Türk Kızılayı Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, Milli Gazete'ye özel açıklamalarda bulundu.
1) Kızılay Butikleri yaygınlaştırılacak. 2) Akran Zorbalığı eğitimi de programa alınacak. 3) Kan torbalarının yerli üretimi Silivri'de kurulan tesiste sağlanacak. 4) Ülkemizin ilk plazma kaynaklı yerli ve milli ilaç üretim tesisi Ankara Çubuk’ta kurulacak. 5) 81 ilde 81 aşevi açılacak. 6) Türk Kızılay'ı Gazze için teyakkuzda...
Türk Kızılay'ı, savaş alanında yaralanan ya da hastalanan askerlere hiçbir ayrım gözetmeksizin yardım etmek arzusundan doğdu.
Birçoğumuzun ihtiyaç durumunda ilk kapısını çaldığımız kurum Kızılay.
* 11 Haziran 1868 tarihinde "Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti" adıyla kurulan Kızılay,
* 1877'de "Osmanlı Hilali Ahmer Cemiyeti",
* 1923'de "Türkiye Hilaliahmer Cemiyeti",
* 1935'te "Türkiye Kızılay Cemiyeti" ve
* 1947'de "Türkiye Kızılay Derneği" adını aldı.
* Kızılay'ın içinde bulunduğumuz 2026 yılında hedefleri ne?
* İki yılı aşkın devam eden Gazze Soykırımı sürecinde Türk Kızılayı hangi faaliyetlerde bulundu?
* Ve merak edilen diğer hususlar...
***
Milli Gazete Pazar Sohbetinin bu haftaki konuğu Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz.
Milli Gazete yazarı Adnan Öksüz sordu, Fatma Meriç Yılmaz hanımefendi cevapladı.
SORU: 2023 Ekim ayından bu yana Gazze'de bir soykırım yaşanıyor. Soykırım hâlâ devam ediyor. Esasen bir asra yakın Filistin toprakları işgal altında. Türk Kızılayı, bu bölgedeki mağduriyetleri giderme yolunda bugüne kadar neler yaptı, önümüzdeki süreçte hangi hizmetleri yapmayı planlıyor?
FATMA MERİÇ YILMAZ: Türk Kızılay, 158 yıldır yalnızca milletimizin değil, tüm dünyanın vicdanı olmayı başarmış, köklü bir kurumumuz. Bugünkü Türk Kızılay’ın kökenini oluşturan Hilâl-i Ahmer Cemiyeti, yaklaşık 100 yıl önce Osmanlı İmparatorluğu’nun en zorlu cephelerinden biri olan Filistin Cephesi’ndeydi. O günden beri de bölgenin tüm zorlu zamanlarında insani ihtiyaçları karşılamak için seferber oluyoruz.
Fakat elbette son iki yılda Gazze’de çağımızın en ağır insani krizlerinden birine tanık olduk. Evlerini kaybeden aileler, savaşın ortasında bir lokma ekmeğe, bir yudum suya muhtaç kalan insanlar, göz göre göre evlatlarını yitiren anneler… Bu tarifsiz acı, insanlığın ortak vicdanına yapılan bir çağrıydı ve bizler ülkemizin liderliği, devlet kurumlarımızın koordinasyonu ve bağışçılarımızın desteğiyle ilk günden beri bu çağrıya kulak veriyoruz.
7 Ekim 2023’ten bu yana AFAD koordinasyonunda İyilik Gemilerimizle bölgeye 20 bin tonu aşkın gıda, hijyen, barınma ve tıbbi malzeme gönderdik. İyilik Gemilerimizle Gazze’ye 1 milyon 350 bin adet kurban konservemizi ulaştırdık. Kızılay aşevlerimiz, Gazze’de en zorlu açlık dönemleri dahil kesintisiz hizmet verdi; hâlâ günde 35 bin kişilik sıcak yemek desteği sağlamaya devam ediyor.
Bölgeye yönelik tüm yardım çalışmalarımızı yerel paydaşımız Filistin Kızılayı ile iş birliği içinde yürütüyoruz. Geçtiğimiz Ekim ayında sağlanan ateşkesin hemen ardından hem acil müdahale hem de iyileştirme dönemine yönelik yardım planlarımızı hayata geçirdik.
