Siyasi iktidarın kendi içinde çelişen halleri

karakteristik bir özelliği oldu. Hemen her olumsuz durum karşısında bir günah

keçisi bulup sorumluluktan kaçma davranışına alıştık. Lobi ifadesini

duyarsanız, bilin ki yine suçu birilerine atıyorlardır.

Sokaktaki adam , bu günah keçilerine veya sanal

düşmanlara karşı bir mücadele var sanabilir. Kamuoyu önünde yerden yere vurulan

faiz lobisi, yani bankalar, siyasi iktidarın ekonomi politikasından en çok

nasiplenenler halbuki. Efsunlanmış halk, hala faiz lobisiyle çarpışılıyor

sanmayı sürdürsün

Hele ki mütedeyyin kitle, neredeyse faiz e savaş

açıldığını bile düşünebiliyor. Oysa, siyasi iktidarın ekonomi anlayışına göre

faiz bir dünya gerçeği ! Bugüne kadar da faizsiz bir ekonomik sistem

aramadılar bile. Tersine, siyasi iktidar, hababam borçlanarak dünya gerçeği

olarak kabullenilen faizi rantiyeye bolca dağıttı. Takip edilen ekonomi

politikası, geniş halk yığınlarının reel gelirlerini arttırmadığı gibi çalışan

kesimleri, esnaf ve sanatkarı, üretimle iştigal edenleri de memnun etmedi.

Sadece paradan para kazananlar, rantiye, yani faiz lobisi bu işten kazançlı

çıktı.

Kaldı ki, siyasi iktidar döneminde şahısların kredi ve

kredi kartı borç yüklerindeki müthiş artış ve tabii ki banka kârlarının

rekorlar kırması bile faiz lobisine karşı mı, yoksa lobiyle kol kola mı

olunduğunu da gösteriyor.

Misal, cep telefonlarına taksit sınırlaması getirildi ve

bu yasağın hediye çeki vs gibi yöntemlerle delinmesine anında sıkı bir önlem

alındı. Bu sınırlamayı sıkı tedbirlerle uygulayacağı görüntüsü veren siyasi

iktidar, bankaların cep telefonu alımları için vatandaşa kredi vermesini

görmezden geldi. Taksitle alsa hiç olmazsa faiz vermeyecek olan vatandaş, bugün

bankalara müşteri ediliyor ve faize bulaştırılıyor. Faiz lobisi diye vaveyla

eden siyasi iktidar, buna hiç ses etmiyor mesela.

Son olarak hükümetin konut edinecek vatandaşlara yapacağı

yardım da aynı fasıldan. Vatandaş, konut edinmek için bankada hesap açıp 5

sene para yatıracak ve devlet de biriken tutarın yüzde 15 i kadar yardım

edecek. Yani, bankalara yeni müşteriler bulunacak ve 5 sene boyunca bankalara

kaynak akacak!

Adeta faize savaş açmış mücahit pozu kesen siyasi

iktidar, yeni günah keçisi olarak kendi bürokratlarının idaresindeki Merkez

Bankası nı buldu. Birçok kanattan Merkez e yüklenen demeçler veriliyor, Merkez

hedefe oturtuluyor. Neredeyse hainlikle suçlanan Merkez Bankası, siyasi

iktidarın ekonomi politikası çerçevesinde hareket ediyor, durumu kurtarmaya

çalışıyor oysa. Merkez, kendi içinde tutarlı (haklı demiyoruz). Baskıdan

bunalan Merkez Bankası Başkanı nın aşka gelip söylediği sözler ve karışan

çarşı-pazar ayrı bir fasıl

Her sene bütçeden 50 milyar lira faiz ödemeyi hiç dert

etmeyen siyasi iktidar, aslında sadece halkın gözünü boyuyor. Sıcak paraya

muhtaç hale getirdikleri ekonominin dışarıdan kaynak bulabilmesi için yüksek

faiz vermek zorunda olduklarını herkesten iyi biliyorlar muhakkak. Faize karşı

pozları, halk nezdinde sorumluluğu günah keçisine , yani Merkez e  atıyor.

Görüntü faiz lobisine karşı savaş olsa da, aslında olan

rantiyenin ihyasıdır. Cumhuriyet tarihi boyunca hiçbir siyasi iktidar,

rantiyeyi hiç bu kadar memnun etmemişti zira. Günah keçileri bulup dikkat

dağıtmak Şark kurnazlığının alası...