Her yıl Aralık ayının son gecesi, AGD-MGV tarafından tüm Türkiye'de ifa edilen, beğenilen ve özlenen Mekke'nin Fethi ve Kudüs Gecesi ilk ne zaman ve kimler tarafından başlatıldı? 1990'lı yıllarda bu önemli programı ilk başlatan, o dönem Sarıyer MGV İlçe Başkanı görevinde bulunan Burhan Satır Milli Gazete'ye konuştu. Bakın, Burhan Satır o ilk hazırlıkları nasıl anlattı...
Hemen her kesimden insanımızın takdirle karşıladığı bir önemli faaliyet; Anadolu Gençlik Derneği (AGD) ve Milli Gençlik Vakfı (MGV) tarafından organize edilen Mekke'nin Fethi ve Kudüs Gecesi.
Mekke'nin Fethi ve Kudüs Gecesi, her yıl Aralık ayının son gecesi ifa ediliyor.
O gece tüm ülkede il ve ilçelerde salonlar tıklım tıklım doluyor ve geceye katılanlar iyiye, güzele ve doğruya yönlendiriliyor.
Özellikle çocukların o gece heyecanları ve coşkuları unutulmaz oluyor.
Peki, hiç düşündünüz mü; Mekke'nin Fethi ve Kudüs Gecesi ilk nasıl organize edildi? Kim/kimler tarafından düzenlendi?
Mekke'nin Fethi ve Kudüs Gecesi'ni ilk organize eden, o dönem MGV Sarıyer İlçe Teşkilatı Başkanı Burhan Satır, Milli Gazete'ye o günleri anlattı.

Milli Gazete Pazar Sohbetleri'nin bu haftaki konuğu Burhan Satır.
Milli Gazete yazarı Adnan Öksüz sordu, Burhan Satır cevapladı;
SORU: Mekke'nin Fethi ve Kudüs Gecesi programı ilk nasıl başladı? Hangi duygu ve düşüncelerden yola çıkıldı? İlham kaynağı neydi, nelerdi?
BURHAN SATIR: 1990'lı yıllarda daha önceden Sarıyer/ İstinye'de açtığımız Milli Gençlik Vakfı'nın (MGV) ilçe başkanlığını Hasan Aydemir kardeşimiz yürütüyordu. Daha sonra görevini Sanayi Mahallesi Camii Şerifi İmamı Hüseyin Dündar kardeşimize tevdi etti. Bu eğitim çalışmaları (Kuran-ı Kerim, Arapça vb.) yapılırken Hüseyin Dündar hocamızdan sonra bu görevi bana tevdi ettiler. Biz bu görevi daha iyi nasıl yapabiliriz, insanlarımızın gönüllerinde daha iyi nasıl iz bırakabiliriz diye bir çalışma içine girdik. Allah gani gani rahmet eylesin, daha önce Ali Nar hocamızla yaptığımız eğitim çalışmalarında İslam'ı milletimize nasıl sevdirebiliriz, insanların beyinlerine, gönüllerine nasıl iz bırakabiliriz diye istişarelere başlamıştık. Fikrimizin, ahlakımızın, inancımızın duyurulması için, büyük olayların, büyük hadiselerin ve büyük şahsiyetlerin gündem yapılarak, bunların etrafında konuşmalar, paneller, konferanslar, çalışmalar yapılarak böylelikle bu hedeflere daha kolay ulaşılabileceğini ifade etmişti, Ali Nar hocamız. Ben Ali Nar hocamızın bütün bu anlattıklarını not etmiştim.
SORU: Peki, Mekke'nin Fethi gecesini ilk nasıl programladınız? İsim nasıl ortaya çıktı?
