Saadet Partisi Genel İdare Kurulu ve Başkanlık Divanı Üyesi Av. Yılmaz Bölükbaşı, merhum Adnan Demirtürk’ün yakın mesai arkadaşıydı. Peki, önceki MGV Genel Başkanı merhum Adnan Demirtürk zihinlerde nasıl bir izlenim bıraktı? Çalışma usulü neydi? Adnan Öksüz sordu, Av. Yılmaz Bölükbaşı cevapladı…

Av. Yılmaz Bölükbaşı… Saadet Partisi Genel İdare Kurulu ve Başkanlık Divanı Üyesi…

Yılmaz bey, geçtiğimiz günlerde, vefatının sene-i devriyesinde rahmetle andığımız ve yadettiğimiz Milli Gençlik Vakfı (MGV) önceki Genel Başkanlarından merhum Adnan Demirtürk’ün yakın çalışma arkadaşlarından…

Merhum Adnan Demirtürk’ü bir de Av. Yılmaz Bölükbaşı’dan dinlemek istedik…

Milli Gazete Sorumlu Yazı İşleri Müdürü ve yazarı Adnan Öksüz sordu, Av. Yılmaz Bölükbaşı cevapladı;

Whatsapp Image 2026 05 24 At 22.59.25 (1)

SORU: Milli Gençlik Vakfı (MGV) Genel Başkanı merhum Adnan Demirtürk’ün yakın çalışma arkadaşlarındandınız. O yılları biraz anlatır mısınız?

YILMAZ BÖLÜKBAŞI: Bismillahirrahmanirrahim. Adnan Demirtürk, genel başkanlığımızı yaptığı süreçte genel sekreteri olduğum güzel bir insan idi. Allah mekanını cennet eylesin, rahmetiyle muamele eylesin.

İl dışına bir program veya görev nedeniyle çıkma durumu olduğunda Genel Sekreter olarak Genel Merkez’i bana emanet ederken kullandığı ve orada bulunan arkadaşlarımızın da şahit olduğu ifade: “Yılmaz Bey, buralar size, siz de Allah’a emanet olun, Allah’a ısmarladık” ifadesidir.

Nitekim şehadet şerbetini içerek rahmetli olduğu son göreve de çıkarken kullanmış olduğu bu ifadeler olduğu için bunları hatırlayanların hatırlatmasıyla da olabilir, vefat sonrasında Genel Başkanlık görevi tarafıma emanet edildi.

SORU: Merhum Adnan Demirtürk adı yadedildiğinde sizde oluşan ilk fotoğraf nedir?

YILMAZ BÖLÜKBAŞI: Öncelikle Adnan DEMİRTÜRK dediğimizde ben de oluşan ilk resim şudur: Bir hak davanın bayrağının yükselmesini sağlamada lokomotif gücün idealleri için nefsinden fedakarlık göstermenin zirvesi olan serden geçenler olduğuna imrenerek atıflar yapmasıdır. Dava kardeşlerimizin mükemmeli zorlayan samimi, kabiliyetli, kapasiteli, liyakat sahibi ve görev tevdi edildiğinde “Derhal!”, “Hemen!”, “Başüstüne!” veya “Emredersiniz!” diyerek ve mazeret üretmeden işi üstlenen, en güzel şekilde yapıp raporunu verenlerden olması gerektiğini vurgulardı. Bu bağlamda “Garcia’ya mektubu götüren Rowan” misalini verir ve bu misale dayalı örnekliği de öncelikle bizzat kendisi vermeye çalışırdı.

Nitekim 28 Şubat fırtınasının pek çok yapıyı ve kişiyi savurduğu bir dönemde MGV Genel Başkanlığı görevi kendisine emanet edildiğinde hiçbir mazeret üretmemiş, kolları sıvamış, 20 ay süren ve sonu şehadetle biten başkanlık görevinde iken davamız mensuplarımızın kalbinde taht kurmuştur.

AHLAK VE EDEP YÖNÜNDEN GÜNÜMÜZDE DERS VE ÖRNEK ALINMASI GEREKEN BİR ŞAHSİYETE SAHİP İDİ

SORU: Merhum Adnan Demirtürk’ün çalışma metodundan bahseder misiniz?

