İMG Türkiye Genel Başkanı Ahmet Akif Çoban, Millî Gazete’ye verdiği röportajda, Kurban Bayramı öncesinde dünyanın farklı coğrafyalarındaki mazlumlara ulaşmak için yoğun bir hazırlık içerisinde olduklarını belirterek, “Çalışmalarımızda sınır tanımıyoruz. Asya’dan Afrika’ya, Güney Amerika’dan Filistin kamplarına kadar iyilik elimizi uzatıyoruz. Bu Kurban’da da savaşların, işgallerin ve afetlerin mağdur ettiği kardeşlerimizin yanında olacağız” dedi.
İMG Türkiye Genel Başkanı Ahmet Akif Çoban, merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın “Yeni Bir Dünya” vizyonunun çalışmalarına yön verdiğini ifade ederek, “Biz mazluma sadece yardım ulaştırmıyoruz; onu ayağa kaldıracak kalıcı projeler inşa ediyoruz. Balık vermeyi değil, balık tutmayı öğreten bir anlayışla sahada mücadele ediyoruz” ifadelerini kullandı.
İMG Türkiye Genel Başkanı Ahmet Akif Çoban, Kurban Bayramı öncesinde Millî Gazete’nin sorularını yanıtladı. Çoban, İMG Türkiye’nin bugüne kadar yürüttüğü insani yardım faaliyetleri ile önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerini anlatarak; Gazze başta olmak üzere mazlum coğrafyalara yönelik yardım çalışmalarının artarak süreceğini ifade etti. Eğitimden kurban organizasyonlarına, Filistin kamplarındaki sosyal projelerden meslek edindirme çalışmalarına kadar birçok alanda faaliyet yürüttüklerini belirten Çoban, “Mazlumların yanında olmaya devam edeceğiz” mesajı verdi.

“GÖNÜL COĞRAFYALARINA YOLA ÇIKIYORUZ”
Millî Gazete: Ümmetin büyük bir kısmının yardıma ihtiyaç duyduğu günümüzde, İMG Türkiye olarak hangi bölgelere el uzatıyorsunuz? Sadece belli başlı coğrafyalar mı var radarınızda?
Ahmet Akif Çoban: Çalışmalarımızda sınır tanımıyoruz. Gönül coğrafyamızın en ücra köşesine, en karanlık noktasına kadar uzanmak için çıkıyoruz bu yola. Asya'dan Afrika'ya, Güney Amerika'dan Filistin kamplarına kadar uzanıyor iyilik elimiz. 11 bölge ve birçok ülkede bu sözün arkasında duruyoruz. İnşallah bu Kurban’da, Müslüman azınlıkların, savaşlara, işgallere, afetlere,
katliamlara maruz bırakılanların imdadına koşacağız. Yoksulların, kimsesizlerin, yetimlerin ve çaresizlerin elinden tutacağız daima. Bilhassa açlıkla boğuşan kara kıta Afrika'da, Asya'da, Güney Amerika'da, Türkiye'de ve özellikle Yemen'de kadirşinas milletimiz, kurban vekaleti aracılığıyla mazlum, mağdur ve muhtaçlara yardım elini uzatacaktır.
“AYNI NİYETLE, AYNI TEKBİRLE BULUŞUYORUZ”
Millî Gazete: Yardım kuruluşları yalnızca gıda ve barınma merkezli faaliyetlerle mi yetinmeli? Mazlum coğrafyalarda bugüne kadar tespit ettiğiniz asıl ihtiyaç kalemleri nelerdir ve siz İMG olarak sahada ne tür hizmetlerde bulunuyorsunuz?
Ahmet Akif Çoban: Merhum liderimiz Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın bizlere işaret ettiği “Yeni Bir Dünya” mefkuresiyle bakıyoruz hadiselere. Bu vizyon doğrultusunda, sosyal yardımlardan eğitime, Kurban çalışmalarından gönüllerin ihyasına kadar birçok alanda nitelikli ve örnek teşkil edecek çalışmalar yapmaktayız. Bizim nazarımızda kurban, ümmeti tek yürek yapma boyutuna sahiptir. Bugün Müslümanlar arasında dil var, sınır var, mezhep var, renk var...
Ama Kurban Bayramı sabahı bütün bu duvarlar alçalıyor. Bir Endonezyalı kardeşimizle, bir Nijeryalı kardeşimizle, bir Boşnak kardeşimizle aynı anda aynı niyet, aynı tekbirle buluşuyoruz.
“İYİLİĞİN ORGANİZASYONUNU ÜSTLENİYORUZ”
Millî Gazete: Çok genç bir yardım kuruluşu olarak sahada hangi yeniliklere imza atıyorsunuz? Bu Kurban Bayramı’na dair idealleri nedir İMG’nin? Bağışçılarla aranızdaki iletişim nasıl sağlanıyor?