BURHAN SATIR: Biz bu görevi devraldıktan sonra Ali Nar hocamızın da işaret ettiği bu çalışmaları nasıl yapabiliriz diye düşündük. Miladi Yılbaşı gecesi dediğimiz, toplumumuzun, insanımızın, gençliğimizin, kız çocuklarımızın, erkek çocuklarımızın ahlakını bozan, dejenerasyona sebep olan kumar, içki gibi o gece sergilenen ve yayılmak istenen her türlü afedersiniz diz boyu melanet ve insanlık için kötülükler sergileniyor idi. Biz böyle bir geceyi hakka, adalete, güzel ahlaka, inanca dönüştürmek için, insanımızın kötü alışanlıklara yönelmemesini sağlamak için, 'Mekke'nin Fethi' adı altında böyle bir çalışma yapabiliriz diye çalışma arkadaşlarımızla birlikte kolları sıvadık. İstişarelerimizi yaptık. İstişareler neticesinde biz Yılbaşı gecesinde 'Mekke'nin Fethi' adı altında bir toplantı yapalım istedik.
SORU: Peki, ilk Mekke'nin Fethi programı İstanbul'da nerede, hangi mekanda ifa edildi? İlk programın mottosu ne oldu?
BURHAN SATIR: İstanbul'un 1990'lı yıllarda en büyük salonlarından biri olan, Beşiktaş'taki o dönemki adıyla 'Mıstık Sineması', şimdi Beşiktaş Kültür Merkezi (BKM) olarak faaliyet gösteren salonda gerçekleştirmek için planlama yaptık, Mekke'nin Fethi Gecesini. Planlamaları yaparken, bu geceye kimi davet edelim diye düşünürken, o zaman popüler bir ismi davet ettik. Toplantımızın o geceki ismini de 'Yeniden Diriliş', 'Yeniden Doğuş', yani insanımızın ahlakına, kişiliğine, dürüstlüğüne, doğruluğuna, tarihi değerlerine, öz benliğine, kendi milli ve yerli kimliğine, inancına, Peygamberimiz Efendimiz'in (SAV) kişiliğine ve mübarek ruhuna ve sünnetine uygun bir yaşayışı ortaya koyacak, yeniden bir kendine geliş ve kendine dönüşü sağlama amacı taşıyan bir slogan, motto olsun istedik.
SORU: Programa ilgi, alaka nasıldı? Hangi yılın gecesiydi tam olarak? O geceyi biraz anlatır mısınız? Programla ilgili görüşler, düşünceler nasıldı?
BURHAN SATIR: 1992 yılının Aralık ayının son günü gecesi böyle bir geceyi planladık ve hayata geçirdik. O gece gerçekten çok ihtişamlı oldu. Çünkü, böyle bir gecenin ilk olması ve hazırlanması sebebiyle İstanbul'un bütün ilçelerinden çok yoğun bir katılım gerçekleşti. İnsanımız Beşiktaş'taki Mıstık Sinema Salonu'nu tıklım tıklım doldururken birçok kişi ayakta kaldı, salona yoğunluktan ve izdihamdan giremeyip dışarıda kalanlar da oldu. O gece yarısına kadar, 1 Ocak tarihinin ilk saatlerine kadar katılımcılar o salonu terk etmeden heyecanla, coşkuyla ilk Mekke'nin Fethi programını icra ettik.
Geceyle alakalı çok da güzel intibalar dile getirildi. Türkiye'nin iç ve dış politikasına, ahlakı ve kültürel yapısına dair konuşmalar da gerçekleştirildi. Haliyle biz o geceyi güzel bir iz bırakarak, bir yeni yol açarak, inanımızı iyiye, güzele, doğruya yönlendirmek için iyiliği teşvik etmek ve kötülükten nehy etmek bağlamında geceyi idrak ettik. O geceyi insanımızın başka şeylerle meşgul olmadan kendine dönüş gecesi, yeniden doğuş gecesi olarak adlandırdık.
SORU: Mekke'nin Fethi programları daha sonraları büyük stadyumlarda on binlerce kişinin katılımı ile icra edildi. Bu süreci de anlatır mısınız?