YILMAZ BÖLÜKBAŞI: Kendisine “mazeret üretmeden emredersiniz, derhal, başüstüne diyecek mensuplarının olmasını isteyenlerin”, yönetimindekilerin mensuplarının hal ve özelliklerini umursamadan mafya babası tavrıyla emirler yağdırmasının veya “bana itaat etmeye mecbursun” demesinin yönetimi ve teşkilatı sorgulatacağını, o kişilerin teşkilatına ve dolayısıyla davasına olan aidiyeti aşındıracağı için buna da izin verilemeyeceği üzerinde ısrarla dururdu.

Mafyatik tipli bir yönetim yapısının dar çerçevede fedaileri olabileceğini ve bu fedailerin veya trollerinin büyük çoğunluğunun ipe sapa gelmez şekilde kendilerini “de ki niye!” diyerek aklama, koruma veya savunma çabasında olabileceklerini, ancak bu aklama çabalarının onların kötü bir yönetici oldukları gerçeğini değiştiremeyeceğine de değinmeden geçmezdi.

Adnan Bey, ahlak ve edep yönünden günümüzde ders ve örnek alınması gereken bir şahsiyete sahip idi. Kişileri ayrımsız olarak sözlerini kesmeden tevazu ile dinler, söz kendinde olduğunda da ikna edici bir üslupla dinletmesini bilirdi. Bunun altında yatan en önemli etken ise kişi veya yapılarla aynı ortamda bulunmada seçici davranması ve eğer bir arada bulunulacak ise o kişi ve yapılara ilişkin ayrıntılı bilgi toplaması yapar ve adeta onların röntgenini çekerek bunları istişare masasına getirir ve o konuda sağlayabilecek kişilerle derinlemesine bir çalışma yapardı.

Böylece ilgi veya tepkilerine ilişkin eşik değerleri tespit edilerek senaryolaştırılması yapılmış bir şekilde bir araya gelindiğinde de dile getirilecek veya konuşulabilecek konuları onların karşı çıkamadan teyit etme zorunda kalacakları inceliklere de dikkat ederek en güzel şekilde ortaya koyardı.

Whatsapp Image 2026 05 24 At 22.59.25

SORU: Merhum Adnan Demirtürk’ün bu özelliğini müşahhas hale getirecek örnekler nelerdir?

YILMAZ BÖLÜKBAŞI: Bu bağlamda çarpıcı bir örnek olmak üzere Başkanlık Divanı üyeleriyle birlikte Kıbrıs Ziyareti Programımızı hatırlatmadan edemeyiz.

Bilindiği üzere 28 Şubat Sürecinin en azgın olduğu zaman diliminde MGV ve mensupları yok edilmesi istenilmekte ve kamuya ait kişi, mekan ve imkanlar ile ekranlardan mahrum edilerek ambargolara muhatap kılınmakta idi. Ekranlarda sadece aleyhte ve masa başında hazırlanarak sunulan yayınlarla mensuplarımıza “bittiniz artık” mesajı verilmeye çalışılmaktaydı.

Bu ambargoların kırılmasına yol açabilmek için “ne yapabiliriz” sorusunun cevabı mahiyetinde bir çalışma olarak “Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı Sn. Rauf Denktaş” ziyareti yapılması ve bunun ekranlara yansıması düşünüldü. Ancak ortada bir sorun vardı. O da, randevu alınması… Çünkü bu konularda bize kapılar şiddetli bir şekilde kapatılmış idi.

Erbakan Hocamızdan Kıbrıs’a gidilmiş iken Rauf Denktaş’ı ziyaret arzumuzun olduğu, hiç olmaz ise bize 10 dakikalık da olsa zaman ayırarak kabul buyurmasını ve kendisiyle bir hatıra fotoğrafımızın olmasını çok arzuladığımızı beyan ederek randevu almamıza aracı olmasını rica ettik. Hocamız bu ricamız bağlamında Rauf Denktaş ile çok kısa sürecek ziyaret için bir veya bir buçuk ay sonrasına ilişkin randevumuzu aldı.