Ahmet Akif Çoban: Bizler sahada aracı olmaktan ziyade bir köprüyüz. Verenin kalbiyle alanın sofrasını birleştiren sarsılmaz bir köprü... Vekaletle kurban çalışmamızın en önemli ilkesi "güven ve emanete riayet" şiarıdır. Bize vekalet veren her vatandaşımız bilsin ki; o niyet, o dua, o ibadet eksiksiz yerine ulaşacaktır. Vekalet sahiplerinin isimleri tek tek okunarak, bizzat gözetimimiz altında, usulüne uygun olarak kesimler gerçekleştiriliyor. Kurban etleri büyük bir titizlikle ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. Bu bağlamda, farklı bölgelerde, farklı hisse bedelleri belirleyerek bu iyiliğin organizasyonunu üstleniyoruz.
Rakamlarımızı şeffaf bir şekilde belirledik:
• Afrika bölgesi için 5 bin 500 TL
• Asya bölgesi için 6 bin 500 TL
• Afganistan bölgesi için 8 bin TL
• Arakan bölgesi için 8 bin 500 TL
• Yemen bölgesi için 9 bin TL
• Kuzey Kafkasya bölgesi için 9 bin 500 TL
• Güney Amerika bölgesi için 12 bin TL
• Bosna Hersek bölgesi için 16 bin TL
• Filistin kampları için 17 bin TL
• Gazze bölgesi için 18 bin 500 TL
• Türkiye bölgesi için 20 bin TL
Kıymetli vatandaşlarımız, sunduğumuz ödeme yöntemleriyle hisselerini alarak bu büyük iyiliğe kolayca ortak olacaklar. Geçen yıl İMG'mize emanet edilen binlerce hisse, yurtiçi ve yurtdışında son derece titiz şekilde kesilmiş ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmıştır elhamdülillah.
“KALICI ÇÖZÜMLER ÜRETİYORUZ”
Millî Gazete: Geride bıraktığımız Ramazan ayında ne tür faaliyetlerde bulundunuz? O mübarek iklimde ümmetin yaralarına nasıl merhem oldunuz?
Ahmet Akif Çoban: Biz geçen Ramazan’ı bir “diriliş ve direniş” mevsimi olarak karşıladık. “Mazlumların Umudu Ramazan” diyerek çıktık yola. Geçen yıl on binlerce hanenin kapısını çaldık hamdolsun. Yüz binlerce kişilik iftar sofraları kurduk. Ancak biz balık vermeyi bırakıp balık tutmayı öğrettiğimiz
safhayı inşâ ediyoruz İMG olarak. Projelerimiz arasında gözbebeğimiz konumunda olan Prof. Dr. Necmettin Erbakan Meslek Edindirme Eğitim Merkezi projemiz var. Filistin kamplarındaki kardeşlerimiz burada sadece yardım beklemiyor; öğreniyor, emekle güçleniyor, meslek sahibi oluyor.
Öte yandan, Filistin kamplarında "Çöp Toplama Hizmeti" başlattık.
İnsan onuruna yaraşır, hijyen ve sağlık temelli çalışmalarımızı hızlandırdık. Çünkü çöp yığınları arasında iftar açmak, ümmetin ayıbıdır; biz bu ayıbı temizlemeye talibiz. Pansuman işlere, PR maksatlı adımlara kapalıyız; hakiki çözümlere, geleceği taşıyan planlara “can suyu” olma gayretindeyiz.
“GAZZE’Yİ ASLA YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ”
Millî Gazete: Kurban Bayramı arifesinde, bu bereketli dönemde neler
yapmaktasınız? Bilhassa kan ağlayan Gazze için özel bir çalışmanız var mı?
Ahmet Akif Çoban: Bu yıl “Senin Kurbanın Kardeşinin Bayramı” temasıyla çıkıyoruz yola. Yolumuzu gözleyen milyonlarca Müslüman’ın kapısını çalmak, milletimizin teslim ettiği emaneti hak eden eller açılmadan evvel ulaştırmak gayesindeyiz. Biliyoruz ki bugün Gazze başta olmak üzere bütün dünya, zorlu bir süreçten geçmektedir. Başta Müslüman coğrafyalar olmak üzere, neredeyse her yerde savunmasız insanların işgallere, zulümlere, soykırımlara maruz bırakıldığını görüyoruz. Ama vicdanlar ölmüyor şükürler olsun, ellerin uzanma refleksi sönmüyor.
Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Filistin kamplarında gerçekleştireceğimiz kurban kesimlerimizle, Siyonist İsrail'in soykırımına ve etnik temizliğine uğrayan Filistinli kardeşlerimizin yanında olacağız. Onların acılarını hafifletip bayram sevinçlerini çoğaltmanın gayreti içerisindeyiz. Tüm dünya sussa dahi aziz milletimiz Gazze'de yaşanan soykırıma ve Filistin kamplarındaki derin trajediye sessiz kalmıyor. İnancına ve asaletine uygun olarak yüreğini, rızkını ve hisselerini Filistinli kardeşlerimizle paylaşıyor kadim milletimiz.

“DAYANIŞMAYI GÜÇLENDİRMEMİZ GEREKİYOR”
Millî Gazete: Kısa ve uzun vadede hedefleriniz nelerdir? Bu kervan nereye kadar yürüyecek?
Ahmet Akif Çoban: Hedefimiz, davamız, menzilimiz bellidir. İMG Türkiye’mizin bu çalışmaları; zalim soykırım bitinceye, tüm yaralar sarılıncaya, tüm muhtaçlıklar son buluncaya kadar devam edecektir… Yaşanan acılar karşısında her birimizin büyük bir sorumluluğu vardır. Adalet ve merhamet medeniyetinin mensupları sıfatıyla bizlere çok daha büyük vazifeler düşmektedir. Müslümanlar olarak, birlik ve beraberlik içerisinde daha çok emek ve gayret göstererek dayanışma ve yardımlaşma organizasyonlarını güçlendirmemiz gerekmektedir. Yaptığımız iyilikler; aziz vatanımızın birlik ve bütünlüğünü güçlendirsin temennisindeyiz. Başta Gazze olmak üzere tüm mazlum coğrafyaları özgürleştirsin inşallah. Dünyada elimizin uzandığı her yere barış, adalet, esenlik ve huzur getirsin.
“DALLARIMIZ TÜM MAZLUMLARA UZANIYOR”
Millî Gazete: Modern çağ insanı kaba bir materyalizme hapsetti. Emperyalizmin çizdiği sınırlar haritalarda kalmadı, zihinlerimize de kazındı sanki. Bu bağlamda yaptığınız yardım faaliyetleri, sıradan bir gıda naklinin ötesinde bir mana taşıyor mu?
Ahmet Akif Çoban: Şüphesiz... Zira biz meseleye sadece bir koli göndermek, bir para havale etmek sığlığında bakmıyoruz. Emperyalizmin o pergel ve cetvelle çizdiği suni sınırlar var ya... İşte biz, o sınırları kalbimizde hükümsüz kılıyoruz. Merhum Erbakan Hocamızın bize aşıladığı şuur tam da budur. İnsan, fıtratı gereği sahip olmakla kemale eremez; bilakis en çok sevdiğinden vazgeçebildiğinde olgunlaşır. Kurban ibadeti bize bunu öğretir; elindekini tutmaktan ziyade vermekten güç aldığını hissettiren muazzam bir duraktır.
Biz İstanbul’daki bir hayırseverin kalp atışını alıp, Refah Mülteci Kampı’ndaki bir yetimin nabzıyla senkronize ediyoruz adeta. Böylece aradaki o devasa mesafeyi, o yapay sınırları, yalnızca gönderdiğimiz maddi yardımlarla aşmıyor; asıl taşıdığımız o güçlü kardeşlik bilinciyle kapatıyoruz. Kökümüz bu kadim topraklarda sımsıkı dururken, dallarımız yeryüzünün tüm mazlumlarına uzanıyor.
“KARDEŞLERİMİZ MÜSTERİH OLUN; BİZ VARIZ”
Millî Gazete: Mekanikleşme tehlikesi var çağımızda. Bu mana ve anlam dünyasının eriyişinin panzehiri olarak Kurban’ı ve yardımlaşmayı nasıl okumalıyız?
Ahmet Akif Çoban: Kurban ibadetinin tam da bu yaraya merhem olan, insana ve topluma bakan yüzü vardır. Modernite, insanı bireyselleştirip yalnızlığın karanlık zindanına attı. Kurban ise serveti o kilitli kasalardan çıkarıp sokaklara, mahallelere, köylere salan ilahi bir sistemdir aslında.
Bir çocuk düşünün; yıllardır bayram sabahı sofraya et konmamış bir evde büyümüş, yıllar geçse de o boşluk hâlâ içinde kanamakta. Bizim vekaletimiz o masayı kuruyor, bizim kurbanımız o boşluğu dolduruyor. Dağıttığımız o et sadece karın doyurmaz, 'Sen yalnız kalmadın, seni düşünen, senin için dertlenen biri var' mesajını taşır o kırık kapıya. Bu şuur, sahip olduğunun gerçekte sana ait olmadığını, senin sadece aciz bir emanetçi olduğunu hatırlatır insana. Hz. İbrahim Aleyhisselam’ın bıçağı elinde tutarken yaşadığı o imtihanı düşünün... Rabbine olan sevgisiyle, evladına olan sevgisi arasında sıkıştırılmış bir yürek ve o yürek hiç tereddütsüz Rabbini seçti. Biz her yıl o hakiki çekirdeği taşıyoruz içimizde.