BURHAN SATIR: Elbette. Daha sonra Erbakan Hocamız, "Bu toplantıları stadyumlarda yapalım!" talimatı verdi. Ve 'Mekke'nin Fethi' programları stadyumlarda ifa edilmeye başlandı. Mekke'nin Fethi programlarının stadyumlarda yapılmasına bir dönem devam edildi. Daha sonra da Türkiye çapında, tüm il ve ilçelerimizde bu programın yapılması temin edildi. Bu çığırı Cenabı Hakkın lütfü ve keremiyle MGV Sarıyer İlçe Teşkilatı olarak başlattık. İnşallah bu çığıra sebep olan o işi yapmış gibidir ve bir çığır hak adına, adalet adına, güzellik adına, insanlık adına açılmış ise bu çığırı başlatanlar ve devam ettirenler ne kadar sevap alıyorsa, onun izinden gidenler de o kadar sevaba nail olurlar diye bir Hadis-i Şerif'te dinlemiştim. İnşallah o sevaptan biz de nasipdar oluruz.
Demem o ki, Mekke'nin Fethi programını ilk olarak başlatmak Sarıyer'de Allah (cc) bize lütfetti. Bu çalışma Türkiye'nin hatta dünyanın bütün bölgelerinde Mekke'nin Fethi olarak ifa edildi. Bir süredir de Mekke'nin Fethi ve Kudüs gecesi olarak eda edilmeye başlandı. Rabbim inşallah Kudüs'ü Şerif'i de fethederek, İslam'ın güzelliklerini insanlığa aktararak, yaşayarak, yaşatarak en güzel şekilde eda etmemizi, emaneti en güzel şekilde sahibine teslim etmemizi nasip müyesser buyursun. Amin.
- Çok teşekkürler...

ERBAKAN HOCA MEKKE'NİN FETHİNİ ŞÖYLE ANLATTI
Milli Görüş lideri, Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Peygamberimiz Efendimiz'in (sav) Mekke fethedildikten sonra Mekke'ye girişini şu cümlelerle anlattı:
* "Önce bir defa en büyük ders Efendimiz'in (s.a.v) muhteşem bir tevazu göstermesi. Allah'ın sevgilisi, peygamberlerin sultanına yakışan bir davranış, niçin? Mekke'ye girerken, Mekke teslim olmuş devesinin üzerinde secdeye kapanmış olarak giriyor. Aman Allah'ım bu nasıl tevazu? Tarihi inceleyiniz, buna benzer fetihlerde bir sürü basit insanlar kahramanlar gibi görülmemiş merasimler düzenlemişlerdir. Ama Efendimiz hiçbirine itimat etmemiştir. Neden? Çünkü büyüklük kendisinde, suni büyüklük gösterilerine ihtiyacı yok. Devesinin üzerinde secdede Mekke'ye girmiştir. Hepimize ne güzel örnek ve derstir. Girdikten sonra ne yapmış? Yıllarca kendisine zulmeden insanların hepsini affetmiş ve bütün bu insanların hepsine insan hakları tanımış ve böylece insanlığa yol göstermiş, çağ ve çığır açarak en büyük devrimi yapmış. Nedir bu 5 tane temel insan hakları? 1) Bütün insanlığın yaşam hakkını teminat altına almış, 2) Namus ve mezhebin korunması hakkını teminat altına almış, 3) Mülkiyet hakkını teminat altına almış yani çalışmış kazanmış adamın malına dokunamazsınız, 4) Hakkın korunmasını teminat altına almış, 5) İnandığı gibi yaşanmayı ve ibadet hürriyetini teminat altına almıştır."

BURHAN SATIR KİMDİR?
Burhan Satır, 1958 Rize doğumlu.
* İlk, orta ve lise tahsilinden sonra Konya Selçuk Üniversitesi Eğitim Enstitüsü'ne kaydoldu.
* Vatani görevinden sonra ticarete atıldı.
* 1980 sonrasında Refah Partisi Sarıyer İlçe Teşkilatının kurucularından.
* Milli Gençlik Vakfı (MGV) Sarıyer İlçe Teşkilatı Başkanlığı görevini deruhte etti.
* Bugüne kadar Refah Partisi, Fazilet Partisi ve Saadet Partisi'nde farklı görevler üstlendi, üstlenmeye devam ediyor...
* Sarıyer Belediyesi Meclis üyeliği ve Saadet Partisi Sarıyer İlçe Başkanlığı görevini ifa etti.
* Saadet Partisinden milletvekilliğine aday gösterildi. Farklı görevlerde bulundu. Görevleri devam ediyor.