İlk 6 aylık acil dönemde bölgeye insani yardım sevkiyatını yoğunlaştırdık. Ortalama her ay bir İyilik Gemisi’yle bölgeye temel insani yardım malzemeleri gönderiyoruz. Uzun vadeli iyileştirme dönemi planlarımızı ise Gazze’de hayatın yeniden normale dönmesine yönelik faaliyetlere odakladık. Bunlar arasında sağlık merkezlerinin yenilenmesi, Kızılay aşevi ve toplum merkezinin yeniden inşası ve El Emel Yetimhanesi’nin yenilenmesinin yanı sıra geçim kaynakları ve nakit yardım desteklerimiz bulunuyor.
İnanıyoruz ki uzun vadeli iyileştirme süreci desteklerimizle, Gazze’nin yeniden ayağa kalkmasına katkı sunacağız ve o gün geldiğinde, ellerimizde çiçeklerle, barışın ve kardeşliğin habercisi olarak Gazze’nin yolunu tutacağız.
SORU: Geçtiğimiz yılın genel bir muhasebesini yapmak gerekirse... 2025 yılı Türk Kızılay açısından nasıl geçti?
FATMA MERİÇ YILMAZ: Kızılay’ın en temel görevi, nerede bir insan ıstırabı, ihtiyaç varsa orada olmak. Hem olağan hem olağanüstü dönemde toplumun her kesiminden ihtiyaç sahiplerine destek veriyoruz. Kan hizmetlerimiz, sosyal yardımlarımız, aşevlerimiz, göç hizmetlerimiz, psikososyal destek ve eğitimlerimizle çok geniş bir yelpazede insanlığa hizmet anlayışıyla çalışıyoruz. Bu anlamda 2025 yılı, bağışçılarımızın artan desteği ve gönüllülerimizin özverisiyle daha fazla ihtiyaç sahibine ulaştığımız bir yıl oldu.
Dünya genelinde 13 ülkede faaliyet gösteren delegasyonlarımız; yurt içinde 81 ilde 400’ü aşkın şube ve temsilciliğimizle toplamda 32 milyonu aşkın insanın hayatına dokunduk. Bu büyük iyilik hareketimiz 1 milyonu aşkın bağışçımızın desteği ve sayıları 450 bine yaklaşan gönüllümüzün özverisiyle güç buldu.
Ayrıca bu yıl kan bağışında tarihi bir başarıya imza attık.
Bildiğiniz gibi, ülkemizin kan ihtiyacını tamamen gönüllülük esasına dayalı, düzenli bağışlarla karşılıyoruz. Ülke genelinde her gün 1140 hastanenin kan ihtiyacını karşılamak üzere devasa bir operasyon yürütüyoruz. 2025 yılı için 3 milyon ünite kan bağışına ulaşmayı hedeflemiştik ve yılın son günlerinde bu rakama ulaştık. Kızılay olarak toplumumuzun gönüllü kan bağışı konusundaki güçlü duyarlılığını ve dayanışma bilincini ortaya koyan bu tablo, bizler için 2025’in gurur tablosu oldu.

"ÜLKEMİZİN İLK PLAZMA KAYNAKLI İLAÇ ÜRETİM TESİSİNİ KURUYORUZ!"
SORU: Bu yıl (2026) içinde Türk Kızılay'ı hangi faaliyetleri gerçekleştirmeyi planlıyor?
FATMA MERİÇ YILMAZ: Bu yıl da insan onurunu merkeze alan bir anlayışla iyiliğin ve dayanışmanın gücünü paylaşmak adına farklı alanlarda pek çok çalışmamız olacak.
Sosyal yardımlarımızın önemli bir parçası olan ve ihtiyaç sahiplerinin mağazadan alışveriş yapar gibi ayakkabı ve giyim ürünlerini ücretsiz olarak alabildiği Kızılay Butiklerimizi yaygınlaştıracağız. Afet hazırlık, ilk yardım, sağlıklı yaşam ve aile eğitim programımıza bu yıl Akran Zorbalığı eğitimini de ekliyoruz ve hedefimiz 10 milyon kişiye ulaşmak.
Kan bağış faaliyetlerinin sürdürülebilirliği için kritik öneme sahip kan torbalarının yerli üretimini İstanbul Silivri’de kurduğumuz Kan Torbası Üretim Tesisi’yle sağlayacağız. Yılda yaklaşık 3 milyon adet kullanılan ve hâlihazırda yalnızca yurt dışından temin edilen kan torbaları, yerli üretimle birlikte ülkemizi büyük bir ithalat yükünden kurtaracak.
