Dünyanın her tarafında Müslüman kanı akarken, Bush un "Haçlı seferleri başlamıştır" deyip yüz binlerce Müslüman ı öldürürken, Bediüzzeman ın dediği gibi düşman boğazına ayağını bastığı bir zamanda düşmanın ayağını yalayanın önce ruhu sonra cesedi ölürken Kur an-ı Kerim den:

Maide 82- Elbette mü minlere karşı düşmanlıkta insanların en şiddetlisi olarak Yahudileri ve bir de müşrikleri bulacaksın.

Maide 51- Ey iman edenler, Yahudi ve Hıristiyanları (idareci) dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudur  (idarecisidir.) ayetleri okuduğumuzda bazıları "Ama Bediüzzeman öyle demiyormuş" gibi itirazlar edenlere Bedüzzemanın Yahudiler hakkındaki kanaatini kendi eserinden vereyim dedim.

Sayfa numaraları Envar neşriyatın baskısına göredir.

Buyurun Bedüzzemanı dinleyin:

 Ey ehl-i iman! Sâbıkan, adavet ne kadar zararlı olduğunu anladın. Hem anla ki; adavet kadar hayat-ı İslâmiyeye en müdhiş bir maraz-ı muzır dahi hırstır. Hırs, sebeb-i haybettir ve illet ve zillettir ve mahrumiyet ve sefaleti getirir. Evet her milletten ziyade hırs ile dünyaya saldıran Yahudi Milletinin zillet ve sefaleti, bu hükme bir şahid-i katı dır. Hem daire-i insaniye içinde her milletten ziyade hırs ile dünyaya yapışan ve aşk ile hayat-ı dünyeviyeye bağlanan Yahudi Milleti pek çok zahmet ile kazandığı, kendine faidesi az, yalnız hazinedarlık ettiği gayr-ı meşru bir servet-i ribaî ile bütün milletlerden yedikleri sille-i zillet ü sefalet, katl ü ihanet gösteriyor ki: Hırs maden-i zillet ve hasarettir.(Mektubat 167)

"Hem dünyada, milletler içinde şiddet-i hırs ile meşhur olan Yahudi Milletinden daha ziyade rızk peşinde koşan olmuyor. Halbuki zillet ve sefalet içinde en ziyade sû -i maişete onlar maruz oluyorlar. Onların zenginleri dahi süflî yaşıyorlar. Zâten riba gibi gayr-ı meşru yollarla kazandıkları mal, rızk-ı helâl değil ki mes elemizi cerhetsin." (Mektubat 419)

Yahudi milleti hubb-u hayat ve dünyaperestlikte ifrat ettikleri için her asırda zillet ve meskenet tokadını yemeğe müstehak olmuşlar. Fakat bu Filistin mes elesinde, hubb-u hayat ve dünyaperestlik hissi değil, belki Enbiya-i Benî İsrailiyenin mezaristanı olan Filistin o eski peygamberlerin kendi milliyetlerinden bulunması cihetiyle bir cihette bir ehemmiyetli hiss-i millî ve dinî olmasından çabuk tokat yemiyorlar. Yoksa koca Arabistan da az bir zümre hiç dayanamayacaktı, çabuk meskenete girecekti. (Şualar 508)

Yahudilere müteveccih şu iki hükm-ü Kur an î, o milletin hayat-ı içtimaiye-i insaniyede dolap hilesiyle çevirdikleri şu iki müdhiş düstur-u umumîyi tazammun eder ki, hayat-ı içtimaiye-i beşeriyeyi sarsan ve sa y ü ameli, sermaye ile mübareze ettirip fukarayı zenginlerle çarpıştıran, muzaaf riba yapıp bankaları tesise sebebiyet veren ve hile ve hud a ile cem -i mal eden o millet olduğu gibi, mahrum kaldıkları ve daima zulmünü gördükleri hükûmetlerden ve galiblerden intikamlarını almak için her çeşit fesad komitelerine karışan ve her nevi ihtilale parmak karıştıran yine o millet olduğunu ifade ediyor.  (Sözler 403)

Yahudi gibi zeki ve dessas (Mektubat 52)

Hem dessas Yahudiler, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm a ve mukarrebîn-i Sahabeye birden darbe vurmak istedikleri halde, (Mektubat 138)

Nakl-i sahih ile- Yahudiler sû -i kasd niyetiyle, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ın oturduğu yere üstünden büyük bir taş atmak ânında, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm o dakikada hıfz-ı İlahî ile kalkmış; o sû -i kasd de akîm kalmış. (Mektubat 162)

Muhammed ismi, o kitablarda "Müşeffah" ve "El-Münhamenna" ve "Hımyata" gibi Süryanî isimler suretinde, "Muhammed" manasındaki İbranî isimleriyle gelmiş. Yoksa sarih Muhammed ismi az vardı. Sarih miktarını dahi, hasûd Yahudiler tahrif etmişler. (Mektubat 167)

Ondördüncü Mes ele: Rivayette var ki: "Deccal ın mühim kuvveti yahudidir. Yahudiler severek tâbi olurlar." (Şualar 588)