Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Allah güzeldir, güzeli sever. İyi ve güzel olan şeylere hasene denir. Dünya imtihanımızın temel konusu İslam’dır. İslam, Allah’ın rızasıdır. Bu rızaya talip olan kimseye Müslüman denir. Müslüman’ın en önemli sıfatlarından birsi de ihsan sahibi, hasene ehli olmasıdır. Müslüman kişinin başına gelen mutluluk, afiyet, galibiyet, başarı, nimete erme, görevini yapma gibi şeyler hasene olduğu gibi helalden yemek, nikâhlı yaşamak, doğru olmak, adaletli iş yapmak, başkasına iyilik etmek, güzel ve tatlı söz söylemek, vefalı olmak ve benzeri güzellikler birer hasenedir. Varılacak güzel yer Allah’ın katındadır. Müslüman’ın temel dualarından birisi de; “Ey Rabbimiz bize dünyada hasene; iyilik ve güzellik, bol servet, sağlık, emniyet ver. Ahirette de hasene; güzel mükâfatlar ver. Bizi ateşten, cehennem azabından da koru” niyazıdır. Kötülükleri, hasenatla, iyiliklerle gidermek gerekir. Müslüman insan, iyinin ve güzelin ne olduğunu Kur’an ve sünnetten öğrenir ve sürekli olarak, güzel ve faydalı işlerin peşinde koşar. Allah’ın isim sıfatlarından biri El Muhsin’dir. Allah, Muhsin olduğu için, her yarattığını güzel yaratmıştır. O, insanı da en güzel biçimde yaratmıştır. Mümin kimse, sözü dinleyip onun en güzeline uyar. Muhsin insan, en ideal insandır. Muhsin; güzellik üretimi toplumsal bir idrak ve uğraş olmadan fazla gelişemez. Güzelle ilgisi kopuk, güzelliği hayatından silmiş kişiler ve toplumlar, Kur’an’ın hidayetini anlayamadıkları için hayır ve bereket yüzü görmezler. Muhsinlere düşmanlık sergileyenler, Kur’an’ın rahmetinden nasipsiz kalırlar ve onun lanetine de uğrarlar. Güzellikten uzak bir çağrı, adına ne denirse densin, hangi iddia ile ortaya sürülürse sürülsün, Allah’ın değer vereceği bir davet olmaz. Güzel düşünmenin, güzellik üretmenin karşılığı güzellikten başkası olmaz. Müminlerin birbirlerine karşı kaba ve duyarsız davranışları, güzel üretimleri baltalar. Ramazan Kur’an ayıdır, Kur’an ise ihsanı teşvik eder. Muhsin olan bir dava insanına kaba davranmak, onu düşman haline getirir. Ramazan ayını, bütün hatalı davranışların ıslahı bakımından fırsata dönüştürenler, vefalı olmanın çok önemli bir ihsan olduğunu idrak ederler.

TOPLAM KALİTE

Bir Müslüman’ın toplam kalitesi, muhsinliği ile ölçülür. Muhsinlik ve ihsan takvanın kıvamıdır.

Milli Görüş davasında, “Kimse kendisi için yaşamaz, kardeşi için yaşar” esası bir muhsinlik edebidir. Rabbimiz şöyle buyuruyor. Nisa 36: “Yalnızca Allah’a kulluk edin ve O'ndan başka hiçbir şeye ilahlık yakıştırmayın. Ana-babaya, yakın akrabanıza, yetimlere, muhtaçlara, kendi çevrenizden olan komşulara, uzak komşulara, yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa ve elinizin altındaki hizmetçi ve işçilere iyilik yapın, iyi davranın. Doğrusu Allah, kendini beğenen ve böbürleneni sevmez.” Bu açık bir emirdir. Burada sayılanlara ihsanda bulunmayanın, hiçbir haline itimat edilmez. Allah, adaleti, ihsanı, yakınında olanlara yardım etmeyi emreder. Çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. Bir kimse ihsan ederse, kendisine ihsan eder. Yine bir kimse kötülük ve kabalık ederse, yine kendisine kötülük ve kabalık etmiş olur. Ey Allah’ın nimet ve iktidar verdiği insan, sen bu nimet ve iktidarını kardeşine ve toplumuna ihsanda bulunmak için kullanmıyorsan, verilen nimet ve iktidara nankörlük etmiş olursun. Bu da senin kalitene zarar verir. En iyi sözlü kimse; insanları Allah yoluna çağıran, sulha ve ıslaha dayalı faydalı işler yapan ve ben Müslümanlardanım diyendir. Bütün bu hakikatler ortadayken, bir Müslüman, Müslüman kardeşine niçin ilgisiz kalır, emeğine, bilgi ve tecrübesine, gayretine saygı gösterip itimat ve itibar etmez? İhsan; Allah’a O’nu görüyormuş gibi ibadet etmektir. Her ne kadar biz O’nu görmüyorsak da O bizi muhakkak görür.

GÜZEL AHLÂK

Peygamberimiz; “Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim” buyuruyor. İnsana ihsan edilen en değerli nimet, güzel ahlâktır. Bir Müslüman Allah için iş yapar, asla başkalarına rekabet olsun diye iş yapmaz. Müminlerin iman bakımından en kâmil olanları, ahlâkı en güzel olanlarıdır. Güzel ahlâk esasları, insanı insan yapan değerlerdir. Güzel ahlâk, varlıktan sorumlu olmak, insana ve hayata saygılı olmaktır. İnsan; şahsiyetini geliştirmek ve olgunlaştırmak için ihsana ve güzel ahlâka yönelmeli, kötülüklerden uzak durmalıdır.

Güzel ahlâk, bir anlamda başkalarını gözetmek, onların dertleriyle dertlenmektir. Güzel ahlâkın en önemli esaslarından olan ihsan; güzel olan şeyi en güzel şekilde yapmaktır.

İhsan ahlâkının iki yönü vardır: 1. Başkasına iyilik etmek, nimet kazandırmak, kardeşine yardımcı olmak ve bütün bunları güzellikle yapmak, 2. Amelde ihsan; yani bir şeyi güzel bir bilgi ile güzel bir şekilde yapmaktır. İhsan ahlâkı, adaletten daha kapsamlı bir güzel huydur. Çünkü adalet anlayışında, karşıdakinin hakkını vermek varken, ihsanda ise daha fazlasını vermek, daha güzeli ile karşılık verme anlayışı vardır. İhsan sahibi olanlara Allah, muhsin demekte ve onları övmektedir.

ÖLÇÜLÜ OLMAK

İş ve davranışlarında ölçüyü aşmamak, ölçüyü elden kaçırmamak, bir ahlâk meselesidir. İfrata, yani aşırılığa ve saldırganlığa kaçmadan davranışlarda ölçülü olmak, büyük bir fazilettir. Zamanında yapılmayan işler, ileride azaba dönüşür. Vaktinde uyulmayan, uygulamaya konmayan bir güzellik, toplumdan göç eder. İşlerin en hayırlısı ölçülü olanıdır.

SALİH AMEL

Salih amel; elverişli, faydalı, sağlam, fesat unsuru taşımayan iş, eylem ve aksiyon demektir.

Kur’an; müminlerin yaptığı doğru, faydalı ve düzgün işlere salih amel adını vermektedir. İman ile salih amel birlikte anılır. Salih amel olmadan imanın olgunlaşması ve olduğu gibi korunması mümkün olmaz. İman, salih amel işlemeyi gerektirir. Selam hidayete tabi olanlara…