle işbirliği yapıyor diyerek hazineden HDP’ye yaptığınız seçim yardımının üstünü örtemezsiniz. Siz, HDP ile her türlü görüşmeyi yaparsınız, bu ayıbınızı örtmek için Saadet Partisi’ni HDP ile işbirliği yaptı diye niçin suçlarsınız? Dürüst olmak gerekirse, yaptığınız yanlışlarla adaleti siz bitirdiniz, hukuka olan güveni yok ettiniz, sanayiyi bitirdiniz, tarım ve hayvancılığı iflas ettirdiniz. Ekonomiyi dar boğaza sokup buluttan nem kapar hale siz getirdiniz. Devlet için değil kendiniz için çalışanları siz yücelttiniz. Plansız, programsız projelerle, yerel yönetimlerde şehirlerin dokusunu ve ruhunu siz yok ettiniz.
Dürüst olmak gerekirse, şimdi; operasyon diyerek, dış güçler diyerek işin içinden sıyrılmaya siz çalışıyorsunuz. Abdurrahim Karakoç’un şu dizeleri bize çok şey anlatıyor: “Bu kirli düzenin düzenbazları/Azrail’e rüşvet vermeyi dener/Ölünce dünyanın en kurnazları/Torpille cennete girmeyi dener.” Muhaliflerinize ve Saadet Partisi’ne çamur atarak seçim kazanmak yolunu bırakmalısınız. İcraatlarınıza güveniyorsanız, Saadet Partisi’nin karşısına çıkıp, icraatlarınızı anlatarak söylediklerini geçersiz kılınız. İnsanlık ve mertlik bunu gerektirir. Dürüst olmak gerekirse, Saadet Partisi’ne verilen her bir oy, AK Parti’ye ve Erdoğan’a en anlamlı nasihat olacaktır. Bahçeli’nin “şer”, Erdoğan’ın “illet” dediğinde, her ikisi için de büyük bir hayır ve rahmet vardır.
NE FARK VAR?
Ne farkınız var diyenlere verilecek cevap şudur. 1. AK Parti, tüketim ekonomisini ve tüketim toplumunu temsil eder. Saadet Partisi, üretim ekonomisini ve üretim toplumunu temsil eder. 2. AK Parti, kolay kazancı, rantçılığı, toplumu yoksullaştırıcı, işsizliği artırıcı, politikaları ve anlayışı temsil eder. Saadet Partisi, emeğin, çalışmanın, üretimin, adil bölüşümün el üstünde tutulduğu politikaları ve anlayışı temsil eder. 3. AK Parti, ekonomiden başlayarak her alanda dışa bağımlılığı temsil eder. Saadet Partisi, her alanda iç dinamiklerle netice almayı temsil eder. 4. AK Parti, ahlak ve maneviyatta çözülme ve çöküşü temsil eder. Saadet Partisi, önce ahlak ve maneviyat anlayışıyla hareket eder. 5. AK Parti, israf, kibir ve had tanımazlığı temsil eder. Saadet Partisi, tevazuyu, israftan kaçınmayı ve kul hakkını çiğnememeyi temsil eder. 6. AK Parti, İslami birikimi görüntüye mahkûm kılmayı temsil eder. Saadet Partisi ahlak ve maneviyatı üstün tutmayı ifade eder. 7. AK Parti, kabuğu temsil eder. Saadet Partisi özü temsil eder. 8. AK Parti, gömlek değiştirme anlayışını temsil eder. Saadet Partisi, zorluklar karşısında sabrı ve Hak’tan ayrılmamayı temsil eder. 9. AK Parti, dünya malına aşırı tamahı ve aşırı mal yığmayı temsil eder. Saadet Partisi, tamahı dizginlemeyi temsil eder. Saadet Partisi, temsil ettiği bu idealler ile bozulan düzenin tek doğru alternatifidir.
Dürüst olmak gerekirse, Saadet Partisi tek çaredir.
TRT VE SAADET
Saadet Partisi 27 Ocak 2019 günü aday tanıtım toplantısını büyük bir coşku ile gerçekleştirdi. İnanıyoruz ki bu toplantı “Dürüst Belediyecilik, Dürüst Başkan” şiarının yerel yönetimleri devralmasına vesile olacaktır. Bu toplantıda adaylara “cepsiz ceket” giydirildi. Çünkü Milli Görüş belediyeciliğinin en temel esası “çalmadan çalışmak”tır. Saadet Partisi, Türkiye’nin “sağlam hücresi”dir ve ülkeye önemli hizmetlerde bulunmuş, mazisinde alnına sürülecek tek bir “kara lekesi” bile yoktur. Böyle bir partinin gerçekleştirdiği aday tanıtım toplantısını herkes şu veya bu şekilde görmüş, sadece TRT görememiştir. TRT yönetimini ve TRT’ye “Saadet’i” görmeyeceksiniz emrini verenleri Allah’a havale ediyoruz. TRT sadece bir devlet kanalı değildir, bu milletin bu ülkenin kanalıdır ve tarafsızlık ilkesine göre hareket etmek zorundadır. Ayrıca Saadet Partisi’nin oy pusulasındaki yeri 1. sıradır. TRT haberi verirken “Saadet’i” görmemek için ikinci sıradan başlamıştır. Dilleri tutulmuştur. Biz TRT dâhil “Saadet’e” kör ve sağır olan medyanın “kin ve düşmanlığının” kaynağını bilmek istiyoruz. TRT, Erdoğan’ın terör yandaşı olarak ilan ettiği HDP’nin haberlerini veriyor da, Saadet’in haberlerini niçin vermiyor? Atalarımız, “kork Allah’tan korkmayandan” demişler. Selam hidayete tabi olanlara…