Endonezyalı, Nijeryalı yahut Boşnak bir kardeşimizle aynı anda, aynı tekbiri getirmenin oluşturduğu bu vahdet; ne bir konferansta ne bir zirvede ne de bir bildirgede sağlanabilir. Bunu sadece ibadet sağlar, bunu sadece Kurban sağlar. Biz sahadayken, bir gence iş öğretirken yahut o çöpü toplarken lisan-ı halimizle şunu haykırıyoruz: “Kardeşim, sen orada açken biz burada tok yatmaktan hayâ eden bir medeniyetin evlatlarıyız, müsterih ol, daima yanındayız.”
“ZALİM DÜZENE KARŞI KÜRESEL CEVAP VERMEMİZ GEREKİR”
Millî Gazete: Merhum Erbakan Hocamıza özel bir parantez açmak isteriz. Hocamızın davası bir siyasi aksiyondan ibaret kalmadı; ümmetin kanayan yaralarına yapısal çözümler üreten bir medeniyet tasavvuru sundu. Bugün İMG Türkiye’nin sahadaki pratiğinde, Erbakan Hocamızın bu evrensel vizyonunun, ‘Yeni Bir Dünya' mefkuresinin somut yansımalarını nasıl müşahede ediyorsunuz?
Ahmet Akif Çoban: Rahmetli Erbakan Hocamız, bizlere sınırları aşan, coğrafyaları bütünleştiren muazzam bir “Yeni Bir Dünya” ufkunu miras bıraktı. Hocamızın davasında mazluma acımak yoktur; mazlumun gasbedilen hakkını teslim etmek, onu şerefiyle ayağa kaldırmak esastır. Bizler, İMG Türkiye olarak işte bu şuurla, balık vermeyi bırakıp balık tutmayı öğrettiğimiz o hakiki safhayı inşa ediyoruz sahada. Bunun en somut, en bereketli nişanesi, bizim gözbebeğimiz konumundaki Prof. Dr. Necmettin Erbakan Meslek Edindirme Eğitim Merkezi projemizdir. Filistin kamplarındaki o yüreği yaralı kardeşlerimiz, orada boynu bükük bir vaziyette yardım beklemiyor.
Orada öğreniyor, o atölyelerde kendi emeğiyle güçleniyor, meslek sahibi oluyor o gençler. Bir koli erzak bir ayda tükenir, lakin bir meslek bir ömür sürer. Küresel sömürü düzeni her yeri vuruyor acımasızca. Bizler de bu zalim düzene, Hocamızın bize aşıladığı o küresel iyilik hareketiyle cevap vermek zorundayız.

“MİLLÎ GAZETE OKUYUCUSU FERASET SAHİBİDİR”
Millî Gazete: Son olarak Millî Gazete okurlarına ve tüm hayırseverlere vermek istediğiniz özel bir mesajınız var mıdır?
Ahmet Akif Çoban: Millî Gazete okuyucusu, feraset sahibidir. Hadiselere sadece çıplak gözle bakmayı reddeder; imanıyla, şuuruyla, yüksek ahlakıyla süzer dünyayı. Büyük bir imtihan salonudur şu fani dünya. Bugün Gazze’deki kardeşimiz bombalar altında canıyla, evladıyla imtihan olmaktadır. Bizler ise o bombaları izlerken takındığımız tavırla, elimizi cebimize atıp atmamakla, infak şuurumuzla sınanıyoruz adeta. Gelin, bu mübarek Kurban vaktinde malımıza da hırsımıza da bir nevi oruç tutturalım; nefsimizi dizginleyip infak bayrağını burçlara dikelim. Mazlumların, yetimlerin ve Gazze’nin gür sesi, sönmeyen umudu olalım hep birlikte.
Milletimizin bizlere emanet ettiği o kurban vekaletlerini, mazlumların dualarını omuzlarımızda taşıyoruz. Taşınması hayli ağırdır bu emanetin; lakin o emaneti taşımak, yeryüzünün en büyük şerefi ve nişanesidir.
Unutmayalım ki Filistinli, Afrikalı, Asyalı mahzun kardeşlerimiz dünyanın hiçbir yerinde kimsesiz kalmayacaktır; çünkü siz varsınız, biz varız, sarsılmaz bir Millî Görüş iradesi var. Niyetimiz hayırdır, akıbetimiz de hayır olur.