Randevu tarihine yetişecek şekilde bir hazırlık yapılması gerekiyordu. Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde uluslararası ilişkiler ve devlet yönetimi üzerine halen okumakta olan, mezun olmuş veya akademik olarak “Kıbrıs Ve Üzerine Hesabı Olanlar”, alanında gayret ve hassasiyetleriyle öne çıkanlardan bazı kişileri tespit çalışması yapıldı. Bu isimler arasında Mümtaz Soysal dahil bir kısım insanların da var olduğunu rahatlıkla ifade edebilirim. Kıbrıs’ın dünü, bugünü, yarını üzerine bir kısım taslak sorular ve bunların cevaplarını bulmada yardımcı olabilecek kaynak isimler vb. tespit edildi. Yaklaşık 10 kadar dinamik, heyecanlı ve alt yapısı olan Garcia’ya Mektup olayındaki gibi Rowanlardan oluşan genç bir ekibe bu sorular emanet edildi. Bu Rowanlarla her akşam Adnan Bey bir araya geldi. O günün akşamına kadar neler üretilmiş bunların üzerine gecenin saat üçünü bulacak şekilde çalışıldı, eksiklikler veya cevabı bulunması gereken yeni sorular tespit edilerek görevler yeniden dağıtıldı.

DENKTAŞ, GÜNERİ CİVAOĞLU’NU SALONDA BEKLETME PAHASINA…

SORU: Oldukça çarpıcı bir anı-hatırayı anlatıyorsunuz… Sonra neler yaşandı? Rauf Denktaş sizi nasıl karşıladı ve toplantıda neler oldu?

YILMAZ BÖLÜKBAŞI: Ziyaret gününe son birkaç gün kaldığında konusuna hakim bir diplomat üslubuyla neler, ne ölçüde ve nasıl ifade edilecek hususları senaryolaştırıldı.

Ziyaret öncesi sadece bu husus yeterli değildi. Aynı zamanda ziyaret programı çerçevesinde orada bulunacak Başkanlık Divanı Üyelerinin her birinin kıyafetinden, duruşundan, karşılaşma esnasında el sıkışından, kendisini tanıtmasından, söz verildiği zaman hangi hususlarda hangi hususları nasıl ifade edeceğine, oturuşuna, kalkışına kadar gerekli hatırlatmalar üslubu çerçevesinde kavratıldı.

Ayrıca ekranlara özellikle de TRT ekranlarına bizi en güzel şekilde taşıyacak muhabir ve kameraman konusunun da çözülmesi gerekiyordu. Bu hususta onların harcırah vb. sorunlarının çözümü de önemliydi. Mademki olması gerekiyordu, bunların hepsi sağlandı.

Kıbrıs’ta randevu saatine çok az kala Cumhurbaşkanlığı’na intikal ettik. Biz oraya vardığımızda bizden hemen sonrasına randevu verilmiş gazeteci-yazar Güneri Civaoğlu da bekleme salonunda idi.

Bekleme salonunda bekletmeden Rauf Denktaş ile görüşeceğimiz kabul mekanına bizi aldılar. Hemen peşinden de Rauf Denktaş geldi. Hepimiz ayaktayız. Rauf Bey “hoş geldiniz” dedikten sonra kendisi oturur iken bize de oturmamız yönünde işaret buyurdu. Ancak Adnan Bey, “Sayın Cumhurbaşkanım izin buyurursanız…” diyerek Başkanlık Divanında yer alan arkadaşlarının kimlerden oluştuğunu kısaca arzetmek istediğini söyledi. Cumhurbaşkanı “buyurun” der demez hemen yanı başından itibaren dizili vaziyette ayakta durmakta olan Başkanlık Divanı Üyelerini isim, görev ve özellikleri ile kısa ve özlü olarak hızlı bir şekilde tanıttı ve bizlere işaretiyle birlikte yerlerimize oturduk.

Peşinden kabulü nedeniyle Cumhurbaşkanına hem teşekkür etti, hem de Erbakan Hocamızın Rauf Denktaş ile ilgili Kıbrıs Davası sevdasına övgü ifadeleriyle süslediği selamını en güzel şekilde aktardı.

Whatsapp Image 2026 05 24 At 22.59.25 (2)

SORU: Peki, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, merhum Demirtürk’ün bu sunumunu ve tanıtımlarını nasıl karşıladı?

YILMAZ BÖLÜKBAŞI: Denktaş da bil mukabil Hocama saygı ifadelerini ve selamını belirtti. Adnan Bey peşinden MGV hakkında kısaca bilgi arzetmek istediğini söyledi ve Rauf Beyin “buyurun” ifadesiyle sözü aldı. MGV’yi kısaca tanıtırken Erbakan Hocam’a ve Kıbrıs davasına olan sevdamız ve bakışımıza, Rauf Denktaş isminin nezdimizdeki yerine ve anlamına kısa dokunmalar yaptı.