Ülkemizin ilk plazma kaynaklı ilaç üretim tesisini Ankara Çubuk’ta kurmak üzere çalışmalarımızı başlattık. Bu tesis, immünoglobulin, albümin ve Faktör VIII gibi hastalarımız için hayati öneme sahip kritik ilaçların yerli, milli ve güvenilir şekilde üretilmesini sağlayacak.
Bu yıl özellikle bir hedefimiz var ki, toplumsal dayanışmayı her mahalleye taşıma isteğimizin somutlaşmış hali; “81 İlde 81 Aşevi” projemiz.
SORU: Tam da burada, 81 ilde 81 aşevi kampanyanızdan bahseder misiniz?
FATMA MERİÇ YILMAZ: Türk Kızılay olarak halihazırda 34 ilde toplam 45 aşevi ile yıl boyunca günde yaklaşık 41 bin öğün sıcak yemek hazırlıyoruz. Ayrıca engelli bireyler, yaşlılar ve evinden çıkmakta zorlanan vatandaşlara yönelik düzenli sosyal temas ve psikososyal destek sağlayan bir hizmet modeli olarak faaliyet gösteriyor.
Ayrıca Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında afetlerde beslenme grubunun ana sorumlusuyuz ve afetlerdeki bu rolümüzü daha güçlü şekilde yerine getirebilmek için aşevleri kapasitemizi güçlendirmek üzere çalışıyoruz. 81 İlde 81 Aşevi projesinin temel amaçlarından biri de Kızılay’ın afetlerdeki beslenme kapasitesini artırmak ve afetzedelere yönelik beslenme hizmetini geniş kapsamlı yürütebilmek.
Kızılay aşevlerimiz, yaşlı, engelli, yoksun bireyler, dar gelirli haneler ve eğitim süresi boyunca öğrenciler başta olmak üzere çok farklı yararlanıcı gruplarına hizmet veriyor.

"TÜM FAALİYETLERİMİZİN ORTAK PAYDASI İYİLİĞİ YAŞATMAK!"
SORU: 1868 yılında kurulan Türk Kızılay ya da resmî adıyla Türkiye Kızılay Derneği, Türkiye'deki en büyük insani yardım kuruluşu. Genel bir değerlendirme yapmak gerekirse, Türk Kızılay'ın bugüne kadarki faaliyetleri konusunda kısaca neler söylemek istersiniz?
FATMA MERİÇ YILMAZ: Kızılay, savaş alanında yaralılara ayrım gözetmeksizin yardım etmek için doğan bir harekete mensup. Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Federasyonu’nun aktif bir üyesi. Kuruluş temellerinde insanlık, ayrım gözetmemek, tarafsızlık, bağımsızlık, gönüllü hizmet, birlik ve evrensellik ilkeleri var. Bu iyilik hareketi için insanlığa hizmet, sınır, dil, din gözetmeden ihtiyacı olana el uzatmak anlamına geliyor. Çünkü biliyoruz ki bir afetzedenin elini tutarken, bir annenin gözündeki yaşı silerken yaptığımız şey sadece yardım değil, umudu taşımak, iyiliği yaşatmak anlamına geliyor. oluşturuyor.
SORU: Türk Kızılay ülkemizin güzide, kıymetli kuruluşlarından. Türk Kızılay'ın, Türk halkından yeteri kadar destek aldığını düşünüyor musunuz? Bu manada atılması gereken adımlar sizce nelerdir?
FATMA MERİÇ YILMAZ: Bu kadim çınar 158 yıldır dimdik ayakta durmayı başarıyorsa, bunda en büyük pay Türk halkınındır. Yediden yetmişe herkesin göğsünü gere gere “Benim Kızılayım” diyerek sahiplendiği bir kurum olduğumuz için çok büyük gurur duyuyoruz. Ben bu birlik ve dayanışma ruhu için bugüne dek desteğini esirgemeyen herkese yürekten teşekkür ediyorum.
SORU: Bizim soramadığımız sizin eklemek istediğiniz hususlar var mıdır?
FATMA MERİÇ YILMAZ: İlginiz ve nezaketiniz için teşekkür ediyorum.
