Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a (c.c) hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya (s.a.v), âline ve sahabelerine olsun.

İman ve İslam günümüz insanının anlamakta zorlandığı veya anlamak için ciddi bir gayret göstermediği şeylerdir. İman, Allah’ın ilahlığını bütün boyutlarıyla tereddütsüz bir şekilde kabul etmek ve tasdik etmekten ibarettir. İslam ise, Allah’ın ilahlığının bir gereği olarak insanlara bildirdiği SALİH AMEL, CİHAD, SABIR, HAYAT NİZAMI ve SAADET yoludur. Mümin, Allah’ın ilahlığını bütün boyutlarıyla kalbi ile tasdik ve diliyle ikrar eden kimsedir. Müslüman ise, hayatımızı düzenleyen ilahi ahkâma, yani Allah ve Resulünün emir ve yasaklarına teslim olmuş kimsedir. Yani Müslüman BATILA değil, İSLAM’A, erkân ve esaslarına uyan bir kimsedir. Günümüz insanı ben Müslümanım diyor, ancak hayatının İslam’ın ölçme ve değerlendirme esaslarını dikkate almadan yaşıyor. Müslüman, İslam’ca düşünüp, İslam’ca bir hayat yaşaması gerekirken, tam aksine gayri Müslimlerin ve İslam ile hayat arasına mesafe koyanların, hak ile batılı birbirine karıştıranların uydurdukları batıl anlayışlara göre düşünmekte ve yaşamaktadır.

İslam, İslam’ın konuşulmuşu değil, yaşanmışıdır.

DAVA insanların davet edildiği yoldur. Bir hak DAVA vardır. Bir de batıl DAVA vardır. Hak yol İSLAM hak davadır. Bir kimse benin gittiğin yol da hak yoldur diyebilir. Ancak bir davanın haklılığı ilahi iradeye uygunluğu ile ölçülür. KUR’AN ve SÜNNET, Müslümanım diyen kimselerin hayatında sıradan şeyler değildir. Uyulması gereken şeylerdir. Müslüman hal ve hareketlerini KUR’AN ve SÜNNET ile ölçebilen kimsedir.

1 Kasım’da yeni bir seçim yapılacak. Sandıklar kurulacak. Kendi irademizle sandığa gidecek ve oy kullanarak tercihte bulunacağız. Oy kullanmak görüş bildirmektir. Oy kullanmak ortak olmaktır. Oyumuzu kullanırken itibar edeceğimiz esaslar bizim gerçekte iman ve itikat ettiğimiz şeyledir. Kim MİLLİ GÖRÜŞ’ÜN temel esaslarına iman ve itikat ediyorsa oyunu SAADET PARTİSİ’NE verecektir. Kim de LİBERALİZMİN ve RADİKALİZMİN icaplarına iman ve itikat ediyorsa oyunu, ya Muhafazakâr Demokrat AK PARTİ’YE, veya Sosyal Demokrat CHP’ye, veya Türk Milliyetçisi MHP’ye ya da Kürt Milliyetçisi HDP’ye verecektir. Bu dört parti, batıcılıktan beslendikleri, ABD, AB ve İSRAİL haçlı ittifakıyla işbirliği içinde oldukları, Faizci, kapitalist kölelik nizamını yürütmeyi hedefledikleri için birbirinin aynı olan partilerdir. Bu Partilerin hiçbirinin İslam Birliğini kurmak, Adil Bir Düzene geçmek gibi bir hedefi yoktur.

Ben bir Müslüman olarak oyumu kullanırken dikkat edeceğim hususlar neler olmalıdır

Oyumu kullanırken etkili olan şeylerin başında inançlarım olmak zorundadır.

Yaşadığımız seçim olayı, tabi tutulduğumuz dünya imtihanının dışında değil, içindedir. Bizim dünya hayatımız, bir HAK BATIL mücadelesi imtihanıdır. Hak İSLAM’DIR. Batıl ise BATI ve müktesebatıdır. İslam HAKKI üstün tutan bir siyaseti emreder. Batıl ise KUVVETİ üstün tutan bir siyaseti emreder. Günümüzde HAKKI üstün tutan siyasetin kapısını Milli Görüş’ün tek temsilcisi SAADET PARTİSİ tutmuştur. Kuvveti üstün tutan siyasetin kapısını ise AK PARTİ, CHP, MHP, HDP birlikte tutmaktadır. Ben oyumu kullanırken KUR’AN’A ve SÜNNETE danışmak zorunda olduğumu biliyorum. Kur’an bana emrediyor. TEVBE 119: “Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve SADIKLARLA beraber olun.” Kur’an’a SADIKLARIN kim olduğunu soruyorum. HUCURÂT 15: “Müminler ancak Allah’a ve Resulüne iman eden, ondan sonra asla şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla savaşanlardır. İşte SADIKLAR ancak onlardır.” Kur’an bana diyor ki; kim Allah’a ve Resulüne iman ediyorsa, imanında sağlam duruyorsa ve Allah yolunda malıyla canıyla cihad ediyorsa işte onlar SADIK olanlardır.

Bu cevaplardan sonra Milli Görüş’ün, Saadet Partisi’nin bu tanıma uyduğunu görüyorum ve oyumu onun için SAADET PARTİSİ’NE vermek zorunda olduğumu anlıyorum.

Ben bir Müslüman olarak yolu yanlış ve batıl olanların arkasından gidebilir miyim, onları veli edinebilir miyim Diye kendime soruyorum. Kur’an bana gidemezsin diyor. TEVBE 23: “Ey iman edenler! Eğer küfrü (BATILI, KÖLE DÜZENİNİ) imana (İSLAM’A, ADİL DÜZENE) tercih ediyorlarsa, bunlar babalarınız ve kardeşleriniz bile olsalar, onları veli (dost ve yönetici) edinmeyin. Sizden kim onları veli (dost ve yönetici)  edinirse, işte onlar zalimlerin kendileridir.” Bu ayeti düşünüyor ve uygulamak istediğimde SAADET PARTİSİ’NDEN başka bir partiye oy vermemin uygun olmadığını anlıyorum.  Avrupa Birliğini hedef olarak seçen partilere oy verebilir miyim Diye soruyorum. Bana Kur’an, hayır diyor. MAİDE 51: Ey iman edenler! Yahudileri ve Hristiyanları veli (dost ve yönetici)  edinmeyin. Zira onlar birbirinin velisi, dost ve yöneticisidirler, İçinizden onları veli (dost ve yönetici) edinenler, onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna yol göstermez.” Bu ayetin manasına bakıyorum, burada bana yönelik olarak emredilen hususları düşünüyorum, beni AVRUPA BİRLİĞİ’NİN içine sokmak isteyen ve AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI’NI kurarak, AB anayasasını imzalayarak iradesini ortaya koyan AK PARTİ ve Diğerlerine oy vermemin uygun olmayacağını anlıyorum. İslam BİRLİĞİNİ kuralım, ADİL DÜZENE geçelim diye mücadele eden SAADET PARTİSİ’NE oy vermenin doğru bir yol olduğunu idrak ediyorum. Çünkü ben Allah’ın bu emirlerinin kesin olduğunu biliyor ve Allah’tan korkuyorum. İslamsız saadet olmaz dediği için SAADET PARTİSİ ile birlikte hareket ediyorum. Örnekleri çoğaltmak mümkündür. Anlamak isteyene bu kâfidir. Oyumuzla SAADETE ortak olalım. Derdi İSLAM değil, Dünyası olanların arkasından gidilmez vesselam.