Bunu 2 veya 3 dakika içerisinde yapıp peşinden, “MGV olarak Kıbrıs’ın dünü, bugünü ve yarını ile ilgili olarak başta Erbakan Hocamızın rahle-i tedrisinden almış olduğumuz bilgi, anlayış ve değerlendirmelere dayalı gördüklerimizi, hedeflerimizi de sizlerle paylaşmak isteriz”, dedi. Öyle bir ifade ile arzetti ki Rauf Bey adeta dinlemekten zevk ve haz duyduğunu da ifade ederek ancak “lütfen buyurun” diyebildi.

Aslında 10 dakikalık ziyaret süresi bitmiş ve içeriye giren ilgili kişiler Rauf Bey’in kulağına bu konuda hatırlatma ihtiyacı duymuşlardı. Ancak Rauf Bey, Adnan Bey’in anlatımları ve bizlerin ekip olarak orada duruşumuzdan oldukça etkilenmiş idi.

Adnan Bey Kıbrıs bağlamında bir veya bir buçuk ay boyunca gerçekleştirilmiş üstün nitelikli çalışmalar sonucunda senaryolaştırılmış anlatımına başladı.

DENKTAŞ, KISA RANDEVUYA RAĞMEN ÖĞLE YEMEĞİNİ MGV EKİBİYLE BİRLİKTE YEDİ…

SORU: Oldukça etkileyici bir anı-hatıra! Zaman kısıtlı olmasına rağmen ve Özel Kalem’de bekleyenler bulunmasına karşılık Denktaş nasıl bir tutum içine girdi?

YILMAZ BÖLÜKBAŞI: Yaklaşık 1 veya 1,5 saat süren bu anlatımın ilk yarım saatinin peşinden Sn. Denktaş, ilgili kişileri arayarak öğle yemeğini birlikte yiyeceğimizi belirtti.

Adnan Bey’e verilen mesaj, “kendinizi zaman ile sınırlamaya zorlamayın, anlattıklarınızı değerli ve önemli buluyorum, lütfen devam edin”, mesajıydı.

Adnan Beyin anlatımlarını başından sonuna kadar soluksuz dinledikten sonra daha önce randevu vermesi için kendilerinden talepte bulunmuş olduğumuz ancak bu taleplerimiz müsait olunmadığı gerekçesiyle kabul görmemiş olan Meclis Başkanını ve Başbakanı bizzat arayarak kendisine anlatılmış olan konuların çok önemli olduğunu ve mutlaka dinlemeleri gerektiğini belirterek randevulaştırdı.

Meclis Başkanı, bu randevuya gereken hassasiyetle yaklaşmış ve ekibini toplayarak Adnan Beyin anlatımlarını kısmen biraz özet olarak da olsa hep beraber dinlediler.

Yalnız Başbakan, olağanüstü bir randevu durumu olması nedeniyle kabul etme zorunda kaldığını ve müsaitliğinin çok az olduğunu beyan ederek mümkün olduğunca çok kısa bir şekilde özet anlatılması talebinde bulundu.

Bunu şunun için ifade ediyorum. Rauf Denktaş ziyareti, sadece Erbakan Hocama hürmeten kabul edilmiş bir ziyaret iken adeta hiç bitmesin denilecek şekilde tatmin oluşturan bir ziyarete dönüşebiliyorsa, bunun altında bir emek, bir gayret ve hassasiyet vardır. İşte Adnan Bey böylesi biri idi, örnek oldu, önder oldu.

Whatsapp Image 2026 05 24 At 22.59.26 (1)

SORU: Son olarak rahmetli Adnan Demirtürk’ün diğer bazı hususiyetlerinden de bahsetmek ister misiniz?

YILMAZ BÖLÜKBAŞI: Memnuniyetle… Örneğin, kendi hanımının yanında bile bacak bacak üstüne atarak oturmaktan imtina eden özelliği…

Erbakan Hocam ile adeta özdeşleşircesine kürsüde konuşurken elini beline götürüp tutarak konuşurken yapmış olduğu jestleri ve mimikleri…

Özel kalem ve koruma gibi bir takım hususlardaki hassasiyeti vs.

Hepsi birer örnek ve anlatılırken bile heyecan duyulan özellikleriyle güzel hatıraların adamı idi, merhum Adnan Demirtürk.

Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun.